​ Gaymaklı baklavam gibim datlı mı / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '07

 
Kategori
Sinema
 

Gaymaklı baklavam gibim datlı mı

Gaymaklı baklavam gibim datlı mı
 

Gara Bayram'ı bilirmisiniz?

Benimkide soru yani. Tabiki bilirsiniz.

Gara Bayram'ı bilmeyen varmıdır acep. Hani şu yılanların öcündeki Gara Bayram'ı diyorum. Başkasından bahsettiğimi sanıyorsanız yanılırsınız.

Ya deli Haceli'yi bilirmisiniz. Hani şu Deli Hacel'i. Bilirsiniz tabi. Köyün meydanının tam orta yerine ev yapmak isteyen Deli Haceli.

Foseptik çukurunu Gara Bayram'ın evininin hemen önüne, yani kendi evinin arkasına yapmak için çabalayan Deli Haceli'yi.

Ne mücdeleydi ama Gara Bayram ile Deli Haceli'nin mücadelesi.
Onların mücadelesi müthiştide, o müthişliği canlı kılan ve izleyiciyi koltuğa mıhlayan oyunculuklara ne demeli?

Ne demeli o muhteşem oyunculuklara? Her sahnesinin ayrı bir tad olduğu ve her sahnesinin, her anının bu denli güzel icra edildiği kaç yerli yapıma rastlayabilirsiniz.

Roman zaten tartışmasız harika bir roman.

Yılanların Öcü. Fakir Baykurt'un eşsiz romanı.

O Fakir Baykurt'ki Köy Enstitülerinin yılmaz neferi ve o Fakir Baykurt'ki TÖS'ün kurulmasında büyük emekleri olan edebiyatçımız.

Şimdi hangisini yazsam acep diye düşünüyorum.

Gara Bayram ile Deli Haceli'nin o müthiş çekişmesi ve Kadir İnanır ve Erdal Özyağcılar'ın o muhteşem oyuculuklarınımı, yoksa Fakir Baykurt'un edebiyatçılığınımı.

Doğrusu kaldım iki arada bir derede.

Ama dostlar ne yalan söyleyeyim Yılanların Öcü filmininde tadı damağımda kalmadı dersem yalan olur.

Her bir oyuncusunun muhteşem oyuculuklar sergilediği, ve her oyuncunun o güzelim senaryoyu alıp uçurduğu o muhteşem filmi unutmak imkansız.

Köy hayatını ve köy yaşamını çok iyi incelemiş ve irdelemiş olan Fakir Baykurt, Yılanların Öcü adlı romanında, köyün meydanına ev yapmak için muhtarla birlikte, türlü dalavereler çeviren aza Deli Haceli, köyün meydanına cephe evi olan Iraz ana ile oğlu Gara Bayram'ın, Deli Haceli'ye ve köyde lafı sözü dinlene gelen ihtiyar heyetine karşı vermiş olduğu o eşsiz ve onurlu mücadelenin resmedilmesini sağlamış ve ortaya muhteşem bir baş yapıt çıkarmış.

Türk köylüsünün bilincini, bilinç altında yatanları, çelişkilerini, isteklerini ve tepkilerini en iyi yansıtan edebiyatçımızdı Fakir Baykurt. 1950 ile 1970 yılları arasındaki dönemde köy edebiyatı hareketinin önde gelen ismi oldu.


Yavuzer Çetinkaya Yılanların Öcü filmini son derece mükemmel bir şekilde senaryolaştırmış ve Şerif Gören bu güzel romanın, o güzelim senaryosunu mükemmel bir şekilde yöneterek, bir çok ödül almayı başarmış.

Bir çok ödülü alma başarısını gösteren Yılanların Öcünde, sadece Fakir Baykurt, Yavuzer Çetinkaya, Şerif Gören, Kadir İnanır, Fatma Girik, Erdal Özyağcılar yok.
Bu isimlere ilaveten filmin müziklerini yapan kim diyecek olursanız, oda ülkemizin eşsiz müzik ve bağlama üstadı Arif Sağ.

Ve hiç kuşki yokki, filme müthiş değer katan ve oyunculukları ile filmi uçuran diğer oyuncularda Nur Sürer gibi bir yetenek, Serpil Çamaklı gibi yılların oyuncusu, İhsan Yüce gibi yılların eskitemediği muhteşem bir karakter, ve tabiki Savaş Yurttaş gibi, televizyon tarihinin en eski yeteneği. İşte bu muhteşem kadro bir arada olur ise izlenmez mi?

Ve ortaya muhteşem bir baş yapıt çıkmazmı?

Hep sorar dururum kendi kendime, onca zor şartlarda ve koşullarda, o muhteşem yapıtları çıkaran Türk sinema sektörü neden bu gün doğru dürüst yapımlar çıkaramıyor.

Hakikaten bu durum beni hayli üzüyor.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..