- Kategori
- Spor
Kınıyorum!

Karşıyaka Spor Kulübü, görkemli bir açılış töreniyle yeni sezona merhaba dedi, geçen akşam. Kulübün tenis branşında alt yapı sporcusu olan oğlumda bir heyecan, sormayın. Biz de koşturup gittik Karşıyaka stadına elbette, izlemeye.
Bütün takımlar, bütün sporcular katılmıştı törene. Belediye başkanı, milletvekili, daha bir sürü ilçenin resmi üst düzey yöneticileri de teşrif etmişlerdi. Türbinleri dolduran hararetli taraftarla, tablo tamamlanmıştı adeta.
Heyecanlı yapılan açılış konuşmaları birbirini izledi. En son Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cevat Durak konuşmalarını yaptı. Hemen ardından yurt içinde ve yurt dışında kulübü temsil edip, başarılı olan sporculara ödül törenine geçildi. İlk çağrılan sporcular tenis kulübünden oldu, Türkiye birinciliği ve yurt dışında başarı sağlayan gencecik insanlardı bunlar. O sırada, tören kürsüsünün arkasında sıralı duran sporcularla resim çektirmeye başladı belediye başkanı. Bir de ne göreyim, bütün basın akın halinde oraya koşmaz mı? Yazık dedim, bunca başarı kazanmış çocukların resmi kaynadı arada. Arkasından yelken kulübünün yurt içinde ve yurt dışında olmak üzere dört adet birincilik alan sporcuları kürsüye çağrıldı. Arkada, sıra halinde duran takımların her birisi ile belediye başkanının resim çektirme faslı tüm hızıyla devam ediyordu. Bu benim için inanılmaz bir saygısızlık örneğiydi. O tören bir spor kulübünün töreniydi, üstelik de bir sürü emek veren minicik bedenler, çok iftihar edilecek başarılar kazanmışlardı kendi branşlarında. Ama bununla ilgilenen, o çocuklarının başarısını önemseyen yoktu. Yaşları 4-5 den başlayan minicik sporcularında bulunduğu bu ortamda, çocuklarımıza nasıl sporun, çalışmanın ve başarılı olmanın anlamını ve önemini anlatabiliriz ki? O çocuklar ki, haftanın 4-5 gününde, İzmir’in bu sıcağında, öğleyin ve akşam olmak üzere, güneşin altında, iki kez antrenman yapıyorlardı. Oğlumun öğleyin olan antrenmanın da, artık dudakları uçukladı sıcaktan. Bu çocuklar sporu seviyorlardı, ama ya bu görüntü, emeğin ve başarının hiçe sayıldığı anlar, çocuklarımıza ne anlattı acaba?
Bu yetmemiş gibi, spor branşları arasındaki ayrım o kadar bariz insanların gözüne sokuluyordu ki, bundan rahatsızlık duymamak elde değildi. Baskette ve voleybolda da Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğü kazanmış olan kulübün, futbolda hiçbir başarısı yoktu. Ama buna rağmen, varsa yoksa futbol takımıydı. Tenis ve yelkencilik kulübü sporcularına hiç ilgi gösterilmezken, basket, voleybol ve futbol takım oyuncuları tek tek kürsüye çağrılıp, tanıtılıyordu. Burada da ilginç olan şey, en çok ilgi ve tezahürat ne hikmetse yabancı sporculara yapılıyordu. Bu mantığı bir türlü anlayamadan bakan ben, çocuklarımızı almak için giderken aynı şaşkınlığı ve sitemi yaşayan başka velilerin konuşmalarına tanık oluyordum.
O nedenle kınıyorum… Spor branşları arasında bu kadar ayrım gözetenleri ve gencecik spor aşığı çocuklarımıza kötü örnek olan büyüklerini kınıyorum… Başarıyı yok sayanları ve çocukların emeklerine saygı göstermeyen, sözde büyükleri kınıyorum. O çocuklar kolay yetişmiyorlar, ne çok emek var üzerlerinde, birilerinin bunu bilmesi ve o küçücük bedenleri taktir etmesi gerekiyor. Sporda da sürü zihniyetini gözetmek zorunda mıyız? Bari sizler aşın sürü zihniyetini sayın yöneticiler, sayın örnek olması gereken büyükler, sayın spor adamları…
Özet olarak; ödül töreninde sporculara yapılan saygısızlıktan dolayı, Karşıyaka Belediye Başkanını ve basın mensuplarını, spor branşları arasında ayrım yapan Sayın Kulüb Yöneticilerini kınıyorum. Hiç yakışmadı…
Resim kaynak:http://www.karsiyaka.org.tr/HaberDetay.php?hid=890