​ Korku dağları bekler / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '07

 
Kategori
Futbol
 

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler
 

Maç öncesi “Beşiktaş, Sakarya engelini kolay geçer.” şeklinde düşünenler yanıldılar. Siyah-beyazlılar bir anlamda lige veda müsabakalarına çıkan rakiplerini üstelik 57 dakika bir kişi fazla oynamalarına rağmen yenemediler. Bu puan kaybında en önemli etken Beşiktaş’ın kulübesi ve sahadaki oyuncularıyla hep birlikte uyguladığı “küçük düşmenin ürünü” ucuz stratejisi idi. Son beş maçındaki performansına baktığımızda genelde tek farklı ve gol yemeden kazanan Beşiktaş, rakip gözetmeksizin ısrarla benimsediği kontrol futbolunun bedelini hiç ummadığı Sakaryaspor maçında ödedi. Dönem dönem ilk yarıdaki 1–1 lik Kayseri Erciyesspor maçıyla benzerlikler gösteren karşılaşmayı izleyen Beşiktaşlılar, “Sonucu benzemesin” diye iç geçirdikleri bir esnada Cangele’nin golünü Runje’nin kalesinde gördüler. Ligin son sırasında, 57 dakika on kişi oynayan ve üstelik maçın hiçbir anında “Çanakkale geçilmez” e seğirtmeyen Sakaryaspor karşısında, Beşiktaş’ın 1–0 öne geçip oyunu rölantiye almasını ve attığı tek golle kazanmayı hedeflemesini bu saatten sonra kimse Beşiktaş taraftarına açıklayamaz. Bakmayın siz Tigana’nın “Pazar günü oynasak yenerdik.” beyanatına, Beşiktaş taraftarı şampiyonluk yolunda bu kadar inandırılmışken, PAF takımı ile de çıkılsa 10 kişilik Sakaryaspor’a takılmayı düşünmez. O şeref (!) küçük düşünen Fransız teknik adama ait...

“Bu yenilgi sonrasında Beşiktaş’ın şampiyonluk şansı nedir?” diye soracak olursanız Akaretler cephesinde değişen bir şey yok. Tabi bu söylemimizdeki ana etken Beşiktaş’ın Fenerbahçe ile oynayacağı bir lig maçı olmasından. Yoksa Beşiktaş camiası için Sakaryaspor maçı rüyadan uyanmakla eş anlamlı olurdu. Futbolcusu ve teknik adamıyla hep birlikte Camp Nou’da Barcelona maçı oynarmışçasına attığı golün üzerine yatan bu takım, her şeyden önce kendisine “Kara Kartal” lakabını getiren ve o kartallar gibi saldıran takım değil. Şimdi sormak istiyorum, 1-0 dan sonra Ricardinho ve Delgado’yu bile “ileri gitmeyin” diye uyaran Tigana mı teknik adam, yoksa 85’te iki Beşiktaşlıyı çalımlayıp beraberlik golünü atan Cangele mi teknik bir adam? Eğer her ikisi de teknik adamsa, ben ikincisini tercih ederim.
Bobo’lu ve Bobo’suz iki farklı şablonla oynayan Beşiktaş maça Bobosuz taktiği olan 4–2–3–1 ile başladı. Ön libero mevkiinde Kleberson uzun aradan sonra görev alırken, Brezilyalı oyuncu oyunda kaldığı süre boyunca akıl almaz top kayıpları yaptı. “Mazereti ve maç eksiği var.” deyip geçelim. Fakat ne hikmetse ısrarla sol kanatta oynatılan Burak’ın ilk yarıda harcadığı 2 net pozisyon Beşiktaş’ın 2 puanına mal olduysa orada durup düşünelim. Yakaladığı iki pozisyonda da son vuruşlarını sol ayakla yapmak zorunda kalan Burak’ı Beşiktaş’ın sol kanadına münasip görenler hem siyah-beyazlıların şampiyonluk ümitlerine hem de genç Burak’ın yeşil sahalardaki geleceğine turp sıkıyorlar. Burak bu takımda forvet oynar, sağ açık oynar hatta ön libero bile oynar ama sol kanatta oynamaz, oynayamaz. Maçı izlemeyenler için durumu şöyle anlatalım: Burak sol kanatta oynayacağına, çiftetelli oynasa gözü daha az tırmalardı.

İbrahim Akın kadro dışı bırakılmıştır ve anlaşılır bir karardır, İbrahim Üzülmez sakattır ve diyecek bir şey yoktur. Ancak tüm kamuoyunun “genç futbolcu” diye melediği bir dönemde Aydın Karabulut’u alıp da sol kanatta oynatma cesaretini gösteremiyorsanız, “Ben Giuly’leri, Henry’leri yetiştirdim.” diye de caka satmayacaksınız. Aydın Karabulut 10 kişilik Sakarya önünde oynamayacaksa, ne zaman oynayacak? Bu maçlarda bile güvenilip oyuna sokulamayacaksa daha ne kadar kadroda tutulacak? Aydın Hertha Berlin’den “geleceği çok parlak” nidaları eşliğinde Bobo ile birlikte getirilmedi mi? Ya da şöyle soralım Bobo’ya verilen şansın ne kadarı Aydın’a verildi? Biliyorum cevap yok. Çünkü 10 kişilik Sakaryaspor’un üzerine gitmeye korkanlar, Aydın’ı takıma koyup da puan kaybetmekten de korkarlar.
Netice itibariyle Sakaryaspor-Beşiktaş maçının en kısa özeti: “Korku dağları bekler, Beşiktaş’ı beklemez.” şeklinde yazılabilir. Ne de olsa ustaca taktiği ve oyun görüşü ile siyah-beyazlılara 1 puan kazandıran (!) mösyö 1–0 ı yeterli gördükçe becerili forvetler kendisine ders vermeye devam edecekler. İzleyelim görelim...

 
Toplam blog
: 235
: 717
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..