​ Kısır döngüye dur demek!... / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Kısır döngüye dur demek!...

Hayatı herkes yaşadığı kadar ve düşünebildiğince algılar mutlaka... Var olduğundan haberdar olmadığı bir şeyi düşleyemez insanoğlu şüphesiz...

Ama haberdar olmasına engel değildir hiçbir şey.

Okumak, araştırmak, düşünmek, ve her ne kadar bilgi kirliliği yaratıyor olsa da Televizyonlar günümüzde izlemek, gözlem yapmak bireyin dağarcığını ve dünyasını genişletiyor şüphesiz. Ancak ne okuduğumuz, neyle ilgilendiğimiz, ne izlediğimiz de bizim biz olmamızda etki yaratıyor. Entelektüel sermayemizi oluşturuyor.

Kim sermayesini bankanotlar yerine sadece kağıttan ibaret yalancı paralardan oluşturmak ister. Hadi oluşturduğunu varsayalım, bu sermaye sizin ticari hayatınızda ne kadar geçerli olur. Olmaz elbette. Belki başkalarını kandıracağınızı ümit ederek kendinizi kandırmanızı sağlar ancak salt o kadar.

Harcadığımız zamanın, elde ettiğimiz bilginin bizim entelektüel sermayemiz olduğunu düşündüğümüzde aslında herkesin eşit derecede zengin olma olanağına sahip olduğunu fark ediyoruz. Çünkü dünya üzerinde büyük işlere imza atanlar ile olduğu yerde sayanlar aynı zamana sahip... Yalnızca 24 saat.

Herkes yapacak onlarca işinin olmasına karşın, zamanın olmamasından yakınıyor ve sonra da Televizton Başına geçerek saatlerce izliyor, izliyor ve uyuşuyor. Asla kimsenin izlediği televizyona falan karşı değilim ama izlenilen program kadın programları, yerli aşiret dizileri, mafyavari tavırlarla insanlara şiddeti ve terörizmi sempatik gösteren programlar değilse şüphesiz. Eğer diyorsanız ki ARZ edilen bu biz ne yapalım, benden size tavsiye izlemek istediğinizi TALEP edin, ARZ edilen ile yetinmeyin...

Bir kaç gün izlemese Türkiye o sözde kimsenin izlemediği ama herkesin bildiği programları, almasa rating bu programlar; bakalım yayınlanmaya devam ediyor mu?

Siz yayınlanan bu diye izliyorsunuz, medya patronları da izlenen bu diye yayınlamaya devam ediyor hem de artırarak sayıları... Kısır bir döngü başlıyor bu noktada dur durak bilmeyen… Herkesin kendisini haklı çıkardığı ama esas haklı olanın mağdur kaldığı.

Zamanın önemini anlamak kolay değil biliyorum… Hatta Erdal Demirkıran ın da dediği gibi, günde 8 saat uyuyarak ömrünün 1/3 ünü yatakta geçiren bir toplumuz biz. Ancak uyanmanın vakti gelmedi mi hala?

Tabii uyandıktan sonra Televizyon başına geçerek o insanı yoran, ruh dünyasını karartan, psikolojisini alt üst eden, cinnet noktasına getiren programları izlememek şartıyla…

Pınar Yeşiltay SEVİM / 06-02-2007

İzmir

 
Toplam blog
: 65
: 1800
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Biricik Sudelina'sının annesi, kitaplar ülkesinin sarışın prensesi, kocasının bir tanesi, İzmir/K..