​ Kooperatifler saadet zinciri değildir / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '13

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Kooperatifler saadet zinciri değildir

Kooperatifler saadet zinciri değildir
 

 

Geçtiğimiz günlerde televizyonlarda yeni kurulan bir kooperatifin ortak bulmak için uzun dönemden beri süren yüksek maliyetli reklam kampanyası dikkatimi çekti. Reklamlarda öylesi ifadeler kullanılıyordu ki. Tarım sektöründe bugüne kadar faaliyet gösteren dev gibi kooperatiflerimizin yapamadığı işleri bir çırpıda çözüyorlardı. Kooperatifçiliğe yıllarca hizmet vermiş devlet içinde ve dışında onca yönetici ve çalışanın şaşkın bakışları arasında bu kooperatif bir anda mucize projelerle ortaya çıkmıştı. Kurulan yeni kooperatifler sınırlı kaynaklarla oluşturdukları kooperatifleri, geçmişte yaşanan olumsuzluklardan uzak tutmaya özen göstererek, büyütmeye, kendilerini ortaklarına ve kamuoyuna ispat etme ve tanıtma çabasında iken yeni bir kooperatif hiçbir yatırımı olmadan sınırlı sayıdaki kurucu ortakları, muhtemelen sınırlı miktardaki sermeye payları ile yüksek maliyetli reklamlarla ekranları süslüyordu. Tarım sektörünün yıllardan beri bir türlü çare bulamadığı üretim ve pazarlama sorunlarını vaat ettikleri sayıları binleri aşan projelerle çözüyorlardı.

Tabii bu arada çevremdeki tarım sektörü ile ilgili insanlar ve basından arkadaşlar böyle bir oluşumun nasıl ortaya çıktığını, nasıl oluyor da daha kurulma aşamasında iken büyük reklam harcamaları ve büyük vaatler ile ortaya çıktığını birbirlerine soruyorlardı. Bende kendimce hemen web sayfalarını taradım konu ile ilgili haberlere göz attım. İlgililerden bilgi almaya çalıştım. 25 civarındaki kişinin kurduğu kooperatif, yöneticileri ve çalışanları çeşitli şehirleri gezmiş, kooperatiflerinin projelerini tanıtmıştı. Bu konuda yapılan haberlerde çelişkili açıklamalara yer veriliyordu. Kimi haberde kooperatifin tesisleri olduğu, kimi haberde de projeler ile tesislerin kurulacağı anlatılıyordu. Ortada gerçekleşen projeden çok ortaklardan toplanan kaynaklarla yapılacak binlerce proje önerileri vardı.

Kooperatif daha yeni kurulmuşken, daha ortakları ile tarım ve pazarlama adına bir faaliyet gerçekleştirmeden yerelde kendilerini ortaya koymadan ülke genelinde yeni ortaklar bularak birden büyüme ve kaynak toplama kampanyasına başlamışlardı. Bir zamanlar titan zincirini hatırlatan ifadelerle ortak olacaklara mavi boncuk dağıtıyorlardı. Hatta tarım sektörü ile ilgili daha önce deneyimi bulunmayan insanlara dahi hayvancılık konusunda girdi temini, uygun şartlarda kredi ve pazarlama hizmetleri vereceklerini öneriyorlardı. Ama mevcut konum ve faaliyetleri ile ortada henüz böylesi bir hizmet yoktu. Herşey bir proje ve vaatten ibaretti.

Web sayfasından verilen telefonu aradım. Yıllardan beri hizmet ettiğim kooperatifçilik hareketi ve proje deneyimlerim çerçevesinde yer alan tanıdık, deneyimli ve güven veren bir yüz, tanıdık bir ses aradım. Böylesi büyük reklam bütçesi ile yola çıkan kooperatifin web sayfasından gerek ana sözleşme gerekse yönetim kurulu üyelerini öğrenmek istedim. Birde çevremdeki insanların biz kooperatif kurmada zorlanırken böylesi büyük bir reklam harcaması ile neden ve nasıl böyle bir kooperatif kurulmuş? Ne yapmak istiyorlar? Amaçları ve hedefleri nedir?  Gibi sordukları sorular benimde aklıma takıldı. Ne yazık ki tatmin edici bir sonuca ulaşamadım. Yasaların ve yetkililerin bizler için yarattığı iyi niyetli fırsatların niçin bizlerce böylesi bir şekilde kullanıldığı noktasında rahatsızlık duydum. Kooperatifin kurulmasına devlet müdahale etmemişti. Yasalar önümüzü açmıştı. Yetkililer kolaylıklar göstermişti.  Ama neden bu kişiler daha kendilerini ispat etmeden kooperatifçilik hareketini bir saadet zinciri gibi gösterme çabasına girmişlerdi.

Bu resim bana bir zamanlar ortağı olduğum konut kooperatifinde yaşadıklarımı ve sahilde bir arsa kooperatifine ortak olan yakınlarımın yaşadıklarını hatırlattı. Kooperatif kurucularının oluşturdukları ekibin içine sonradan ortak olan kişileri almak istememelerini, hatta denetim kurulu içinde bile yer vermek istememelerini, her konuda çok açık bilgi vermekten kaçınmalarını, hatta görevli personellerin bile ortaklarına bilgi vermeden kaçınmalarını, kooperatiflere giren ve çıkan ortaklara yönelik uygulamaları hatırladım. Yönetim işinin kooperatifin ortaklarına hizmet eder konumdan çıkıp bir grup kişiye profesyonel bir gelir getirici konuma dönüştürülmesini, her biri ülkenin bir tarafına dağılmış ortakların genel kurullara bile gelmekte güçlük çektiklerini ve ortakların çaresizliklerini anımsadım.

Bu olayları kooperatifçiliği yıpratmak için haber yapanları ve kürsülerden bu olaylar ile kooperatifçiliği karalayanları düşündüm. Tabii birde son yıllarda proje yapma adına Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yapılan çalışmaları, toplantıları, size büyük paralar kazandıracağız diye proje için ön para toplamak isteyen kişileri ve grupları. Bu gelişmeler ile ilgili beni arayan dostlarımı, arkadaşlarımı ve tarımsal örgütlerin yönetici ve çalışanlarını aklımdan geçirdim. Hatta ziraat odalarımızdan bazı yöneticilerle görüştüm. Onlarında benim gibi tereddütlü olduklarını ve tüm ziraat odalarının da bu konuda uyarıldıklarını öğrendiğimde yalnız olmadığımı anladım. Ziraat Odalarının duyarlılığını da takdirle karşıladım. Bu konularda en büyük korku Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planının kabul edildiği ve en üst açıklamalar yapıldığı ortamda, yetkililerin olumlu mesaj ve desteklerinin verildiği bir süreçte yeni kurulan kooperatiflerde yöneticilerin yıpratıcı hatalar yapmasıdır. Kooperatif hareketinin yeniden çıkışının engellenmesidir. 

Öncelikle hepimizin bilmesi gereken ve göz önüne alınması gereken husus kooperatifleri yatırımcılar için kolay kazanç kapısı değildir. Özellikle de tarımsal üretim ve pazarlamada ortakların daha dün bu işe başlayıp kazanç elde edecekleri alan değildir. Tarım sektöründe çalışmak bilgi ve beceri isteyen bir faaliyettir. Tarıma yatırım yapmak isteyenlerin de bankaya para yatırıp faiz geliri elde eder gibi bir gelir elde etmeleri mümkün değildir. Ayrıca kooperatifler birilerinin çalıştığı birilerinin de gelir elde ettiği yapılar hiç değildir. Kooperatifler sosyal ve ekonomik olarak bir dayanışma yerleridir Kooperatifler ortaklarının sınırlı kaynaklarını ülkedeki yasalar çerçevesinde kayıtlı ekonomi içinde değerlendiren ve makul gelir düzeyleri ile üretici ve tüketicileri dikkate alan, sosyal hedefleri de olan sosyo ekonomik oluşumlardır.

Kooperatifler ticari bir ortaklık yapısıdır. Kooperatif ortakları kooperatifin zararından da sorumludurlar. Ayrıca öylesi kolay kazanç elde edilmesi de günümüz şartlarında o kadar mümkün değildir. Toplumsal sosyal görevleri de olan kooperatiflerin sadece gelire odaklanması da günümüz kooperatifçilik hareketinin şiddetle karşı çıktığı bir görüştür. Kooperatifçilik hareketinde doğaya ve insana saygılı aşırı gelir hırsı içinde olmayan üretimden tüketime kadar demokratik hak ve adaleti dikkate alan bir düşünce hâkimdir. Kooperatifçiliğin gelişmiş olduğu ülkelerde sosyal politikalarda kamunun sosyal hizmetlerinin önemli bir kısmını da kooperatifler üstlenmektedir. Yüksek gelir beklentisi içinde olan kişilerin ve grupların kooperatif değil ticari şirket çatısı altında toplanmaları kendileri için daha uygundur.

Sonuç olarak; kooperatifçilik 150 yılı aşan deneyimler sonucu ortaya konulan uluslararası ilkeleri olan, ilkeleri doğrultusunda kurulan ve yönetilen, toplumsal değerlere önem veren sosyo ekonomik örgütlenmelerdir. Bu ilkeleri dikkate almayan oluşumları kooperatif olarak nitelemek doğru değildir. Birleşmiş Milletlerin 2012 yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan etmesinde temel neden kooperatiflerin yoksulluk karşısında sosyal ve ekonomik avantajları ve başarılarıdır.   Kooperatifler doğru, şeffaf, bilgilendirici, demokratik, toplumsal sorumlulukla hareket etmek zorundadır. Aldatıcı reklamlardan özellikle kaçınılmalıdır. Kooperatif yöneticileri uygulamaları ile topluma örnek olmalıdırlar. Kooperatifleri bir saadet zinciri gibi göstermekten özellikle kaçınmalıdırlar.  

 
Toplam blog
: 416
: 790
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..