- Kategori
- Sosyoloji
Sesler..
Yaşanan bu inişli - çıkışlı – sevinçli – hüzünlü hayat içinde öyle sesler vardır ki, zaman zaman tekrar sizin kulağınız da, beyniniz de çınlar durur..
Adeta o anları tekrar yaşarsınız… Hele eğer yaşınız bir hayli ilerlediyse, bu sesler daha da değerlenir ve özlenir…
Şöyle bir düşünün ; anne- baba olmuşsunuz , çocuğunuzun ilk sesi veya anne – baba deyişi..
Eşiniz olacak insanla ilk tanışmanızda ki sesi veya nikah masasında size mutluluk içinde bakarken” evet” deyişinde ki sesi… Okulda başarı kazanmışsanız okul müdürünün . sınıf öğretmeninizin sizin takdirname aldığınızı sınıf veya okuldaki öğrenciler önünde isminizi söyleyen sesi..
Büyük Atatürk’ün genç Cumhuriyetin kuruluşunun 0nuncu yılında söylediği , o dinlerken bile insanı heyecanlandıran tüylerini diken diken eden değerli sözleri ve sesi…
Benim yaşım yetmişleri geçtiği için duyduğum Albay Alpaslan Türkeş’in 27 Mayıs sabah saat 5.00 de ki radyolarda ki boğuk tesirli sesi..
“Aziz Türk Milleti.. Bugün saat 5.00 den itibaren Kara –Deniz –Hava ve Jandarma kuvvetleri ülkenin idaresine el koymuştur.. Meclis kapatılmış, Cumhur başkanı_Başbakan ve Bakanlar koruma altına alınmıştır. Türkiye Nato ‘ya yasalara bağlıdır.”
Yine 12 Eylül’de Sayın Orgeneral Kenan Evren’in Televizyon ekranında ki askeri darbeyi bildiren sesi…
Bazı sanatçıların özel şarkılarında duyduğum sesleri..
İnsan yaşlandıkça bazı şeylerin değerlerini anlıyor..
Maddi hayat kargaşası , para gibi değerlerler yerine.
Manevi haz alacağı şeyleri istiyor ve düşlüyor..
Bunlar aklı başında olan herkes için olağan olmalı…
Bende bu sesler içinde bazılarını yeniden duymak, bir düş de olsa istiyorum..
Bunlar benim için çok kıymetli , adeta bir hazine…
Radyomu veya televizyonumu , teyb’imi açtığımda bu sesleri duysam ne iyi olur diye düşlüyorum…
Sabah serinliğinde balkonumda bu yazımı yazarken , eşimin veya çocuklarımın –torunlarımın o tekrar duymak istediğim seslerini ve o anda ki günleri…
Bir on – on beş sene daha yaşasam bunları duyacağımı biliyorum.. Bekliyorum