​ Kent hafızası ne demektir? / Ankara / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '16

 
Kategori
Ankara
 

Kent hafızası ne demektir?

Kent hafızası ne demektir?
 

Kent Hafızasını Yitirirse Neler Olur?


Ben Ankara'da doğdum, burada büyüdüm ve nefes sayısı sona erene kadar da Ankara'da olmayı istiyorum. Sevdiklerim, anılarım, çocukluğum. Ankaram...

Kent hafızasını koruyan bir Avrupa kıtası var. Birliğine girmek için kuşaklar geldi geçti bu ülkeden ama olmayacak bir hayal Türkiye için... 

Neden?

Britanya'nın Oxford kentinde beş yıl yaşamış bir kişi olarak, Oxford'un 10. yüzyıldan beri aynı mimari özellikleri, gelenekleri, kültür korunma altına alınmış.  21. yüzyıldayız, Oxford şehir planlamacılığı kurallarına göre, genel olarak gotik mimari özelliklerine göre tasarımlanmış bir kent. Üniversite kenti, 41 adet üniversite yapıları, hepsi görkemli ve etkileyici.

Ankara Türkiyemizin başkenti, Mustafa Kemal Atatürk Ankara'yı başkent yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti toprakları için Ankara'nın başkent olmasını uygun görmüştür.

Nüfus hızla artarak neredeyse 6 milyon kişinin yaşadığı çok büyük bir kent haline dönüşen kent ne yazık ki hafızasını yitirmiştir.

Çocukluğumda anneannemin götürdüğü kuklacı, Gölbaşı, Büyük sinemalar, Güven Parkı'ndaki çocuk bahçesi, limonlu dondurma yenilen dondurmacı....

Kızılay Meydanı'ndaki Gima; tiyatro oyunlarının sergilendiği Yeni Sahne yakınındaki Piknik lokantası Kumrular sokağındaki lojmanlar...

Daha bir çok sokak, yeni isimleriyle yeni çehreleriyle hafızalarını kaybetmiş sergilenmişler !

Tandoğan meydanı, Anadolu olmuş ! Yılların Tandoğan meydanı artık başkalaşmış...

Değişim dönüşüm olumlu ve insanların yararına olmalı; anıların yok edildiği, bazı yöneticilerin egolarına, keyiflerine göre hareket edecekleri bir alan olmamalı kentler !

Tekrar Britanya' yı örneklesek; Londra'da bilinen o meşhur Hyde Park'ın dışında o kadar geniş alanları kapsayan, içinde doğal yaşam alanları olan, sincapların, ördek ve kuğuların hiç korkmadan gezdikleri, doğa ile başbaşa kalma ayrıcalığı veren yaşam alanları, parklar...

Ağaçları keserek,  gökdelenler dikerek, yeşil alanları AVM lerle doldurarak, aşırı gergin ve sinirli insan toplulukları oluşturulur. Doğamızdan uzaklaştıkca bireyselleşip, merhametsizleşip, sabırsız, sinirli, sevgi yoksunu insanlara dönüşmekteyiz. 

Taş yığınlarına değil, parklara, ağaçlara, korulara ihtiyacımız var.

Kent Hafızasını geri kazanmalı !

Anılarım, çocukluğum, öğrencilik yıllarım güzel Ankara, seni anmak ister her bahtı kara !!!

 
Toplam blog
: 258
: 2037
Kayıt tarihi
: 09.11.06
 
 

Ben İngilizce öğretmenliği yapan yurdum insanıyım. Yalnız öğrencilerim yetişkin arkadaşlar. Devlet m..