​ Kızımın resim defteri sendromu / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '07

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Kızımın resim defteri sendromu

Kızımın resim defteri sendromu
 

Kızımı bu akşam almak bana düştü. Ve kreşi arayarak kızımı benim işyerine bırakmalarını söyledim ve kreş sorumlusu müdüre hanım gereğini yapmak sureti ile ufaklığı benim işyerime gönderdi. Ne zaman ufaklık işyerime gelse müthiş bir keyif alır, isterki her gün kendisini ben alayım kreşten.

Ve benimde iş yerinden çıkma saatim gelmişti. Ufaklık her zamanki gibi belirtilen saatte geldi ve ufaklığı bana teslim ettiler. Ufaklık her zaman olduğu gibi, kuruldu arabanın arkasına ve beraber eve doğru yolculuğa başladık.
Ben her zaman olduğu gibi gününün nasıl geçtiğini sorarım, ve yine aynı şekilde sordum

-İdiş nasıl geçti bu gün.
-Anlatmıyorum işte.
-Hayırdır neden anlatmıyorsun. Kötü geçti diyemi anlatmak istemiyorsun yoksa.
-Yoruluyorum anlatmaktanda o yüzden.
-Eh yani Prenses insanda hiç anlatmaktan yorulurmuymuş?
-Yorulurmuş tabi. Ben yoruluyorum işte.
-İyi o zaman anlatma.

Bir süre konuşmadan yolculuğumuz devam eder ve bizim ufaklık dayanamaz ve başlar konuşmaya.

-Babacım.
-Efendim prenses.
-Bu gün öğretmenim ödev verdi? Biliyormusun ne ödevi verdi?
-Söylersen öğreneceğim ne ödevi verdiğini, öğretmeninin.
-Sincabı tanıyacakmışız. Sincaplarla ilgili bilgi toplayın dedi öğretmenim.
-Güzel. Nasıl olsa yarın tatil. Annenle bu konuda bir çalışma yaparsınız artık.
-Ama öğretmenim dediki, okula gelirken sincap resimleride getirin dedi.
-Öylemi.
-Yaaaaaaaaa.
-İyi o zaman, şimdi giderken uğrayalım kırtasiyelere ve kitapçılara bakalım sincap resmi bulabilecekmiyiz.
-Tamam.

Yolumuzun üzerindeki kırtasiyelerin yoğun olduğu bir yere uğradık ve arabayı otoparka park ettikten sonra kırtasiyeleri ve kitapçıları dolaşmaya başladık. Gariptir, hiç bir yerde tek bir tane bile sincap resmi yoktu.
Ve bizim ufaklık başladı orada resim defteri isterim diye.

-Baba.
-Efendim İdiş. Bana resim defteri alsana.
-Varya senin resim defterin.
-Hayır hiçte bilem yok. Bittiki benim resim defterim.
-İdiş annen sana bir top beyaz kağıt almadımı. Onlardan daha çok var.
-Ama onlar ayrı, resim defteri ayrı.
-Neden ayrı olsun. Sonuçta o kağıtlarıda resim yapmak için kullanmıyormusun.
-Banane işte, ben resim defteri istiyorum.
-Olmaz küçük hanım.
-Ne olursun baba.
-Olmaz İdiş.
-Ya baba bana resim defteri al.
-İdiş olmaz dedim ya.
-Banane al işte al.
-Olmaz.
-Resim defteri istiyorum baba. Ne olursun resim defteri al. Yoksa ağlarım.
-Ağlarsan ağla. Almıyacağım. Hemde param yok.
-Yalancısın işte yalancısın. Sincap resmi nasıl alacaktın paran yoksa.
-İdiş yalan söylemiyorum işte. Şimdi bir yerlerden sincap resmi bulursak, onu alacak kadar para var cebimde. O parayı resim defterine verirsek, nasıl alacağız sincap resmi.
-Annemden iste sende.
-Annendede yoksa ne yapacağız?
-Banane ben istiyorum resim defteri. Al işte. Yoksa seni anneme söylerim.
-Ne yapacak annen bana.
-Sana kızar işte, "niye kızıma resim defteri almadın" diye.
-Yok ya.
-Kızar işte. Yemekte verme diyeceğim anneme.
-Çok gaddarsın be İdiş.
-Banane istiyorum işte resim defteri.
-İdiş şu anda resim defterine ihtiyacın varmı gerçekten. Evde bol miktarda kağıt yokmu. Onları zaten bol bol kullanıyorsun.
-Banane ben re sim def te ri is ti yo rummmmmmmmmmmmmmm
-Bağırma.
-İstiyorum işte. İstiyorum.
-Tamam. Alıcam.
-Alacakmısınnnn. Oleyyyyyyyyyyyyyyyyyy. Babacım seni çok seviyorum.
-Hadi ordan yıkamacı yağlamacı.
-Ben yıkamacı yağlamacı değilim.
-Tabi tabi değilsin.

Bir kırtasiyenin önünde durduk ve içeri girdik.
-Hadi İdiş seç bakalım bir tane resim defteri kendine.
-Şunu istyorum babacım.
-İdiş o kadar büyük resim defterini ne yapacaksın. Ufak bir tane seçsene kızım.
-Bunu istiyorum baba.
-İdiş o çok büyük.
-Ben bunu istiyorum.
-Of İdiş ya.
-Banane bunu istiyorum işte.
-İyi hadi al o zaman.
-Baba boya kalemide alırmısın.
-Yapma ya.
-Baba ne olursun.
-İdiş ev boya kalemi dolu. Koyacak yer yok. Bir sürü. Saysam en az 500 tane boya kalemi çıkar.
-Benim sadece pastel boyalarım var. Kuru boyam hiç yok.
-Yok ya. Benim gözlerim yanlış görüyor herhalde. Hanfendi senin boya kalemlerini arkandan kimin topladığını unutuyorsun.
-Baba ne olursun boya kalemide al.
-Olmaz. Resim defteri aldım. Boya kalemi kesinlike olmaz prenses.
-Ya baba lüffen. (Lütfen kelimesini lüffen diye kullanır)
-İdiş olmaz. Hesapta resim defteri almakta yoktu, ama bak aldım. Boya kalemi almam. Öce elindekileri kullan ve onlar bitsin söz alacağım.
-Baba gerçek diyorum. Benim boya kalemim hiç kalmadı.
-İdiş.
-Ne var baba.
-Burnun uzuyor.
-Hani nasıl uzuyor. Uzamıyor işte. Ne olursun baba boya kalemide al.
-İdiş olmaz dedim. Uzatma. Hadi gidiyoruz.
-Baba ne olursun diyorum ya. Anlamıyormusun?
-Yok İdiş anlamıyorum.
-Ağlarım ama.
-Ağlarsan ağla. Ondan sonrada herkes sana baksın.
-Ya baba ya.
-İdiş.
-Ne var baba. Ne var.
-Resim defterinide almaktan vazgeçeceğim. Bilesin.
-Ya baba ne olursun boya kalemide al...
-İdiş az sonra resim defterinide almaktan vazgeçeceğim eğer acele edip arabaya binmezsen.
-Of baba ya. Of baba ya.
-İdiş bak bu durumu öğretmenine söylerim. Evde boya kalemeri olmasına rağmen, yine İdil boya kalemi alıyor ve müsriflik yapıyor diye.
-Hani şikayetçilik kötü bir şeydi.
-İdiş hadi bin arabaya.
-İbo amcayada uğrayalım.

İbrahim beyde alış veriş yaptığımız kırtasiyenin hemen bitişiğindeki ahbabımız olan eczacı bey.
-Tamam uğrayalım.
-Ama fazla oturmak yok.
-Tamam.
Bir sürede İbrahim beyle sohbet ettikten sonra oradanda ayrıldık ve çıkarken iyi akşamlar faslı sonrasında bizim ufaklık İbrahim beye demezmi "İyi akşamlar zilli zarife." diye
Aslıda bu lafı İbrahim bey devamlı İdil için kullanır ve ne zaman bir araya gelsek İbrahim beyle, İdil'e "Gel bakalım zilli Zarife." der İbrahim bey ve yılların birikimi olsa gerek bzim kızda İbrahim beye aynı şekilde karşılık vermeye başladı. Na yaparsın işte çocuk. Anlamak zor.

Eve geldik ve hemen odasına kapanarak başladı resim yapmaya. Taaki yemek saati gelene kadar.


Not: Resimdeki kız kızım İdiş'in ta kendisi.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..