- Kategori
- Psikoloji
Korkularımız kaderimiz midir?

"KORKU" bir sinema türü olarak güzel. Çay, mısır, çekirdek ve şamata eşliğinde arkadaşlarla birlikte izlediğiniz bir korku filmi eğlencelidir. Çok korkunçtu çok eğlendik deriz :) (Bu kadar basit değil tabiki. Neden korku filmleri çeker ve izleriz? Bu ayrı bir tartışma konusu) Film olduğunu bilmenin rahatlığıyla izleriz.
Peki bizim gerçek korkularımız? Günlük hayatımızı, geleceğimizi, seçimlerimizi etkileyen, bazen hayatı çekilmez hale getiren korkularımız neler?
Karanlık, yükseklik, derinlik, topluluk önünde konuşma, fırtına, örümcek, kapalı yerde kalma, açık alan korkusu v.b. korkularımızla yaşamak zorunda mıyız yoksa onlardan kurtulmanın bir yolu var mı?
Korkularınız nedeniyle yaşadığınız sıkıntıları, kaçırdığınız fırsatları, güzel anları bir düşünün... Yükseklik korkunuz nedeniyle uçağa binemediğiniz için gitmek istediğiniz bir ülkeye gidemiyor veya çok uzun bir yolculuktan sonra ulaşabiliyorsunuz. Derinlik korkunuz nedeniyle açıklarda yüzemiyor, kapalı yerde kalma korkunuz yüzünden 12. kata yürüyerek çıkıyorsunuz (gerçi bu sağlık adına iyi birşey ama...) Örnekleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz.
Korkuların (fobi) nedenleri genetik, biyolojik veya çevresel kökenli olabilir. Nasıl ve ne zaman başlarsa başlasın korku hayatımızı ve bizi teslim aldıysa tedavi zamanı gelmiş demektir. Korkularımız engellerimizdir. Ve eğer istersek bu engellerden sonsuza kadar kurtulabiliriz.
Korku tedavisi için hipnoterapi, ilaç tedavisi ve çeşitli psikoterapik yöntemler kullanılmaktadır. En sık kullanılan yöntem yüzleştirme tedavisidir. Bu tedavide kişi korku yaratan obje veya olayla karşı karşıya getirilir ve bu sırada ortaya çıkan duyguları ile başetmesi öğretilir. Tedavinin süresi kişiye ve korkunun şiddetine göre değişir.
Korkulardan kurtulmak için bir başka etkili yöntem EFT (duygusal özgürleşme tekniği) dir.Korkuya neden olan veya korkunun neden olduğu duyguyu bulup onu nötralize eder.Basit korkular (örümcek, yılan...yükseklik..) genellikle 1 seans sonrasında hayatınızdan çıkıp giderler.Daha karmaşık bileşenlere sahip korkular için daha uzun süre çalışmak gerekebilir.
Kendi deneyimlerimden örnek vermem gerekirse;bir binada 4.kattan daha yükseğe çıkamayan ben "gideceğimiz yer kaçıncı katta" sorusunu sormuyorum, fırtınalı gecelerde yorganın altına girip dehşet içinde fırtınanın geçmesini beklemiyorum, elektirikler kesildiğinde panik halinde mum aramıyorum artık.....korkusuz hayat ne kadar rahat :))
Korkularınızla sonsuza kadar vedalaşmanız dileğiyle...