- Kategori
- Siyaset
Kılıçdaroğlu, temiz dürüst bir insan oğlu..
Kılıçdaroğlu SSK Genel Müdürü iken SSK’yı batırdı. SSK zarar etti.
İddia bu..
İddia eden RTE..
Bu iddia inandırıcılığını baştan kaybediyor bir kere. İddia eden yüzünden..
Geçen gece Flaş TV’de Kılıçdaroğlu’nun katıldığı proğramı seyrettim.
Proğramın soru soranının sorduğu sorular ve Kılıçdaroğlu’nun verdiği cevaplar riyadan uzak gerçekçiydi.. İnandırıcılık oranı çok yüksekti.
Gelelim soru ve cevaplara ;
Soru:
SSK genel müdürlüğünüz döneminde SSK’yı zarar ettirdiğiniz ve batırdığınız söyleniyor . Ne dersiniz?..
Cevap:
1976’da ben hesap uzmanlığı yaparken SSK’nın durumunu incelemek üzere gelen yabancı uzmanların raporu şunu diyordu. “En kısa zamanda SSK’nın rehabilitesi için kanunlar çıkarın. Yoksa bu kurumun geleceği çok karanlık. Batağa gidiyor.”
SSK bir şirket değil ki karına zararına bakalım.
SSK’nın açığı olmuştur. Bu açığı engellemek, gerekli kanunları çıkarmak görevi hükümetlerindir.
Burada şunu söylemem gerekiyor ;
AKP, SSK’nın bataktan kurtulabilmesi için kanunlar çıkarmaya çalışmıyor mu ?. Bu işin çaresinin mecliste olduğunu söylemiyor mu?.. Niye şimdiki SSK genel müdüründen bu batağı kurutmasını istemiyor?.. Demek ki sorun siyasi irade de SSK Genel Müdüründe değil. Niye AKP bu batağın sorumlusu olarak SSK Genel Müdürünü değil de TBMM’yi sorumlu görüyor?.. Bu bataktan çıkmak için TBMM’yi görevli görüyor..
Durum bu iken sırf Kılıçdaroğlu korkusu yüzünden ve büyük bir ikiyüzlülükle Kılıçdaroğlu’nun Genel Müdür olduğu döneme bu batağın bütün yükünü yıkmaya çalışıyor.
Tamamen yalancılık, takiyye ve riyakarlık üzerine, gıda kömür yardımları, din iman masalları temelinde inşa ettiği sırça köşkün yıkılmasından mı korkuyor AKP?..
Sevgili Kılıçdaroğlu proğramın sonunda en can alıcı cümleyi kullanıyor.
“Sayın Başbakan bu gün şunu söylemiş. CHP döneminde ekmek karneyle veriliyordu.
Başbakan 1945 lerden ikinci dünya savaşı yıllarından bahsediyor hala orada kalmış. 21. yüzyıldayız. İnsanlar halk ekmek bayilerinde kuyruktalar onları görmüyor mu?.”
Ve devam ediyor Kılıçdaroğlu;
“Söz veriyorum. İnsanlar kuyruğa girmeden evinin en yakınındaki bakkaldan o ucuz ekmeği aynı fiata alacak.”
Bir soru daha geliyor:
“Rantı nasıl engelleyeceksiniz?..
Cevap:
“Türkiye’de Türkiye bütçesi hariç en büyük bütçeyi yönettim. Yasa dışı hiçbir talebe sıcak bakmam. Bana yasa dışı talepleri için oy verecekler lütfen istirham ediyorum oy vermesin.”
Keşke İstanbul’da yaşasaydım ve Kılıçdaroğlu’na oy verseydim. Neyse ki elliye yakın yakınım orada ve tabiî ki Kılıçdaroğlu’na oy verecekler.
Ben de Ankara’da bir başka dürüst, bir başka güzel insan Sayın Karayalçın’a oy vereceğim. 70-80 tane yakınımla birlikte. (yönlendirdiklerim hariç) Bu da benim tesellim.
Sevgili Kılıçdaroğlu,
Sevgili Karayalçın.
Ankara, İstanbul ve tüm Türkiye’nin sizlere ihtiyacı var.
Yolunuz açık olsun..
Saygılarımla..
10.02.2009