- Kategori
- Çocuk Psikolojisi
Kızımı yetiştirirken...

Kızıma...
Evet benim güzeller güzeli kızım. Henüz 3, 5 yaşındasın. Yaşamın kıyısında emeklediğin şu günlerde hergün biraz daha büyüyor ve öğreniyorsun. Her yeni gün sana hayata dair dersler veriyor. Hepimiz böyle başladık, korkma. Bu dersler ve dersleri takip eden sınavlar hiç bitmeyecek. Sende birgün inşallah benim gibi anne olduğunda sadece kendi derslerinle değil, çocuğunun dersleri ile de ilgileneceksin.
Evet seni ve hayat derslerini de takip ediyorum, öğreniyorum. Umarım doğru olanı yapıyorumdur. Çünkü benim tualim sen, sonuçta çıkacak resimse kişiliğin olacak. Bu yüzden sana benim fırça darbelerimle Nasıl öğrendiğini anatmak istedim. Belki birgün neden ben böyleyim derken bu yazı sana yol gösterecek.
DÜŞMEK: Şu an küçüksün ve yaşıtların gibi düşüyorsun, çok canın yanıyor biliyorum. İleride de bazen verdiğin kararlar neticesinde belki fiziksel olarak değil ama psikolojik olarak düşecek ya da tökezleyeceksin. Bu yüzden bazen seni kaldırmıyorum, kendin kalkıyorsun. Bunu öğrenmelisin. Her zaman yanında seni kaldıracak insanlar bulamayabilirsin. Kendin kalkmayı öğrenmelisin.
CEZA: Bazen hata yapıyorsun ve sana ceza veriyorum. En sevdiğin şeyleri belki de bir an için elinden alıyorum. Unutma benim cezalarım hep insaflı olacak. Keşke hep annem ceza verseydi diyeceksin, çünkü hayat bezen küçücük zannettiğin hatalara bile öyle büyük cezalar verir ki, bir anlık dikkatsizliğin hayatına bile mal olailir. Her hareketine dikkat et. O hep takipte...
SABIRSIZLIK: Kendi istediklerinin hep ön planda olmasını istersin. Önce senin karnın doymalı. Beklemeye hiç tahammül edemezsin. Tuvalete gideceksen çarşı ortasında, lokantada, kırda piknikte, WC sırasında çocuk olarak sana hemen bir yer ayarlanmalı. Buna ben de karşı çıkamıyorum. Şimdilik. Sonuçları deneme yanılma ile öğrendim çünki. Ama sakın yanılma bu sadece çocuk olduğun için, ömrün hep sıra beklemekle geçecek. Birilerinin senden önce gelmiş olması, yapmış olması, istemiş olması, elde etmiş olmasını bir süre sonra normal karşılayacak, senin zamanını ve sıranı beklemeyi öğreneceksin.
DOYUMSUZLUK: Giydiklerin ve yediklerin benim elimden gelenin en iyisi. Bunlar benim senin için oluşturabildiğim şartlar. Şu an yeryüzünde senin imkanlarına sahip olamayan milyonlarca çocuk var. Açlık ve yoksullukla büyüyen. Ama bunun yanında çok şanslı çocuklar var en lüx mağazalardan giyinip, en iyi dadılardan asalet öğrenen. Bunlar hayatının her döneminde daha iyiler ve daha kötüler olarak karşına çıkacak. Buna anlam verebilmen için bu resme doğru yerden bakmayı öğrenmelisin. Benim sana verdiğim görgü ve terbiye her zaman sana duracağın yeri gösterecektir.
ŞIMARIKLIK: Şımarıklıklar insana dert açar. Onu insanların gözünde küçültür ve eleştiriye açık hale getirir. Şimdiden kulaktan kulağa eleştirildiğini görmek beni de üzer. Bu yüzden kusura bakma seni şımartmıyorum. Buna neden olmamak için şımarmana bile izin vermiyorum. Benden sana tavsiye: Kimsenin seni şımartmasına fırsat verme. Bu senin gözünde o insanı anlıkta olsa yüceltecektir ama unutma bu tür duygular alışkanlık yapar. Ve sana güven değil aşağılama duygusunu verir. Sakın kanma.
AÇGÖZLÜLÜK: Bazen marketlerde gezerken her gördüğünü almak istiyorsun. Bazen sadece imkanların dahilinde yaşamalısın. Fazlası için çaba sarfetmeli ve zamanı geldiğinde tadını çıkarmalısın. Zamansız ve emeksiz elde edilen gereksiz her türlü şey çok geçmeden anlamını yitirir ve kendi kendini değersiz kılar. Senin olan herşeyin değerli olması için uygun zamanda vermeyi bekliyorum.
Karşılaştırılmalar hep olacak. Aynı şimdiki gibi. O çocuk daha zeki, bu kız daha güzel, bu adam daha zengin ve niceleri. Bıkacaksın. Şu an sana saçını tarayalım da Ayşe'den daha güzel ol demiyorum. En güzeli benim kızım da demiyorum. Ama şunu unutma sen benim için her şeyden ve herkesten daha özelsin.
Bunlar sadece şu an yazabildiklerim. Sana verdiğim emek ve sabrın meyvesini senden sevgi dolu, dürüst bir birey olarak yaşadığını gördüğümde alacağım. BEKLİYORUM...