​ Kırk yıllık Kani, olur mu Yani... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
 

Kırk yıllık Kani, olur mu Yani...

Kırk yıllık Kani, olur mu Yani...
 

Deniz Baykal, Türk siyasi tarihinde önemli bir kişilik...

Çekirdekten yetişme bir siyasetçimizdir diyebiliriz...

Cumhuriyet Halk Partisinin İnönü'lü, Ecevitli dönemlerini yaşamış, partide çok önemli görev almış bir siyasetçimiz...

Bakanlıklar, Başbakan yardımcılıklarıyla ülkemize hizmetlerde bulunmuştur.

Deniz Baykal bir duruş... Duruşu, laik Cumhuriyetten ve ülke çıkarlarından yana ödünsüz bir duruş...Bu duruşu herşeyin üstündedir...

Yolsuzluğa, kirliliğe, karışmamış, halkın yanında yurt sever duruşuyla içimizden biri...

Ağzından çıkan sözü bilen, sözü tartarak konuşan , ülkemizin çıkarları söz konusu olunca, her türlü uzlaşma, birleşmeyi sağlayıcı anlayışın da bir mimarıdır...

Ülke çıkarlarını herşeyin üstesinde tutan, laik cumhuriyete karşı duruşlara karşı amansız bir muhalet yapan Deniz Baykal, kirli bir oyunla alt edilmeye çalışılıyor...

Siyasette istifa denen bir olgunun varlığını bilen ve bu onurlu yola başvurarak, partisine ve ülkesine zarar vermemek için, partisin genel başkanlığından istifa eden Baykal'ın bu duruşu da demokrasimiz için çok önemli bir derstir...

Yolsuzlukları ayyuka çıkmış, yüzlerine tükürülen, halkın içine çıkamayan siyasetçiler ise günü kurtarmak keselerini doldurmak için siyaset yapmaya devam ediyorlar...

Kaset olayı bir komplodur. İğrenç ve adice, kişi hak ve özgürlükleri çiğnenerek hazırlanmıştır...

Hedef, Deniz Baykal değildir. Hedef Cumhuriyet Halk Partisinin yiğitçe duruşudur... Ülkenin bölünmez bütünlüğüyle laik Cumhuriyeti savunanlardır...

Deveyi hamuduyla yutan, paralarını İsviçre bankalarına yatıran, halkı, tüyü bitmedik yetimleri soyarak dünyanın en zenginleri arasına girenler, sütten çıkmış ak kaşık gibi ahkam keserken, yurtsever ülkesini seven siyasetçilere planlı, programlı şekilde tuzaklar kurmaktadırlar..

Askeri darbeler dönemi bitti... Bu sadece bizim ülkemizde değil, istisnalar dışında tüm dünya ülkelerinde durum böyle...

Askeri darbeler bittiği halde, askeri darbe geliyor diyerek, darbe korkusunu yayarak, toplumu korkutarak, darbe senaryoları uydurarak, saman altından kendi sivil darbelerini gerçekleşirmek için uğraşan bir anlayışla karşı karşıyayız...

Tüm dünyada hızla gelişen iletişim teknikleri, sivil darbecilerin elinde çok farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı...

Bu tekniği, gücü elinde tutanlar, tutmaya çalışanlar, kendi siyasal amaçlarını gerçekleştirmek için bu yöntemleri kullanıyorlar...

Siyasi rakiplerini devamlı gözetim altında tutuyorlar. Telefonları dinleniyor. Özel yaşamla ilgili herşey ilerde kullanılmak üzre kayıt altına alınıyor...

Amaçlarının gerçeklemesinin önündeki engelleri tek tek sabırla, takiyyelerle yoketmeye çalışıyorlar...

Askerin varlığını ve gücünü pasifize etmek, hukuğu kendi tarafına çekmek, basını ekonomik yönleriyle baskı altında tutarak kendi tarafına çekmek anlayışı sivil darbecilerin bir taktiğidir... Bu ne yazık ki, tüm dünyada böyledir...

Ülkemizdeki son siyasi gelişmeleri, Deniz Baykal Kasetini de, bu açılardan düşünmek gerekiyor...

Çamur at izi kalsın taktiği işe yaramayacak. Güneş balçıkla sıvanmaz...

Türkiye, Sayın Baykal'ı kırk yıldır tanır...

Kırk yıllık Kani, olur mu yani...

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..