- Kategori
- Deneme
Kerim Korkut’la yeni ufuklara doğru/Kültür hayatın çöplüğü

Bakın kitap okuyor ama 50 bin kişinin katili, demek ki kitaplarda hep doğru şeyler yazmıyormuş!
Yaşamın yazılması bana mantıklı gelmiyor; yazıp yaşamak da yaşayıp yazmak da. “Şunu yapacağım” Aklında var zaten niye bir de kâğıda döküyorsun, yaşa bitsin yenisi gelsin.
Kültür hayatın bir kısmını gereksiz kılmak, “E biz yaşadıklarımızı okuyup izlemeyi de seviyoruz; nasıl yaşamışız” Yaşanmış hayat çöpe atılmış demektir, çöpe attığın bir şeyi gidip oradan tekrar alıyor musun?
Bunu sizlere anlatmak oldukça zor, sadece yaşasanız mesela, yüreğinizde biriktirseniz yaşadıklarınızı. “Kültürle hayatı, dünyayı tanıyoruz” Sorun da burada zaten, niye tanıyorsunuz bilmeden habersizce yaşayın, her yaptığınız yeni bir hayat, her gittiğiniz yer yeni bir dünya olsun.
“Başka insanlar, başka yerler de ilginç, onları tanıyor hayatlarını öğreniyoruz” O başka dediğiniz insanlarla o başka yerlere gidin mesela. Hoş romanlar, hikâyeler, sinema, müzik, resim bana göre kültür değil; gerçeği anlatmasın ya da gerçek gibi anlatmasın, şu şunu yapmış burada bu olmuş kimin umurunda, yiyip hazmedemediğimiz şeyler bunlar.
“Dünyadan haber almamız lazım ama” Sizin kendinizle ilgiliyse tamam da okuduklarının ne kadarı seninle ilgili? Basın, medya kültürle para basıyor onun bunun hayatını sana izlettiriyor; sonra çıkıp diyorsun ki “Televizyon açıksa bakarım” Öyle diyeceğine dayatılan kültür çöplüğüne itiraz etsene.
Ben iyiyi doğruyu yazmadan da öğrenirim, ciltler dolusu kitapları basmadan da öğrenirim; kültürle yanlışı da öğrenirim. Okumaya bundan karşıyım, kütüphaneleri bu nedenle sevmiyorum, sorunsuz bir hayatın arşivi olmaz. Güzel bir film, bir dizi, eğlence programı, zevk alacağım hikâye roman resim müzik, bilimsel çalışmaların broşürü… Bunlar için kütüphaneye gitmem gerekmiyor, arşive bakmam gerekmiyor; bana ne dünyayı kurtaran adamın kitabından, kurtarsın gelsin.
Edebiyatın edebiyatı o kadar gereksiz bir şey ki, maçın yorumu gibi; şair yazmış acaba ne demiş?