- Kategori
- Psikoloji
Affetme reçetesi

Affetmek...Belki de mutluluk yolculuğunun başında yapmamız gereken ilk eylem.
Affedecek veya affedilecek bir şeyim yok diyorsanız biraz daha düşünün derim. Geçmişinizde bıraktığınız (daha doğrusu bıraktığınız sandığınız, hesaplaşmadan üstünü örttüğünüz ) deneyimleriniz veya birileri var mı? Onu asla affetmeyeceğim...kendimi asla affetmeyeceğim ...böyle bir şeyi nasıl affederim...böyle bir şeyi nasıl yaptım.... dediğiniz oldu mu ?
Affetmek / Affedememek çok geniş ve derin bir konu.İçinde kin, nefret, hayal kırıklığı, üzüntü, öfke, çare
Affetmek kendimiz veya başkasının yaptığı olumsuz eylemleri haklı görmek, boşvermek, üstünü örtmek, unutmak değil.Nedenleri ve sonuçları görmek, anlamak, hesaplaşmak ve yola daha özgür, daha sağlıklı devam etmektir. Affetmek bir farkındalık sürecidir.Sürecin doğru bir şekilde yaşanması ve sağlıklı bir şekilde sonlandırılması gerekir.
Affetmek kendi fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığımız için gerekli. Kendimizi veya bir başkasını affetmeyi başaramadığımızda, olumsuz duyguları bütün ağırlığı ile yanımızda taşımaya devam ederiz.Ve artık biliniyor ki olumsuz duygular sadece kendimizi kötü hissetmemize neden olmuyor, aynı zamanda birçok hastalığa zemin hazırlıyor.Örneğin çağımızın hastalığı kanserle ilgili yapılan araştırmalar, kanser hastalarında çözümleyemedikleri bir duygusal travma sonucu kendilerine yönlendirdikleri öfke duygusunun olduğunu ortaya koyuyor.
Gerçek bir affediş sürecinde bize yardımcı olacak birçok yöntem var.Nefes teknikleri , meditasyon EFT ilk aklıma gelen etkin yöntemlerden.Birçok psikoterapist de bu yöntemleri terapilerinde kullanıyor.
Affetme üzerinde çalışan 2 psikanalist, Nicole Fabre ve Gabrielle Rubin’in Fransız Psychologies Dergisi’nde yayınlanan “ Affetme Reçetesi”ni de paylaşmak isterim sizlerle.
Sevgilerimle....
Bu reçete Yeni Aktuel Dergisi’nin 107. sayısında yayınlanmıştır.
Affetme Reçetesi
1-Artık acı çekmemeye karar vermek
Maruz kaldığınız zarar devam ediyorsa, affetme sürecinin başlaması söz konusu değil. Fakat buna nasıl son verilecek? Şu veya bu nedenle uğradığı hayalkırıklığı ya da ihanet nedeniyle çektiği acıdan dolayı eli kolu bağlanmış durumda olanlar için ilk aşama "artık acı çekmeyeceğim" kararını almak! Bunu yapmak için acınızın sorumlusuyla kendi aranıza bir mesafe koymanız gerekiyor. Fiziki ve psikolojik bütünlüğünüzün söz konusu olduğu bazı önemli durumlarda, birinci aşamaya geçmenin tek yolu yargıya başvurmak. Bunu yaparak zarar veren sorumluluğuyla karşı karşıya bırakılır. Örneğin sizi taciz eden birini affetmek onu adalete teslim etmeye engel değildir. Filozof Simone Weil'in dediği gibi "Sadece cezalandırabildiklerimizi affedebiliriz." Toplum adına hareket eden adalet; hatayı, suçluyu ve neden olduğu acıyı objektif bir şekilde değerlendirir. Fakat unutmayın, zarara uğrayan sadece isterse affeder!
2-Bir hatanın olduğunu kabul etmek
Geçmiş silinemez, dolayısıyla yapılanı unutmaya çalışmak boş. Savunma mekanizmamızla acıyı, nefreti ve kini bilinçaltımıza iteriz. Fakat bu, yıkıcı etkilerin daha şiddetli hissedilmesine neden olur. Size bu duyguları hissettireni bir hatanın suçlusu olarak görmek kendiniz ve hayatınız için şart. Psikanalist Gabrielle Rubin'e göre böyle düşünmek insanın kendisiyle yeni bir bağ kurmasına izin veriyor. Bu, psikosomatik hastalıkların gelişmesini ve yeniden aynı duyguların yaşanmasını da engelliyor.
3-Kızgınlığını ifade etmek
Affetmek için "kurban" "cellat"ına kızgın olmalı. Yani kendi acısını tanımalı ve ondan kurtulabileceğini kabul etmeli. Saldırganlık, kızgınlık ve nefret başlangıçta gerekli ve sağlıklı bir psikolojik durumun göstergesi. Kurban kendisine yapılanı inkâr ettiği zaman maruz kaldığı şeyi kendi üstüne almış oluyor. Rubin'in de söylediği gibi, "Nefret çok şiddetli bir duygudur ve yok edilemez. Ancak bu duyguyu hatayı işleyene yönlendiremiyorsanız, süreç size karşı işleyecektir", ki bu da kendi kendini yıkıma götürme riskini körüklüyor.
Kızgınlığını, nefretini hatayı yapana doğrudan ifade etmek çok nadir görülen bir durum. Çünkü hata yapan kendini suçlu olarak görmüyor ya da kurban üzerinde öyle bir etki yaratıyor ki zarar gören hiçbir tepki vermeye cüret edemiyor. Buna rağmen insan kendi içinde bütün bunlardan bağımsızlaşma sürecine girebilir. Bir deftere hissettiklerini yazma, güvendiği bir insana açılma ya da durum çok acı vericiyse psikoterapiste danışma faydalı yöntemlerden.
4-Suçlu hissetmeyi bırakma
Affedecek tarafta olanların büyük bölümü paradoksal olarak başlarına gelenden dolayı kendisini suçlu hisseder. Tam olarak neden yaralandığımızı anlamaya çalışmak, bu duyguyla ona eşlik eden acıyı ilişkilendirmemize izin verir. Yaralanmış hissettiğimiz nedir? Gururumuz mu, ünümüz mü ya da fiziki bütünlüğümüz mü? Bu soruya yanıt vermek Nicole Fabre'ın deyimiyle "Temize çıkmaya yani başınıza gelenlerde sorumluluğunuzun olmadığını anlamaya yardımcı olur." "Başka şekilde davranmadığım için affedilmezim" düşüncesinden kurtulmak şart. Tecavüz gibi dramatik durumlarda kendini affetmek, hayata devam etmek için vazgeçilmez bir koşul.
5-Size zarar vereni anlayın
Nefret ve kin saldırganlığın devam etmesine neden olabilir. Ancak bir süreden sonra bu durum kişide yıkıcı etkilerini göstermeye başlar. Bundan kurtulmak için kendinizi suçlu olanın yerine koymak iyi bir yöntem. Bu, bize kendimizi kötü hissettiren şeye bir anlam katar ve hatta bazı durumlarda da "kabul edilebilir" kılar. Suçluyu anlamak sadece onu affetmek amacına yönelik olmayabilir. Onun zayıflıklarını da tanımaya yardımcı olur. Filozof Paul Ricoeur'e kulak verelim: "İnsanları, ne kadar canice olursa olsun, sadece bu davranışlarıyla sınırlı düşünmeyin."
6-Kendine zaman tanıma
Affetmek asla olanları unutmak değildir. Çok çabuk affetmek kimseye kendini daha iyi hissettirmez. Önerilen, bunun kendiliğinden olması. Psikanalist Nicole Fabre "Bu sürecin aktif bir parçası olsanız da kendinize zaman tanıyın" diyor. Çok çabuk gerçekleşen bir af, suçlu tarafından tamamen aklanma olarak algılanabileceği gibi, affeden tarafın da kendini kandırmasına, bilinçsizce kin ve nefret hissetmeye devam etmesine neden olacaktır.