- Kategori
- Siyaset
Kendinize gelin..
Yeni dönemden ümit var olacaksak önce DT Parti milletvekili olarak meclise girenlerin görevlerini tarif etmeleri gerekir.
Bağımsız maymuncuğu ile baraj kapısını açarak meclise giren DT Parti’lilerin lideri Ahmet Türk gülümseyen yüzü ve dostça titreşimler yansıtan ses tonu ile konuşurken televizyon ekranlarında sempatik görünüyor.
Ama dediklerini dikkatle dinlediğiniz zaman kafanız karışıyor.
Mesela meclisteki yemin günü herkesin kendilerinden PKK’lıları terörist diye niteleyip kınamalarını istediğini söylüyor ve bundan şikâyet ediyordu:
“Ancak kendi yurttaşını kucaklayacak politika ortaya çıktığı zaman biz etkin oluruz, rol oynarız. Kınadıktan sonra benim ne etkim olur?”
Ne demek bu?
Yurttaşını kucaklamak için terörü ve teröristi kınamaktan sakınmak mı gerekiyor?
Ahmet Türk böyle konuşarak Güneydoğu’daki halkı kucaklamak için PKK terörüne dil uzatmamak gerektiğini mi anlatmaya çalışıyor?
Eğer kafa buysa meclisteki varlıkları çözümün değil gerilimin sebebi olacaktır.
Van’ın bir köyüne giderek köylülerden erzak isteyen 3 bölücü terörist, kendilerine direnen bir vatandaşı vahşice öldürüp kaçtılar.
Diyarbakır’da da PKK’nın uzaktan kumandalı mayını iki astsubay ile bir eri şehit etti.
Ahmet Türk ve arkadaşları, bu kalleşliği ve canavarlığı kınamaktan sakınarak ne tür bir etkinlik kazanacaklarını umuyor acaba?
İnsan hayatına saldırmanın hiçbir bahanesi olamaz.
Kürt kimliğini terörizm ve cinayetle özdeş hale getiren melunlar yalnız yaşadıkları ülkeye değil kendi köklerine de ihanet ediyorlar.
Aklı başında herkes onları lanetliyor.
Ahmet Türk ve arkadaşları kendilerini seçen insanlara yararlı olmak istiyorlarsa halka zulmeden ve geri kalmasına sebep olan canileri kınamaktan korkmamalıdırlar.
Terörü kınamaktan sakınan parlamenter olmaz. Olmamalıdır.
Olursa sorarlar ona: Mecliste işiniz ne?