​ Kıyma nasıl dondurulursa, gerekince daha çabuk ve sağlıklı çözülür? / Yemek - Mutfak / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '14

 
Kategori
Yemek - Mutfak
 

Kıyma nasıl dondurulursa, gerekince daha çabuk ve sağlıklı çözülür?

Kıyma nasıl dondurulursa, gerekince daha çabuk ve sağlıklı çözülür?
 

İşte bugün sizinle, farklı metodlar deneye deneye, nihayetinde en doğrusunu bulduğum ve acilen lazım olduğu anda, istediğim miktarda dondurulmuş kıymayı en hızlı ve sağlıklı şekilde çözmek için en iyi yöntem olduğuna inandığım, o çok gizli formülümü paylaşacağım. Ama başka kimseciklere söylemek yok. Aramızda! :)

 

Farz edin ki kıymayı kasaptan veya marketten aldınız ve eve geldiniz. Belki 500 gram belki 1 kg, her ne kadarsa artık... Diyelim ki hemen o anda kullanmayacaksınız ve ara ara yemeklerinize katarak ufak ufak miktarlarla, uzun sürede tüketmek niyetindesiniz. Eee derin dondurucuya nasıl kaldıracaksınız o zaman? Hadi bakalım cevap verin! I-ıh! İşte öyle değil... Aaaa hayır canım, ne alaka? Heh tabi tabi öyle yapın da, sonra çözülmek nedir bilmesin. Efendim efendiim? Sabahtan dışarı çıkarıp, akşamında kullanmak mı? Eyvaaah eyvah! :))

 

  


"Eeeh! O değil, bu değil... Biliyorsan lütfen anlat da, biz de aydınlanalım" dediğinizi duyar gibiyim kuzucuklarım:) Tamam o zaman, ricanızı kırmayıp, kendi denemelerimden yola çıkarak, bildiğim, duyduğum, işe yarayan ve yaramayan tüm yöntemleri, nedenleriyle anlatıyorum madem:)

Kıyma Dondururken ve Çözerken Yaptığımız Yanlışlar Nelermiş ki? :)

Yanlış 1: Kalın Kalıplar halinde saklamak

Ben eskiden kıymayı (diyelim ki 500 gr kıymayı) eve getirdiğimde ilk iş, göz kararı 100'er gramlık kadar 5 ayrı baton kalıba ayırır ve tek tek poşetleyip, derin dondurucuya kaldırırdım. Ama iş dönüşü akşama bir yemek hazırlarken, acilen içine katmak gerektiğinde, o kalıp haldeki miniminnacıcık kıyma bile, bekle bekle çözülmek nedir bilmezdi. Ocağı açıp, tencereye atsan, çevir çevir, hala tek parça... Demek ki bunu böyle yapmamak lazımmış. Bunu öğrendim, bu biiiiir!

Yanlış 2: Eti Naylon Poşet İçinde Sıcak Suda Bekletmek

Poşetle kaldırılan kıymaları ya da etleri, hızlı çözünsün diye poşetiyle birlikte sıcak suya daldıranlar olduğunu biliyorum. Aman diyim! Bu işlem de bakterilere zemin hazırlarmış, yapmasak iyi olur. Bu da ikiiii!

Yanlış 3: Mikrodalga ile çözündürmek

Tam anlamıyla yanlış demek hakkını yemek olur, mecbur kalında tabi ki de yapılabilir hatta benim de Mikrodalga ile ara sıra mecbur kalıp tavuk çözündürmüşlüğüm oldu zamanında. Ama gramajına kadar girip, ne kadar hassas ayar bile yapsam, tavukları sert bir şekilde hafiften pişirmeye de başladığı için yemeğin yumuşaklığını etkiledi diye pek sevmedim, bu da üüüç. Zaten herkesin evinde Mikrodalga olmadığına ve çok da masum bir alet olmadığı söylendiğine göre, bunu da geçiyorum:)

  

 Yanlış 4: Oda Sıcaklığında Çözündürmek

Bir kaç saat önce dolaptan çıkarsak da, oda sıcaklığında kendi kendine eritsek derseniz, böyle yapınca da sıcaklığın da etkisiyle bakteri üremesinin hızlanıyormuş mazalllah. Etti mi size dööört?

Yanlış 5: Buzdolabına Alarak Çözündürmek

Sabahtan veya bir gece öncesinden, sonra lazım olacağını hatırlayıp, -18C derecelik derin dondurucudan, +4 C derecelik buzdolabına aldınız diyelim... ki ben bunu, "altına uygun bir ekstra kap kullanarak, eriyen suların dolaba bulaşmasına engel olduğunuz müddetçe" iyi bir yöntem diye biliyordum, ama böyle bile olsa, bakteri üretimini durdursa da, çözülme işlemi nedeniyle suyunu dışa saldığınından, "besin değerinde kayıplara" sebep olduğu için uzmanlar tarafından tavsiye edilmiyormuş. Aaaa ama, deliriciyimmm! Bu da mı gol değil Hakim bey? :) İşte oldu beeeş!

"Beş kardeş de geliyor ama, yahu ne çok yanlış yapıyormuşuz böyle" demeyin:) Hem durun daha bitmedi ki... Bunları hep beraber öğrenelim ki, sebebini bir türlü bulamadığımız ama sık sık duyduğumuz gıda zehirlenmelerinin önüne geçelim, değil mi ama? Yoksa duyuyorum da, gün geçmiyor ki birinin motoru (!) bozulmasın, "Ay bilmemkim de alttan-üsten gidiyormuş", "fena feci cır cır olmuş" haberleri gelmesin:) Konunun önemini hatırlatması açısından açık konuşmakta fayda olduğuna kanaat getirdim bir an için. Kendime şaştım kaldım:)))

Dondururken uygulayacağımız pratik yöntemler, daha sonra hem çok daha kolayca çözdürmemize, hem de gıda zehirlenmelerini önlememize yardımcı olacaktır eminim.

 

  

Hiç yaptığınız olmadı mı sizin de? Kıymanın tamamını dondurucudan çıkarıp, eritip, bir kısmını kullanıp, kalanını o an lazım olmadığı için, yine dondurucuya koyarsınız. Mesala "bu kadar köfte bu akşamlık bize yeter" diye? Oysa lojistikte "soğuk zincirini kırmak" denilen bu işlem, öylesine yanlış ki, al sana göz göre bir cırcır sebebi! :))

Neymiş o zaman? İki lokma yemek uğruna zehirlenip, yatak döşek halsiz kalıp, arada da tuvalete depar atmak, hatta iğnelik, serumluk hale gelmek istemiyorsak, bundan böyle "buzu çözünen bir ürünü, asla ve asla tekrar dondurmuyormuşuz".

Marketten dondurucu reyonundan aldığınız ürünler için de bu konu geçerli... Eğer hemen kullanmayacaksanız, eve gelir gelmez hiç dışarda bekletmeden, hemen dondurucuya yerleştirin. Tavuk, balık, et gibi farklı farklı etleri, çeşitlerine göre birbirinden ayrı olarak paketleyip saklamaya özen gösterin.

  

Çiğ etlerle ellerinizi değdirerek bir işlem yaptığınızda, mümkünse tek seferlik eldivenlerden takın.

 

  

Yok eğer buna fırsat olmadıysa da ellerinizi ve kullandığınız kesme tahtası, kaşıklık, süzgeç, bıçak gibi malzemeleri ve eğer bulaştıysa mutfak tezgahını, etle, tavukla işiniz bitince, hiç bekletmeden, hemen iyice yıkayın.

 

  


  

Bazen kullanılan tavuk ya da et oldukça taze olmasına rağmen, zehirlenme vakaları duyarsınız hani? O neden olabiliyormuş biliyor musunuz? Hazırlanın! Şok olacaksınız!

Diyelim ki tavuk eti kestiğiniz bir kesme tahtası ve bıçak var kullandığınız... İyice yıkamadan, belki sadece şöyle bi' sudan geçirerek, bir müddet sonra da aynı kesme tahtasında, aynı bıçakla Salata hazırlıklarına başlıyorsunuz...

Orada oluşan ve gözle göremediğiniz zararlı bakteriler, sizin ruhunuz bile duymadan, sinsice domateslerinize bulaşıyor. Sonra da salatanın, o bakterilerin fink attığı kısmı, artık sofrada kimin şansına düşerse, o zavallıcık biraz sonra başlıyor barsak kramplarıyla kıvranmaya ve şekilden şekle girmeye...

Eee siz de kimi suçluyorsunuz? Aklınıza ilk gelen şaibeli ürün: tabi ki de bu konuda adı çıkmış 9'a, inmez 8'e olan "tavuk" oluyor gayr-i ihtiyari:)) Hiç aklına gelir mi insanın mis gibi yıkanmış, hatta belki kesmeden önce sirkeli suda bile bekletilmiş bir salatadan böyle bir şeyin olabileceği?

O yüzden tekrarlıyorum, çiğ et, kıyma, tavuk, balık için kullandığınız şeyleri, işiniz biter bitmez hemen iyice yıkamak önemli.

 

  

 

 

O zaman saklarken benim de uyguladığım Kolay Yöntemin Detayları Gelsin mi Artık? Haydi Başlıyorum!

Kıyma Nasıl Dondurulursa, Gerekince Daha Çabuk ve Sağlıklı Çözülür?

Kıymayı ilk alıp eve geldiğinizde, eğer hemen parçalara ayırmaya o anda zamanınız yoksa, hiç dışarda bırakmadan, hemen buzdolabına koymaya özen gösterin.

İlk fırsatınızda (mümkünse aynı gün içinde) daha sonra ne yapmak için kullanacağınızı ön görerek (mesela, yemeğe ilave etme, köfte yapma, burger köftesi hazırlama vs gibi) o miktarlara uygun şekilde göz kararı olarak belli miktarlarda ayırın.

 

  


Köfte Kıyması Saklama

Ben kıyma alır almaz, köfte için kullanacağım miktarı, hemen malzelerini ekleyerek hazırlayıp, bu şekilde ayrı bir plastik kutuda en altına ve aralarına yağlı kağıt sererek saklıyorum. Bu sayede kaba ve birbirlerine yapışmamış oluyorlar ve ihtiyacım olduğunda, istediğim kadar miktarını, çözülmesini beklemeden hemen kullanabiliyorum.

  

 Yemeklere İlave Edilecek Kıymanın Saklanması

Yemeklere tad vermesi için daha sonra kullanacağım kısmını ise yaklaşık 100'er gramlık miktarlarda tek tek bozdolabı poşetlerine alıyorum.

 

  

Sonra birer kullanımlık kıyma, poşetin içindeyken, düz bir tezgah üzerinde poşetin üzerinden elimle bastırarak, o kıymayı mümkün olduğu kadar incecik hale getiriyorum ve poşetin ağzını düğümlüyorum. Normal buzdolabı poşeti de olur, kendinden kilitlenen poşet de... Yeter ki hava kalmayacak ve sonradan hava almayacak şekilde sıkıca kapatılabilsin.

 

  

Hem bu sayede, olur da daha sonra, değişik bir yemek için kullanmam gerekir ve bu minik miktar bile az veya fazla gelirse, ince olduğu için kolayca kırarak ya da keserek, istediğim miktarı ayarlayabilirim. Harika değil mi ama? :)

 

  


Derin dondurucudaki diğer malzemelerden tamamen ayrı olarak muhafaza etmek için, sonrasında tek tek tüm poşetleri, bir kapalı kabın veya poşetin içine toplu olarak koyup, ağzını iyice kapatıyorum. Aynı mantıkla bir başka yöntem olarak, kıymaları, aralarına yağlı kağıt koyarak yine ince katmanlar halinde de paketleyebilirsiniz tabi:)

 

 

Yoksa Güzel Bir Hamburger mi Yapacaksınız?

Eğer Hamburger köftesi hazırlayacaksam da, her biri için ayırdığım büyüklükte kıymaların arasına yine yağlı kağıt koyarak, donsalar da, birbirlerine yapışmamalarını sağlıyorum.

Üşenmeyip, baştan yapılan bu işlemler, sonrasında büyük kolaylık ve zaman tasarrufu sağlıyor:) Herkese tavsiye ederim:)

 

www.usengecsef.com

www.facebook.com/usengecsef

www.twitter.com/usengecsef

www.instagram.com/usengecsef

 
Toplam blog
: 230
: 5958
Kayıt tarihi
: 03.04.13
 
 

Öncelikle "Üşengeç Şef"e olan ilginiz için sizlere teşekkür ederim. "Şef" denilince aklınıza heme..