​ Kırk dokuuuuz Otuuuuz / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
 

Kırk dokuuuuz Otuuuuz

Kırk dokuuuuz Otuuuuz
 

Görsel internetten alıntı


Bilindiği gibi Türkiye Olimpiyatları kaybetti. Tüm yazarlarımız yeterince nedenlerini yazdı. Yazılan nedenlerin tümü doğru teşhis doğru tanı. Peki Olimpiyatları kaybetmemize neden olan bu belirlemeleri giderecek çabamız olacak mı? Yoksa tekrar tatlı uykuya dalıp 2020 de aniden uyanacağız.

Aslında biz kazanmayı unutmuş, hep kaybetmeyi öğrenmişiz. Körfez politikamızda böyleydi, iki verip on alacaktık, sonuçta yüz verdik bir alamadık.

Ortadoğu'ya Baharı gönderdik, karlı, kışı kapıda gördük, komşudur, dedik yardım ettik, değnek olduk, kendimizi yürüyemez halde bulduk. Misafirdir yeri yurdu yoktur bağrımızı, kapılarımızı açtık, kilimden olduk, çulumuzu da yitirdik.

Gerçekleri görsek gözden mi oluruz? Ülke olarak güven ve itimada şayan hiç bir komşumuz yoktur. Arkanızdayız diyenler bizi hep yarı yolda bırakmışlardır. Biz ne zaman gören gözlerle görüp bu tatlı uykudan uyanacağız. 

Kıssadan hisse: ( 1 )

Ülkemizde okuma, yazmanın düşük olduğu dönemlerde, Doğu illerimizin birinden Civan adında biri Asker’e gitmiş. O tarihlerde elliye kadar sayanları onbaşı, yüze kadar sayanları çavuş yaparlarmış. Komutan Civan’a bakmış tam bir çavuş ya da onbaşı olacak yüze, göze, kaşlara, boya, vücuda sahip.

Civanı yanına çağırmış.

“ Okuman yazman var mı? “

“ Yoktur komutanım “

“ Peki, yüze kadar sayı saymasını biliyor musun?”

“ Sayı saymasını bilmirem komutanım”

“Civan seni çavuş yapmak istiyorum, elliye kadar sayı saymasını öğrenirsen seni onbaşı, yüze kadar sayı saymasını öğrenirsen seni çavuş yapacağım demiş.

Sana bir hafta müddet veriyorum” Sayı saymasını ezberle bana haber ver”

Civan eğitim alanında, yemekhanede, koğuşta, nöbette sayı saymaya başlamış. Bakmış ki yüze kadar saymak hayli zor. Sonra olsa, olsa çavuş olacak. Çavuş’unda hiç bir anlamı yok. Elliye kadar saysa onbaşı olacak ki onbaşının anlamı çok.  

Civan komutana çıkmış.

“ Komutanım ben çavuş olmak istemirem, onbaşı olmak istirem.

“Peki, Civan vakit daralıyor hazır olduğun zaman haber ver”

Gün gelip çatmış, Komutan Civanı eğitim alanına almış başla komutunu vermiş.

“Civan, komutanım sayı sayarken ellerimi, ayaklarımı da sallaya bilermiyem?

“Salla oğlum ellerini de salla, ayaklarını da salla yeter ki elli de.”  

Civan başlamış sayı saymaya.

“Komutanım bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on. Tabi bu arada sayıları unuttukça ellerini, hatırladıkça ayaklarını sallıyormuş.

Artık sayı sayma bitmek üzere.

“Komutanım; kırk beş, kırk altı, kırk yedi, kırk sekiz, KIRK DOKUUUUZ  “komutanım OTUUUUZ.!

Elbette Civan pardon komutanım elli diyebilirdi, siyasette olsa torpil araya girerdi. Civan onbaşı olurdu. Lakin orada disiplin, emir komuta zinciri vardı. Civan'ın pardonu kabul görmezdi. Komutan Civan'ın boyuna, kilosuna, gözlerine, kaşlarına, yüzüne bakıp yanılmıştı.

Kıssadan hisse: ( 2 )

Her raundda rakibinden bir araba dolusu dayak yiyerek köşesine doğru neredeyse sürüne, sürüne gelebilen boksöre antrenörü her defasında aynı şeyleri söyleyerek moral vermeye çalışıyormuş" Harika dövüşüyorsun, maçı aldık gibi, herifi perişan ettin, ha gayret göreyim seni"

Yediği dayağın verdiği şuur bulanıklığı ile neredeyse maç başından beri " grogi " vaziyetlerinde gezen boksör artık dayanamayarak isyan etmiş;

" Maçın canı cehenneme, iki saatten beri bir kamyon bana çarpıp duruyor, sen şunun plakasını al da hiç değilse maçtan sonra herifi trafik polisine şikayet edelim"

Boksörün yediği dayağı antrenörü yeseydi, doğruları söylerdi, yalan, yanlış ve hilelere baş vurmazdı.

İnsanın içinde olmadıktan sonra dışı altın kaplamalı olsa da derde deva olmaz. Tokyo'nun içi dışı bir olduğu için, Olimpiyatları hak etmiştir. Bahar güle, gül bahara yakışır.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ /MERSİN

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..