Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
743
 

Kır at

Kır at
 

Blog yazısında, popçu Hadiseyi yazmış. Bir günde 50 bin kişi tıklamış. Ben, ülkeyi hop oturtup, hop kaldıranları yazıyorum, 50 kişi zar zor tıklıyor. Oysa iyi de yazıyorum, işte aradaki bu fark, ülkenin bu günkü durumunun aynası oluyor. Ankara da neler oluyor, diye soruyorsunuz ya, kimin umurunda? Asıl sorulması gereken, ülkeye neler oluyor? Başından beri vurguluyorum, ülkemizin bu duruma gelmesinin sorumlusu, insanlarımızdır. Güney doğumuzun bu duruma gelmesinin sorumlusu da, Kürt vatandaşlarımızdır. Yıllardır, ezilmeye, güdülmeye, itilmişliğe, kakılmışlığa ses çıkarmadılar, verilenle yetindiler. Şaşılacak şey, hala uyanamamaları. Eskiler, bu duruma “GAFLET UYKUSU” derlerdi.

Ankarada neler oluyor, başlıklı yazıyı okudunuz mu? Ankaralı 10 gazeteci, soruya verdikleri cevapta, olanları, olacakları değil de, kendi düşünceleri doğrultusunda, olmasını istediklerini söylemişler. Neler oluyor, açık yürekle görüp, açık yürekle söylemek gerekiyor. Neler oluyor? Ülkenin çimentosu sulandırılıyor. Ülkenin çivileri ya, sökülüyor, ya, yerinden oynatılıyor. AKP yanlısı olanlar da, olmayanlar da, demokrasi, demokrasi diyip, ağlaşıyorlar.

İyi de, demokrasi ne ki? Eskiden, İstanbul u görüp gelen Erzurumlunun tarifi: ”Ola Zeki, İstanbul ne ki, Erzurum yayla, ” olmuştu. Ben de, şimdi soruyorum, Demokrasi ne ki? Biz, bize benzeriz. Bizim demokrasimiz de, bize benzer. Demokrasi lafının ilk söylendiği yıllarda, o zamanın en etkin sınıfı olan köylülerimiz, demokrasiye, “demir kırat” demişlerdi. DP liler de, bundan esinlendiler, partinin amblemini, kır at, yaptılar. O gün, bu gündür, kır at, binicisini arıyor. Demir kır ata binenler, hep tepe takla yuvarlandılar, Ya. At, tökezledi, ya, da gem koptu.

Ankara da, neler oluyor? Gözümüzü, hadisenin bacaklarından ayırıp, bakarsak, neler olduğunu göreceğiz. Ben diyorum ki: AK parti, bu savaştan sağ çıkarsa, demir kır atın arkasından, çok ağıt yakarız. Sade, kır ata değil, Ankara ya da çok ağıt yakarız. Bu badireden sağ çıkan AK parti, ilk fırsatta İstanbul u başkent yapmanın. yollarını arayacaktır. Ankara da, bozkır ın ortasında, Anıt Kabiri ile baş başa kalacaktır. Aha, buraya yazıyorum. Ülkemizi ziyaret eden, yabancı ülkelerin temsilcileri de, Anıtkabire, çelenk koyup, saygı duruşunda bulunmak yerine, Eyüp Sultanı zyaret edip, Telli babaya çul bağlarlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte Türkiye toplumunun genel panaroması. Nelerle ilgileniyorlar. Kendilerine faydalı olanları okumazlar, magazin, kim kiminle ne yapmış? Reel bilgilerden yoksunlukları sebebiyle, bir sivilce için hastanelere koşarlar. Küçük bir engelde afallarlar. Ne yazık ki, İşte biz böyleyiz. Selamlar...Gül Alkan.

Yurdagül Bağci Alkan 
 08.01.2010 11:12
Cevap :
Paylaştığınız için teşekkür ederim. Yitirmeden, hiç bir şeyin değerini bilmiyoruz. Babamızın, annemizin değerini de, yitirdikten sonra anlıyoruz, ah babam sağ olsaydı, köşede otursaydı, diye, türkü de yakıyoruz. ama, tren kaçmış oluyor. Yitirmeden, sahiplenmeyi bir öğrensek.  08.01.2010 11:55
 

"Bilinç Haritası" başlılı bloguma gözatabilrisnzeniz; insanların ilgileri kalibrasyon ve düzey meselesi. Ciddi konulara ilgi gösterecek kapasitede insan sayısını gösteriyor. tüm insanaların enkolayına gelen magazin ve futbol ahkama müsait iki konu, ciddiyet yoruyorsa tabbiki okuyan az olur, önecelikle kendiniz için yazın ve ciddi bir blog 100 ün üstünde okunuyorsa sevinin, kolay gelsin

Kadri KANPAK 
 07.01.2010 20:05
Cevap :
Benim taktığım şey, okunmamak veya az okunmak değil, insanlarımızın, ülke sorunlarına, giderek Fransız kalmaları. Ben yaklaşık 10 ay gibi bir zamanda, 266.000 ziyaretçiye ulaştım. Benim için iyi sayılır. İlginize teşekkür ediyorum. Saygılarımla.  08.01.2010 10:54
 

Müslüman milleti hayata bacak arasından bakar. Böyle yapınca da mecburen poposu açıkta kalır. Dünyadaki tüm müslüman ülkelerin halinden belli değilmi? Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 05.01.2010 22:38
 

düşünmeyi bilmeyen ve hayatı sadece temel ihtiyaçlardan ibaret sayan yüzlerce kişi yerine düşünen,soran ve elini taşın altına başınıda bu yola koyan 50 kişi yetmez mi? ne dersiniz :)) sevgiler

Nev Nihal 
 05.01.2010 18:41
Cevap :
Yetmez mi, yeter elbette. Ama, taşın altına elimizi sokmaktan, elsiz kalırken, düşünmeye bile üşenenlerin bir eli yağda, bir eli balda. Saygılarımla,  05.01.2010 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 820
Toplam yorum
: 339
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 325
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

Nerede, nasıl, ne zaman, umursamıyorum. Bir şekilde dünyadayım, yaşıyorum. Hayatı seviyorum. Tanr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster