Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Anılar
 

Köprüyü yuttum

Siz hiç birine benzetildiniz mi bilmem ama ben benzetildim. 1984 – 1989 yılları arası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Sayın Bedrettin Dalan’a. Gerçekten de epey benziyorum kafamın dış yapısına göre. Bu benzerliği ilk defa Çatalca’da bir zabıta memuru fark etti o zaman.

Ankara’dan misafirlerim gelmişti. Onlarla birlikte Çatalca’nın İnceğiz köyü mağaralarının bulunduğu yere pikniğe gittik. O gün akşama kadar yiyip, içip eğlendikten sonra akşama doğru arabalarımıza binerek yola çıktık. Köy yolundan anayola inerken yol ağzında trafik polislerinin, araçları ve sürücüleri kontrol ettiklerini gördüm. Önümüzde epey taşıt durdurulmuştu. Durumlarına göre hareket ediyorlardı. Ceza yazılanlar da oldu. Sıra benim ve arkamda bulunan misafirlerin bulunduğu arabalara geldi. Polis bana doğru geldi!.. Beni görünce, gözlerinde bir parlama! oldu ve;
- Aman Allah’ım !.. dedi. Ben de;
- Öyledir, dedim. Çünkü benzetildiğimi anlamıştım.
- “Buyurun Sayın Başkanım”, diyerek bana ve yanımdakilere yol verdi. Bu sayede kontrolden kurtulmuş olduk.

Okula lokum getirdi bizim sevdiğimiz M. Soydeğer adındaki arkadaş , öğretmenler ve öğrencilere ikram olsun, diye. Benim acele bir işim vardı o sırada. İki tane lokum alıp ağzıma attım ve gideceğim yere gittim. Biraz sonra ağzımda bir boşluk hissettim. Ağzımda bulunan dört dişlik köprü uçup gitmiiiş. Maalesef lokum köprüye yapışmış, kendisi ile birlikte köprüyü de alıp mideye götürmüş. Ertesi günü Bakırköy Devlet Hastanesine gittim.

Dahiliye bölümünde sıraya girdim. Bu arada bir hemşire beni süzüyor. Önce aldırış etmedim. Sonra yine göz ucuyla kontrol ettim, yine bana bakıyor. “Acaba” diyorum, “ Hoşuna mı gittim”, diye düşünüyorum. Ben bakarken kendisi gözlerini kaçırıyordu. Hep bakışmalarla geçti vakit. Muayene başladı. Benim Hariciye bölümüne gitmem gerekiyormuş. Oraya gittim. Kapıyı tıklatıp içeri girdiğimde yine o hemşire ile karşılaştık. Bana “ Ya arkadaş” dedi. Ben durumu ancak o zaman anlayabildim. “Tamam, tamam, beni benzettiniz değil mi” diyerek . “ Dalan mı ?” dedim.” Hay Allah”, dedi. Doktora “Doktor Bey, bu arkadaşın işini hemen hallediverin” dedi. Durumu anlattım. Acil olarak film çektirildi ve kalın bağırsakta “köprü” göründü. Yapılacak bir şey yok diyerek beni gönderdiler. Köprünün ne zaman ve nasıl çıktığını anlayamadım.

Ünlülere benzemek gerçekten çok güzel. İstanbul’da yürürken pek çok kişi arkamdan “ Dalan’a bak”, “Dalan geçiyor” derlerdi. Ben de kendi halimce mutlu oluyordum.

 
Toplam blog
: 21
: 1192
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

31 Ocak 1948 doğumluyum. Babamın adı Osman, annem Şerife'dir. İlkokulu Kayaönü (Aspıras), ortaokulu ..