- Kategori
- Siyaset
Kimin Cumhurbaşkanı'ymış?

Bekir Coşkun " ...benim Cumhurbaşkanım değil..." dediği zaman hep birlikte ayağa kalktılar.
İslamcı basın, ikinci cumhuriyetçiler, liboşlar, yalakalar hep bir ağızla Bekir Coşkun'u yerden yere vurmaya çalıştılar.
Ama son ve en etkili noktayı yine her zaman olduğu gibi en bilen, en yapan, en iyi, en devlet adamı sayın Başbakanımız koydu : "Beğenmiyorsan gidersin" buyurdu.
Türkiye'de Atatürk İlkelerine yürekten bağlı, Laik ve demokratik Cumhuriyet'i savunan herkes Cumhurbaşkanlığı "makamına" derin bir saygı duyar... Çünkü o makam Mustafa Kemal Atatürk'ün makamıdır. Çünkü o makam Cumhuriyet'in en yüce makamıdır. Çünkü o makam, önünde bayrak eğilen tek makamdır. Cumhuriyet'in gözbebeğidir.
Ama ne gariptir ki Bekir Coşkun'a saldıranların çoğu, bu Cumhuriyetle dertleri olduğunu, ilkeleriyle barışık olmadıklarını, hatta yenisinin gelmesi gerektiğini açıkça ifade eden ve 10. Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer'in görev yaptığı dönemde Cumhurbaşkanlığı'na saldırmaktan geri durmayanlardı.
Ama iş Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü eleştirmeye gelince hepsi panter kesildiler.
Savundukları Cumhurbaşkanlığı makamımı yoksa o makamda oturan Abdullah Gül'mü? Orası ayrı bir konu tabii.
Ama bu gün baktığımızda ne görüyoruz?
Tüm ülkede tartışılan, AKP liler tarafından hazırlanıp hiç bir uzmana, yargı kurumlarına, konuyla ilgili sivil toplum örgütlerine ve muhalafete danışılmadan yangından mal kaçırır gibi çıkarılan yasayı Cumhurbaşkanı gece 01.30 da inceleme gereği bile duymadan imzaladı.
Kimin Cumhurbaşkanı dediniz?
Duyamadım da!