- Kategori
- Güncel
Kiliseden camiye

Ülkelerden bir ülke Hollanda.
Denizle içiçe çukur bir ülke.
Önemli şehirlerinden, Amsterdam’dayız.
Parfüm , nem ve deniz kokan bir kent.
Asyalı kadınların pazarlandığı sokaklar.
Her an yolunuz bu sokaklara düşebilir.
Vitrinden bir Asyalı dilber, size gel işareti yapabilir.
Her şeyin alınıp, satıldığı bir kent, Amsterdam.
Parklarında bahçelerinde uyuşturucu kullanan siyahiler.
Bunlara yiyecek taşıyan, yardım ve belediye kuruluşları.
Belki de dünyanın en çok bisikletine sahip kenti.
Evler arasından geçen yelkenliler, deniz otobüsleri, gezi tekneleri.
Madam Tusso Müzesi, seks müzesi gezilmeye değer yerler.
Bir kilise, cemaatı tarafından satılığa çıkarılmış.
Müşterisi Türkler, alıp cami yapacaklar.
Çok sevindik, gururla cami yapılacak kiliseye yönlendik.
Öğretmen grubunu , sevinçle karşıladı dernek üyeleri.
Görkemli kiliseyi sevinçle gezdik.
Burasının büyük bir cami olması için uğraşıyordu dernek yetkilileri.
Burayı ziyarete gelen turistlere Kur’an hediye ediliyordu.
Çok sevindik çok gururlandık.
Avrupa , Avrupa duy sesimizi dedik.
Yıl doksanlı yılların ortasıydı.
Zaman tünelinden günümüze geldik.
Trabzon’da papazın öldürülmesi, Hrant Dink olayı, şimdi de Malatya’daki vahşet!
Evet düşünmeliyiz, hem de çok düşünmeliyiz.
Düşünelim ki, Hollandalılar Ülkemize çalışmaya geldiler.
Orta Anadolu’nun bir kentinde çoğaldılar.
Olmaz ya - olduğunu var sayalım.- Kullanılmayan bir camiyi alıp, kilise yaptılar.
İkinci gün o kilisenin yerinde yeller eser.
Bunu tahmin etmek zor değil.
Evet tahammülsüzlük, hoşgörüsüzlük bizde.
Önce kendimizde aramalıyız bazı şeyleri.
Git gide artan hoşgörüsüzlük ülkemizi felaketlere sürükleyebilir.
Bundan kurtulmanın yolu çağdaş ve laik eğitimdir.
Bu da çağdaş ve laik beyinlerle yapılır.


