- Kategori
- Gündelik Yaşam
Konformizmin yaptığına bakın!

Kelime anlamı itibari ile atalete, kolaya, rahatlığa meyillilik anlamına gelen konformizm hayatımızın amacı haline geldiğini görmeyen yoktur. Neden bu kadar caziptir, atalet. Bu şekilde söylendiğinde itici gibi görünüyor, konfor arıyoruz demek daha kulağa hoş gelebilir; çünkü insan doğası gereği harekete değil hareketsizliğe eğilimlidir. Hareket için bir itici güce ihtiyacı vardır, dış veya iç.
İşyerlerimizden çıkarak koştura koştura, sıkışık trafikte diğer araçların önüne direksiyonu kırarak, yaya kaldırımlarında önceliği aracımıza vererek, eve TV izlemeye gidiyoruz demişti bir dostum bir zamanlar. İronik değil mi?
Bedenimiz, iç veya dış bir kaldıraç olmasa taş gibi yerinde durmak, yatmak, kalkmamak ister. Bu onun doğasıdır ama insanoğlunun değil.
Enerjimiz, bizim hayatımızı kolaylaştıracak şeylerin dışında harekete geçmez, örneğin gönüllü bir faaliyetin içerisinde olmaz, çok çok “para vereyim başkaları benim yerime yapsın” der. Hatta gönüllü faaliyetleri boş iş olarak görür. Bu onun doğasında vardır ama insanoğlunun değil.
Oysaki kolay hayatı olanlarla zorluklarla mücadele edenler arasında, hayat karşısında kim güçlüdür sorusunu sorsak, sanırım, kolayı tercih ederek yumuşayan insanı işaret etmeyiz!
Duygusal olarak, medyanın bizde uyandırdığı duygu sellerini kopyalarız, dizi filmlerle ağlarız, haberlerle kinleniriz, filmlerde aşık oluruz, komedi programlarında güleriz. Hatta gülünmeyecek bir şey olduğunda dahi arka fondaki gülme efekti ile gülmemiz gerekliliği üzerine şartlanırız. Ya da toplumun havasını çekeriz içimize, korku dolu bir toplum bizim korkularımızı besler, birbirine söven aile içerisinde öfkemizi bileyleriz. Aynen bir hayvan gibi; dostuna kuyruk sallar düşmanımıza hırlarız. Bu, hayvanın doğasında vardır ama insanoğlunun değil.
Zihinsel olarak, çözüm üretmek zor gelir, kolayımıza ise fikirleri kopyalamak, taklit etmek gelir. Oysaki fikirlerin gelişimi için ellerin hareket etmesine ihtiyaç vardır. Bugün antropologlar, elleri bağlı bir bebeğin konuşma yeteneğini bile geliştiremediğinden bahseder. Ülkemizdeki patent sayısından bellidir, bu durum.
İnsanoğlunun doğasında ne vardır?
İlerlemek
Süreklilikte irade koymak
Bize taş atsalar da insanları sevmek
Birleşmeye götüren fikirler üretmek, uygulamak
Yani uygarlaşmak!
“Tek bir şeye ihtiyacımız var: Çalışmak” M.K.Atatürk