- Kategori
- Öykü
Kısa Hikayeler / 7 (Muhabbet Geceleri)
Selami kadehini masadakilerin şerefine kaldırdı ve dedi ki;
"İnsanlar bu dünyaya dost gelirler ama sonradan hayat onları birbirine düşman eder. Bu hayat döktürür gözümüzün yaşını. Bunu bile bile bu hayat için ağlamaya değmez. İçelim millet hayatın inadına, içelim hayata rağmen!"
Kel İsmail öncü olmak üzere hepsi birden tezahürata ve alkışlamaya başladılar.
"Helal be Selami abi. Aynı kitabın ortası gibi konuştun vesselam".
"Varol, yaşa!"
Selami Bey sayesinde kafalarını demleyen, onun arkadaşım dediği insanlardı masadakilerin hepsi. Kadeh sesleri gibi iç yeşerten ama bir o kadar da kırılgan gibi duran bir arkadaşlıktı aynı zamanda onlarınkisi.
Selami Bey olmasa bu miktarda içmeye ekonomik güçleri yoktu. Ama sağolsun Selami Bey vardı ya sorun yoktu. Selami için ise zaten hiç sorun yoktu. Ne çok severdi böyle kadehini kaldırmayı ve güzel güzel konuşmayı!
Rıhtımdaki karanlık sularda dalgalar başka alemlerden bu aleme gelip gidiyordu. Rüzgar, rahat paçaları öyle güzel okşuyordu. Muhabbet akşamları ne de güzeldi!
Doğuştan kısık sesli, az dişli Kel İsmail kebabından bir lokma ağzına attı ve masanın diğer ucuna seslendi;
"Yavrum Murat, patlat bi şarkı!"
Kafası çoktan mest olmuş Kara Murat hiç bekletmeden bağırmaya başladı;
"At kadehie alindeeeen.... Bin parçeyeğa bölünsüüün... Dökülsün meyler yereee... Hatıralaaar silinsiiin".