​ Kısa yazı yazı yazmanın riskleri / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '16

 
Kategori
Blog
 

Kısa yazı yazı yazmanın riskleri

Kısa yazı yazı yazmanın riskleri
 

Benim için, yazı uğruna verilen her emek kutsaldır. Yeter ki okuyan, değerini bilsin.


Bilenler bilir. Kısa yazmak riskli iştir. Az ve öz konuşmayı herkes ister ama... İşin içinde 'yarım kalmışlık duygusu' yaratmak da var. Başladığın cümleyi gereği gibi söyleyemeyip, bitirememek gibi...

Örneğin, 'özetçilik hastalığı'... Bir konuyu anlatırken yalnızca özü ele alma telaşı; neredeyse sıfır ayrıntılı yazılara yol açar. Hızla başlayıp, çabucak biter cümleler... Detay öğrenmek isteyenler, bu tür metinlerden uzak durmayı yeğlerler. Aradığını bulamayacağını düşünen okur, az sözcüklü yazılardan özellikle kaçınır.

Kısa yazma titizliğini abartmak, mevzuyu dört başı mağmur, her yönüyle dile getirmenin önündeki en büyük engeldir.  Okuyanda, " Eee! Sonra?! " şaşkınlığı da yaratabilir.

Ayrıca, kısa yazabilmek için; yoğun, net bir ifade gücü gerekli... Kalem ya da klavye erbabının; bilgi dağarcığını kusursuzca süzebilecek, önemliyle önemsizi kolayca ayırabilecek durulukta aklıyla, sağduyusu da olmalı... Yeterli deneyim, yaşanılanı rahatça özümseyebilme kapasitesi de zorunlu tabii.

Diyelim tüm bunları başardı yazar. Bir de, okuyanın; ilgisini yitirmeden, bazen  keyiflenerek, bazen rahatlayarak, bazen de o ana kadar farkına bile varamadığı gerçeklerle, hüzünlü, neşeli duygu ve   düşüncelerle yüzleştirilebilmesi meselesi var.

Eğer herhangi bir yazı, tüm bu özellikleri taşıyorsa ne ala... Yoksa yandı gülüm keten helva!.. Çünkü O zaman, boşa gider bunca dediğimiz...

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..