- Kategori
- Haber
Koca adam Anıl gitti

22 yaşında fidan gibi, hayatın daha ne olduğunu bilmiyor, her şeyin başında ama en zor sınavla karşı karşıya kaldı. Canı çok yandı ama o yılmadı çünkü yaşaması gereken önünde çok güzel bir hayat vardı, hayalleri vardı gerçekleştirmesi gereken…
Anıl kan kanseri ile savaşıyordu, mayıs ayında ALL teşhisi konuldu ve kemoterapi görmeye başladı. Daha önceki “Sadece bir tüp kan” yazımda bahsettiğim gibi ALL kan kanserinin bir çeşidi ve en çok çocuklarda ve gençlerde görülüyor. Tedavisi uzun ve zor olan bu hastalıktan kurtulan hasta sayısı her geçen yıl artmakta, Anıl’ın şanssızlığı aldığı kemoterapilerden sonra hemen ilik nakli yapılamadığından hastalığı tekrar nüksetti. Tekrar hastaneye yattı ve tekrar kemoterapi almaya başladı, nötropeni’ye (bağışıklık sisteminin çökmesi) girdi. Anıl’a bulunamayan ilik haberi bu dönemde geldi, evet ilik bulunmuştu. Altıda altı uymasa da artık Anıl için bir umut vardı. Bu arada akciğerlerinde mantar oldu, bir ciğerin tamamı diğer ciğerin yarısını kaplamıştı. Bu yüzden kan değerleri yükselemiyor ve nötropeni’den çıkamıyordu.
Geçen hafta içerisinde Anıl’ın halası ve oğlu beni ziyarete geldiler, beni gördüklerinde Anıl için daha da çok umutlandılar. Gaziantep’e getirip tedavisine burada devam edebilir miyiz diye düşündüler. Ertesi gün hastaneye gittiğimde hocamla görüştüm ve bana çok umutlu şeyler söylemedi.” Akciğerleri mantar kaplamışsa yerinden oynatmasınlar” dedi ki ben anlamıştım ne demek istediğini…
Ailesine bunu tam olarak anlatamadım ve konuşurken bile canım çok yandı. Anıl gidecekti, o taze fidan, daha hayatın ne olduğunu bilmeyen koca adam gidecekti, üstüne konduramadım.
Bugün sabaha karşı dörtte, koca adam o illet hastalığa pes dedi. Anıl gitti ve ben bu yazıyı yazarken ağlıyorum, çok üzgünüm. Aynı hastalığı yaşadım ne olduğunu çok iyi biliyorum. Tedavi sırasında çekilen çile düşmana bile dilenmez.
Anıl seni bu akşam televizyonda gördüm ilk defa, sesini duymayı çok istedim ama sen iyi olmadığın için konuşamadık. Ben seni görmeden çok sevdim, çünkü bu hastalığa yakalanan insanlar bence çok özel kişiler… Belki savaşı kazanamadın ama ne kadar direndiğini azda olsa biliyorum. Ailen beni ziyarete geldiğinde senin ne kadar hayat dolu olduğunu anlattı bana, sana hep dua ettim. Keşkeleri sevmiyorum ama hayatımızda hep var olmak zorunda işte, keşke senin için yapabileceğim daha fazla şey olsaydı, keşke seni tanıyabilseydim de daha çok sevseydim.
Anıl mekanın cennet senin o yüzden olsun demiyorum, rahat uyu, artık acıların bitti.
UMARIM GALATASARAY BU YIL SENİN İÇİN ŞAMPİYON OLUR…