​ Köprü / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '07

 
Kategori
Anılar
 

Köprü

Köprü
 

Bir köprü düşleyin. Taştan yapılmış. Eski kullanılmayan. Altından akan su elinizi uzatsanız avuçlarınızda... O kadar alçak bir köprü. Sol tarafı ağaçlarla kaplı bir tepeye, sağ yanı dereye paralel uzanmış bir eski köprü. Şimdi ne özelliği var bu köprünün neden anlatıyorsun diyebilirsiniz. Gözünüzü kapatın ve düşleyin. Bu köprünün üstündesiniz, mangalı arabadan indirmişsiniz. Oturaklar zaten aşağıda, et ve tavuk parçalarını hazırlamışsınız. Azıcık uğraş sonunda mangal nazlanmaktan cayıp tutuşmaya başlamış. Duman dört yanı almış, gidiyor. Seyyar masayı kurup üstünü donatıyorsunuz. Yalnız değilsiniz bu doğa köşesinde. Az ilerde kısa boylu, bıyıklı orta yaşta bir adam, balık tutmaya çalışıyor. Çalışıyor çünkü daha hiç tutamamış, ama kızmıyor aksine gözleri parlıyor. Rastgele diyorum, Sağol diyor, hiç tutabildin mi diyorum.

Nerde diye karşılık veriyor. Gel benim tavukları yiyelim diyorum, sonra devam edersin. Nazlanmıyor, geliyor yanıma yeni közlenen mangala tavuk parçalarından koyuyoruz. Bekliyoruz kızarmasını. Ben diyor yurt dışından emekliyim. Boş zamanlarımda hem vakit geçiriyorum, hem hava alıyorum. Bende yazarım diyorum. Kafamı boşaltmak için geldim buraya. Desene ben tekrar doldurdum kafanı diyor. Hayır diyorum tam tersine, iyi oldu yoksa biraz sonra sıkılıp dönerdim. Bir yandan su sesi, bir yandan kuş sesleri dolduruyor kulaklarımızı. Yavaşça hava kararmaya başlıyor. Dönme vakti. Sönen mangalı ve diğer eşyaları topluyoruz. Tekrar buluşmak üzere ayrılıyoruz. Bir dahaki sefere sana bu köprünün öyküsünü anlatacağım diyor adam, tamam diyorum. Ayrılıyoruz. Aklım köprüde ve öyküsünde kalıyor ama bekleyeceğim, başka çare yok.

 
Toplam blog
: 405
: 914
Kayıt tarihi
: 19.04.07
 
 

Okumayı ve kendimce yazmayı severim. Samimi eleştirilere açık biriyimdir. ..