Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Haziran '20

 
Kategori
Blog
 

Kitap Okumayan Eksik Kalır

Nerden bakarsak bakalım, hangi yolu tutarsak tutalım,  aynı yere varırız: Kitap okumayan eksik kalır. Peki neden mi? Hangi bakımdan mı? İzin verin anlatayım:

Okuduğumuz ortalama her 500 sayfa roman, kelime hazinemizi %0,5 zenginleştirir. Ya okumazsak ne mi olur? Sözcük daarcığımızı genişletemez; canımızı, derdimizi bildiğimiz, dilediğimiz gibi anlatamayız. Eksik, güdük kalır ifade gücümüz. Gayemizi net ifade edemeyince; mesafe uzar, varamayız hedefe.

Yeterince okumayınca kavram derinliği oluşmayan, soyut/somut irdeleme becerisi kısır kalan kişi; yabancı dilleri de kolay kolay, öyle hakkıyla öğrenemez. Kendi dilini öğrenemeyenin, lisan bilmesi mucizelere kalır. Kuş dili hariç tabii!

Kitap okumayınca: İyi dinleyemez, empati kuramayız. Okumayan, başkalarının fikirlerine, düşünce özgürlüğüne saygılı olmayı da algılayamaz haliyle. Dolap beygiri gibi döner durur etrafında! Bir onun alemi! Gerisini boş ver! Yalnızlığını, anlaşılmazlığını fark edemeden, geldiği gibi çeker gider aramızdan.

 Okumayı sevmeyen, düşünmeyi de gereksiz görür. Hem düşünüp ne edecek ki?! Elbet her soruna çözüm arayan birileri vardır! Ablam/abim niye yorsun kendini?! Okumak dediğin, bildiğin vakit kaybı!

Kitap okumayan, en bedava stres atma yönteminden de mahrum kalır. Parası varsa; terapistleri, psikologları zengin eder; yoksa, konu komşunun, dostlarının Kafsını şişirir! Cehaletinin bedelini yine başkalarına ödetir yani. Sorumluluk duygusu ona Fizan’dan daha uzaktır çünkü. O her arızayı kendinden başkasında aramayı alışıktır. Nefsine toz kondurmayı hiç aklına getirmez!

Kitap okumayan biri, öyle sık sık hayatı, dünyayı anlama, ters giden işleri düzeltme çabası da göstermez. Hem niye göstersin ki?! Bunca alim, ulema ne halt eder sonra?! Bunca bilim adamı boşa yetişmedi ya! Onlar bulsun çareyi. Amcam/teyzem, ne diye üzsün tatlı canını?!

Aha işte! “Kitap okumayanın hali n’olur?” gamı da bize kaldı gene! Onca kitabı oku. Sonra gel, el alemin derdine yan!

Acaba onların yaptığımı doğru? Bizde mi kitap okumasak? Kitap okudukça yorulan beynimiz bir yana… Düşüncesiz tipler yüzünden kalbimiz de ha bire kırılmakta… Biz el oğluna/kızına üzülürken… Onlar bizi; “ukalalıkla, çıkıntılıkla, çok bilmişlikle, her işe maydanoz olmak”la itham eder.

Gel de yanma olana! Sen ne dersiiinnn, onlar ne anlar?

En iyisi okumamak galiba. Bencilliğe giden en kestirme yoldur cehalet. Eksik kalmak kimin umrunda, elin derdini kim, neylesin?!

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara