- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Kırağı vururken zeytin dallarına

Çocukluk dönemlerimizde duyduk ilk olarak adını, insanlar dağa taşa "Karaoğlan"yazıyorlardı. Bir yere geleceği duyulduğunda çevre yerleşmelerin dahi akın akın kendisini görmeye, dinlemeye gittiğini duyuyorduk. Bir de kasketi ve güvercinleri vurgulanırdı anlatımlarda. Bizler çocuk dünyamızda hiç görmediğimiz bu insan hakkında bir masal kahramanı portresi yaratmıştık. Sonra yayın organları geliştikçe kendisini görmeye, dinlemeye ve artık çocuk olmayan bizler onu masal dünyamızdan çıkarıp gerçek dünyamızda çok iyi şeyler yapmaya çalışan bir dünya mücadelecisinin tahtına yerleştirmeye başlamıştık. İnsanın kendini önemli hissedeceği, sosyal ve ekonomik adaletin sonuna kadar yaşanacağı, barış dolu bir Dünya fikrini şiirsel anlatımıyla meydanları dolduran kalabalıkların yüreklerine kazıyordu.
Sonra yapmak istediklerinin büyük bölümünü gerçekleştirmiş veya inandığı belli düşünceleri topluma yerleştirmiş bir şair, bir gazeteci,barışa inanmış bir devlet adamı, insanların birbirlerinin düşüncelerine dahi tahamül edemediği dönemlerde karşısındakinin düşüncesine saygılı bir üslupla yaklaşmış, dürüst bir politika adamı kimliğiyle Kırağının zeytin dallarına vurmaya başladığı, güvercinlerin sıcak bir dost elinde ısınmaya ihtiyaç duydukları sonbahar mevsiminde aramızdan ayrıldı.
Güle güle sayın Ecevit, güle güle Karaoğlan...Saygılarımla...
resim:http://www.planet.nl/