- Kategori
- Deneme
Kiralık hayatlar

Hayatı olduğu gibi kabullenmek bazıları için bir vazgeçiştir. Hayatın kendisinin bir yaprak gibi oradan oraya savuruşunu kabullenemezler. Beklentileri çoktur. İçlerinde bir kin, bir isyan büyütürler. Bu yüzden çalışıp, debelenir, mücadele ederler. Debelene, debelene hayat biter.
Gençlikte ruhu vahşi oluyor insanın. Sonra, yaşadıkça, acılarla evcilleşip, ehlileşiyor insan. Çocukluğumuzda kocaman gördüğümüz şeyler, biz büyüdükçe küçülüyorlar. Sorunlarda, acılarda unutulmuyor ama yaşayıp gördükçe küçülüyorlar. Sebepsiz ağlamalarımızın nedenleri o yaşadıklarımız aslında. Çarpa, çarpa büyüyoruz işte.
Bir şeyi başarmak, değiştirmek için çok uğraşmışsak, her şeyi yapmışsak yeterlidir. Olmuyorsa olay mahallini arkana bakmadan terk etmek gerekir. Yoksa zaman akar geçer, hayattan tat almayı engeller.
Çok takılmamak lazım insanların aptallığına, yüzeyselliğine, kötülüğüne. Boğuşmadan, değiştirmeye, anlatmaya çalışmadan, “bunu nasıl yapar” deyip şaşırmadan. Canın yanacaksa yanacak, ama geçecek, merak etme, biraz da suç sende. “Böyle, böyle öğreniliyor hayat” deyip, duraklamadan geçip gitmek gerek yanlarından bence.
Vicdan sadece bende mi var, geceleri uyuyamıyorum diye üzülme. Her şeyi dert etme. Uykuların kaçmasın, nefesin kesilmesin, başlarda tamam ama fazla da abartma, uzatma. Herkeste var vicdan. Ama çıkarlar boğar bazılarının vicdanını. Üzülme. Bırak rahat uyusunlar geceleri. Neyi anlatacaksın, neyi öğreteceksin? Bize ne? Sana ne?
Bu böyle uzar gider… Ama sen uzatma… İki görevin var senin. Yaşamak ve mutlu olmak. Bu yüzden bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek, hayatı kolaylaştırıyor. Değiştiremediğin, elinde olmayan şeyler için, değiştiremeyeceğini bildiğin şeylerle uğraşıp kendini yorma, kendini üzme, zaman geçiyor, boşa harcama… Bu ne isyan, ne vazgeçiş, ikisinin ortasını bulup hayata uyum sağlamalıyız
Sonuçta kiralıktır hayatlar. Bu gün varız yarın yokuz…
Ya da…
Bitmesin hesaplaşmaların, yüzleşmelerin, itiraf edemediklerin, gizlediklerin. İşine gelmeyeni yaşanmamış say, yok say. Ya da kabullenme ömür boyu… İnkâr et…
Takıntıların olsun, kabahat hep başkalarında olsun, alıngan ol, söylenenleri hep oraya buraya çek, bir şeylere bozul hep, birilerini kır, yalan söyle, kendin inan anlattıklarına.
Sonra vur kafanı duvarlara.
Kabullenmek güç bazen başa gelenleri. Alttan almak güç. Katlanamadıklarına tahammül etmek güç nasıl olsa.
Güzel, mutlu, neşeli anlarda, hayata uyum kolaydır. Hatta hiçbir çaba dahi gerektirmez. Sadece yaşanır. Önemli olan zor zamanlarda kabullenmektir. Kendini kabullenmektir bir bakıma, kendini sevmek. Hatalarıyla, yanlışlarıyla…