Korku / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '12

 
Kategori
İlişkiler
 

Korku

Korku
 

Etrafımızdaki kocaman dünyaya o küçük penceremizden bakarız. Kapıdan çıkıp, çevremizi saran güzelliklere adım atmak istediğimizde bazen bunu yapmamıza engel olan tek şey üstesinden gelemediğimiz korkularımızdır.

Korku soyut bir kavram olsa da herkesin aşina olduğu bir şey değil mi?. Sebebi herkesin hayatının bir döneminde bu duyguyu hissetmiş olsa gerek. Korku somut, elle tutulur bir kavram olmamasına rağmen ortak hissiyattan ötürü herkesin şıp diye saniyesinde kavradığı bir şey. Benim ilgimi çeken şey ise şu; acaba korkmak iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi? Bence bu korkunun kalitesine bağlı. Yani hissettiğim korku duygusunun altında yatan nedenin yüceliğine bağlı. Birinin gazabından ötürü duyduğum bir korku mu yaşadığım yoksa aman ya bu işi yüzüme gözüme bulaştırır da ona layık olamazsam diye duyulan bir korku mu? Bence korkuyu yapıcı ya da yıkıcı bir etken haline getiren ayrım burada.

Mesela ilkokuldayken öğretmenim derslerime iyi çalışıp başarılı bir öğrenci olmamı isterdi. Ödevlerimi yapmadığım zamanlarda ise haklı olarak kızardı. Benim açımdan ise durum şöyle özetlenebilir; ödevlerimi yapmadığımda sınıfın gerisine düşerdim. Onları tekrar yakalamam, bilgi ve birikim olarak onlarla tekrar aynı seviyeye gelmem çok zaman alırdı. Genel gidişattan kopardım belli bir süreliğine ki bu da kendimi kötü hissetmeme sebep olurdu. Ayrıca bir sonraki sınavda fazla başarılı olamamam da cabası. Yani ödevleri yapmamamın bana sebep olduğu bunca sıkıntıya bir baksanıza. Ödevleri yaptığım zamanlarda genelde şu şekilde düşünürdüm; “ya şunu yapayım bitsin de yine fırça yemiyim”. Şimdi düşünüyorum da başka türlü düşünebilseydim eğer, korkumun ardında yatan sebep şu olabilseydi; “bana bu kadar emek harcıyor bu insan. Üstelik tek arzusu benim kendimi en iyi şekilde geliştirebilmem. Benim iyiliğimi düşünen bu insanın bana olan inancını boşa çıkarmamalıyım. Ya onun bu iyiliklerine karşılık ben ona layık bir öğrenci olamazsam?” Olaya bu şekilde yaklaşmış olsaydım ne kaybederdim ki? Şuna eminim ki eğer böylesine bir korku oluşabilseydi içimde çok daha neşeli ve verimli bir ilkokul dönemi yaşardım. Bu tip bir korkunun bana çok daha faydası dokunurdu. Herşeyden önemlisi bir insanı, öğretmenimi çok daha fazla mutlu etmiş olurdum. 

 
Toplam blog
: 12
: 555
Kayıt tarihi
: 21.06.12
 
 

Birbirimize olan yaklaşımımızı değiştirdiğimizde dünyanın daha yaşanılabilir bir yer haline gelec..