Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '08

 
Kategori
Deneme
 

Kim haklı, kim haksız?

Kim haklı, kim haksız?
 

Asker veya insan, insan veya asker


Her toplumun mitleri vardır. Meziyetlerini, kahramanlıklarını, farklılıklarını anlatır. Kendi kitlesini herkesten üstün tutar, özel bir yere koyar.

Savaşmıştır, dövüşmüştür ama zulmetmemiştir; haksızlık yapmamıştır. Dürüsttür, merttir, centilmendir. Başkaları gibi kadınlara, çocuklara ve yaşlılara ilişmemiştir. Ya ötekiler?

Onlar, hep yakıp yıkmış, kan dökmüştür. Savaşlarda kadın, çocuk, yaşlı demeden önlerine geleni öldürmüştür. Kundaktakilere bile merhamet etmemiştir.

Bu mitler sayılamayacak kadar çoktur ve hepsi, ilgili ırkın kahramanlığını ve alicenaplığını, komşularının da korkaklığını ve zalimliğini anlatır. Örnek mi istiyorsunuz?

Yunanistan böyledir.
Ermenistan böyledir.
Türkiye Böyledir.

İlk ikisine göre en iyi kendileri, en kötü üçüncüdür. Üçüncüye göre ise en iyi kendisi, en kötü diğerleridir. Peki bu yargılar doğru mudur? Elbete ki hayır. Öyleyse sebebi nedir?

Bu değişmez ve değiştirilemez yargıların sebebi, ülkelerin güttüğü siyaset tarzıdır. Mevcut siyasete göre yapılandırılmış eğitim sistemidir ve onu besleyen mitlerdir.

Zalimler ve caniler konuşmazlar veya konuşturulmazlar. Susarlar veya susturulurlar. Çünkü anlatacakları şeyler iticidir, nahoş ve sevimsizdir. Konuşurlarsa, toplumlarına onur değil, onursuzluk kazandırırlar.

Mazlumlar ve kahramanlar ise durmaksızın konuşurlar. Çünkü birinci yaralanmış, ikinci yara sarmıştır. Bunlar yaşadıklarını anlatarak toplumsal mitlerin temelini atarlar.

Oluşan hikayeler, doğru-yanlış demeden nesilden nesile aktarılır. Kimse, artık gerçekçi olmak gerektiğini, "iyiliğin" sadece bize, "kötülüğün" diğer milletlere has olmadığını söyleme cesaretini gösteremez. Bunu yapmaya kalkanın "vatan haini" ilan edilmesi işten bile değildir. Çünkü düşman iyi olamaz. Yunan'lı ve Ermeni'ye göre Türk'ten, Türk'e göre, Yunan'lı ve Ermeni'den adam çıkmaz, çıkmamalıdır.

Zira herkesin atası, kendi yaptığı çirkinlikleri değil, kendine yapılan çirkinlikleri anlatır. Kendi icra ettiği zulmü gizler de, kendine yöneleni açığa vurur. Bizlerse bunları dinleyerek, kendimizin ne kadar iyi, başkalarının ne kadar kötü olduğunu öğreniriz.

"Acaba öyle midir?" sorusuna cevap vermeden önce şunu hatırlatmalıyım. İstiklal savaşında işgale uğrayan Yunanistan değildi, bizdik. Osmanlı, Ermeni vatandaşlarını yapacak başka işi kalmadığı için göçe zorlamadı. Yani tehcir sebepsiz değildi. Tarihin acı yanlarını okurken işte bu nedenleri de görmelidir.

Kısacası herkes, hasmını karalamadan önce elini taşın altına koymalı; bir yandan, "of elim!" diye bağırırken diğer yandan, kendi ezdiği elleri hatırlamalıdır. Bunu yapamayanlar ne tarihlerini, ne ruhlarını, ne de vicdanlarını temizleyemezler.

Savaş sanıldığı gibi babacan kahramanlar üreten bir eylem değildir. O ancak hikayelerde ve filmlerde olur. Çatışmaya giren askerlerin büyük çoğunluğunun psikolojisi bozuktur. Savaşanlardan, sağlıklı davranışlar beklemek fazla iyimserliktir...

Altınoluk'ta görev yaptığım yıllarda iskele meydanında siyah sakallı, siyah elbiseli bir gençle karşılaşırdım. Bir gün tanıştık ve birkaç kez muhabbet ettik. Afganistan'a cihada gideceğini söylüyordu. Bir süre sonra ortalıktan kayboldu.

Aradan zaman geçti, kısa bir dönem görev yaptığım İstanbul/Bakırköy'deki, Akıl Hastanesi Camii'nde bir cuma günü hutbedeyken, yıllar önce konuştuğum bu genci gördüm. Perişandı. Namaz bitiminde yanına gittim, konuştuk. "Niçin burada olduğunu" sordum. Dediği gibi Afganistan'a gitmişti. "Dağlarda savaşırken arkadaşlarının, bombalarla parçalanan bedenlerini gördüğünü anlatmış, bu yüzden uyuyamadığını" söylemişti. Hastaneye tedavi için getirilmişti.

Tekrar bir not daha düşmek zorundayım. Kıbrıs harekatı devletimizin, " hadi biraz şu Rum'larla eğlenelim" düşüncesiyle yapılmamıştır. Bunun, karşı tarafın (Rum yöneticiler) tahrikiyle olduğunu dünya alem biliyor.

Kıbrıs harekatına fiilen katılan bir tanıdığım arama yapmak için bir rum evine girmiş. Kenarda asılı perdenin oynadığını görünce ateş etmiş. Oraya saklanmış olan biri, bacağından vurulmuş olarak yere düşmüş.

Olayın devamını aynen şöyle anlatmıştı: "Adama acıdım. Yerden kaldırıp, odadaki karyolaya yatırdım. Kendim de yorgundum, bir başka odaya gidip uzandım. Fakat adam "aah, aah!" diye bağrıyordu ve ben, bu yüzden uyuyamıyordum. Bir kaç kez, "bağırma" diye uyardım, susmadı. Kalktım, adamı öldürdüm, gidip tekrar yattım."

Altınoluk'un eski ismi Papazlık'tır. O yıllar burada, Türklerle Rumlar dostça, kardeşçe birlikte yaşarmış. Birbirlerinin komşuları, arkadaşlarıymış. Fakat savaş her şeyi değiştirmiş; iki kesim birbirine düşman olmuş. Yunan ordusu bozguna uğrayınca Rum kökenliler kaçmaya, Türk kökenliler de kovalamaya koyulmuş.

Bir kısmı, savunmasız, silahsız, mağlup insanlar haline gelirken; diğer kısmı da kollektif ruhun öfkelendirdiği, elindeki her şeyi silaha dönüştüren acımasız, galip insanlar oluvermiş. Galiba unutulmaz acılar, işte böyle zamanlarda yaşanmış.

Çoktan rahmetli olan bir tanıdığım, belki de içini kemiren bazı hatıralarını anlatırken: "Çocuk koşarak kapıdan çıktı. Baltayı boynuna uzatıverdim, başı yere düştü. Bedeni ise hala koşuyordu, " demişti.

Anlattıklarından bir başkası da şöyleydi: "Limanda kızı yakaladılar ve bıçağı boynuna dayadılar. Kız kelime-i şahadet getiriyordu ve 'ben, müslümanım' demek istiyordu. Fakat dinlemediler."

Türk, Yunan, Ermeni, Arap, Acem... Alman ya da Fransız vs...

Hepimiz insan değil miyiz? "İyi veya kötü" olarak nitelenen vasıflar ortak özelliğimiz değil mi? Öyleyse kendimizi başkalarından üstün görmek niye? Güçlendiğimizde niçin horozlanıyoruz da, zayıflayınca mazlumları oynuyoruz? Neden "insan" gibi davranamıyoruz? Asla değiştiremiyeceğimiz geçmişimiz yüzünden, niçin geleceğimizi karartıyoruz?

Doğrusu hiç birimiz günahsız değiliz. Büyüklerimizden bazılarının elleri kirli veya kanlı. Eğer biz de ellerimizi kirletmek istemiyorsak, gelin bu düşmanlık üreten mit anlayışımızı terkedelim. Düşmanlığı bırakalım ve hepimizi kucaklayacak ortak bir gelecek için çalışalım.

Resim: www.resimmotoru.com/.../30/savas_caresizlik.jpg

 
Toplam blog
: 462
: 707
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..