- Kategori
- Öykü
Şahi (son)

23 Nisan 1453 günü ise Bizanslılar bambaşka bir sihirle karşılaştılar. Cenevizlilerden alınan boş şarap fıçıları ve bazı küçük kayıkların üzerine kalaslar konularak oluşturulan ucu serbest köprü, beş buçuk metre genişliğindeydi. Asker ve malzeme nakli için kullanılan bu köprü, yanlarına konulan küçük toplarla Bizans surlarını dövüyor, Bizanslıların yüreğini ağzına getirmeye yetiyordu. Bizanslılar bu köprüye de “su üstünde yürüme sihri” adını vermişlerdi.
Haliç’teki Osmanlı donanmasına ait toplar Bizans surlarını döverken, bir yandan da top savaşı, ok atışı saldırıları devam ediyordu. Bu arada kuşatmanın uzun sürmesi ve bir türlü başarıya ulaşamaması, Osmanlı ordusunda, endişeye ve morallerin bozulmasına sebep oldu. Sultan Mehmed’in hocası Ak Şemseddin, bu durum karşısında, askerin maneviyatını güçlendirecek konuşmalar yaptı. Bizans’ı her ne şart altında olursa olsun fethetmeye kararlı genç padişah, kumandanların ve âlimlerin katıldığı bir toplantı düzenledi.
Bu toplantıdan sonra Bizans’a genel bir saldırı düzenleyen Osmanlı ordusu, Bizans askerlerine çok ciddi kayıplar verdirirken, bu çarpışmalar sırasında Bizans’ı koruyan surlar üzerinde, onarılması mümkün olmayan gedikler açılmıştı. Nihayet 29 Mayıs 1453 günü Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri uzun çarpışmalardan sonra surlara Osmanlı sancağını dikti.
Bunun üzerine şevke gelen Osmanlı ordusu “Allah Allah” sedaları arasında Bizans surlarını aştı. Ancak savaş henüz bitmemişti. Ayakta klan bir avuç Bizans askeri sokak aralarında çarpışıyor, Osmanlı askerlerine karşı koymaya çalışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalarda Bizans ordusunun yenilgisiyle son bulmuş, Osmanlı ordusu Fatih Sultan Mehmed Han’ın önderliğinde şehre girmiştir.