- Kategori
- Futbol
Kırılma noktası ve gösteriş…

Gösteriş, doğulu politikaların başvurduğu en önemli yoldur. Halk sıkıntı içindedir ama ne gam. Beylerin saltanatı her daim afiştedir.
Bu gösteriş merakı uzun zamandır ne yazık ki futbolumuza da sirayet etti. Aslında bir gösteri oyunu olan futbolu, kendilerini göstermek için kullananlar doğulu gösterişlerini o alana da sıçrattılar. Bu gösteriş içinde başarının gelmesi de tabii büyük tesadüflere bağlıdır.
Futbolda transfer aşamasında bilinmesi gereken birkaç unsur vardır. Tabi ki takım hocası hangi tip oyuncuya ihtiyacı olduğunu yönetime bildirir. Yönetim de hocanın isteği ile o noktalara transfer yaparsa başarı beklemek akılcı olabilir. Değilse birkaç maç sonra sıkıntıların başlaması kaçınılmazdır.
Dünyada futbolu kariyerinin zirvesinde bırakan futbolcu pek azdır. O çok iyi dediğimiz futbolcular da önce pırıltılı bir yükseliş içindedirler. Bu, bir noktadan sonra kırılır ve düşüş başlar. Eğer hoca bunu hissedip yönetime bildirdiğinde yönetim akıllı ise o oyuncuyu derhal satar ve gelecekteki sıkıntılı günleri paraya çevirir. Yok, akılsız bir yönetimse satamaz ve giderek o oyuncu orada paslanırken aldığı yüksek para ile de artık emeklilik düşlerine yatar.
Futbolcu transfer etmek isteyenlerin bu duruma çok dikkat etmeleri lazımdır. Tabii oyuncuyu sırf gösteriş için transfer etmiyorlarsa.
Zirvedeki bu kırılış için yaş önemli değildir. Oyuncunun fiziksel ve mental yapısı, çalışma şekilleri gibi birçok faktör bunu belirler. Kırk yaşına kadar kırılma yaşamayan kariyerlerin yanında yirmi beşinde başlayan düşüşlere de çok aşinayız.
Didier Drogba ve Wesley Sneijder transferi de aynı kategoride değerlendirilmelidir. Wesley Sneijder önceki takımında artık oynatılmıyordu. Onu satmak isteyenler tabii ki “artık kariyerinde düşüş başladı, bunu paraya çevirelim” demeyeceklerdi. Günümüzde Türk takımlarını Avrupa’nın zirve takımları ile eşit görmek kör fanatiklikten başka bir şey değildir. Neymiş, aldığı ücret çok diye oynatılmıyormuş. Sorarım, gerçek Wesley Sneijder’e şu anda Galatasaray’dan aldığı parayı seve seve verecek üst düzey Avrupa kulübü yok mudur? Tabii gerçek Sneijder’e. Neden haftalar boyu menejerleri daha üst düzey kulüp aramış ama bulamamıştır? Cevap açıktır. O kulüp hocaları ya kariyerdeki düşüşü görmüş veya uzun süredir oynatılmadığı için düşüşten şüphe etmiş ve rizikoya girmek istememiştir.
O kulüplerin taraftarları böyle bir gösteriş transfer yapıldığında daha ikinci hafta yönetimden hesap sormaya başlarlar. Çünkü transfere verilen paralar sonuçta onlardan çıkmaktadır.
Didier Drogba konusu da aynıdır. Yıllar yılı Chelsea’nin başarılarına ortak olan bu futbolcu neden birden bire gözden düştü? Kariyerindeki kırılma noktasına gelmediyse neden yine bir üst düzey Avrupa kulübünü seçmek yerine emeklilik rüyalarını büyük paralar ile süsleyen Çin kulübüne gitti?
Artık bir futbolcunun kariyerinde düşüş başladığı çok kolay anlaşılıyor. Bu yüzden de gösteriş için futbolcu transfer eden doğu ülkelerinin takımları bu tür sönmüş yıldızlarla dolu. Türk futbolu ise artık bu yıldız eskilerine emeklilik ikramiyesi ödeyecek seviyenin üzerine çıkmıştır. Bu türlerin bizim ligimizde sırıttığı artık görülmelidir. Galatasaray bence yanlış iki transfer yapmıştır. Kişisel görüşüm ise özde Fatih Terim’in her iki oyuncuyu da istemediğidir. Umarım artık bu transferler diğer kulüplere de örnek olur. Son tahlilde onlara ödenen paralar biz seyircilerin cebinden çıkmaktadır.
İzmir 2013-03-10