- Kategori
- Hayvanlar Alemi
Korkulu Bir Rüya

Aman ne korkunç, ne ürkütücü bir rüyaydı o! Bütün gece kabuslar içerisinde kıvrandı durdu... İşte, balık pazarındaki gezintinin, kavkılıların kaynaştığı tezgahların önünde uzun süre kalmanın sonucuydu bu. Onu rüyasında korkutan, bilhassa deniz örümcekleri (deniz yengeçleri) olmuştu. Bu müthiş hayvanlar, onu rüyasında muazzam bir ağ içerisine hapsedip, korkunç kıskaçları arasına almaya çalışıyorlardı... Öfff... Aman ne kabustu!
Neyse ki, insan uyanınca, görmekte olduğu korkulu rüya da sona eriyor. Yeryüzünde, Güney Amerika ve Guyana' da yaşayan, el kadar büyüklükteki örümcekler, yani migale' ler bir yana bırakılırsa, dev örümcekler olmadığını biliyoruz. Yoksa, sabah güneşinde pırıldayan, üzerine çiy düşmüş örümcek ağlarının dört bir yanı sardığını düşünürsek halimiz ne olurdu?
Kaldı ki, küçük örümcek, yani bir köşeye sinerek ya da ipekten ağının ortasında bekleyip avını gözleyen gerçek örümcek bile, ufak olmasına rağmen hayli tehlikelidir. Örümceğin çenesinde, zehir salgılayan bezlerin bağlı bulunduğu çengeller vardır. Hayvan, çengelleriyle ısırdığı avını zehiriyle hareketsiz hale getirir. Örümcek sokması insana da oldukça ağrı verir. Lakin, örümcek kendisini tehlikede görmedikçe insana zararlı olmaz. Avını da öldürmek için değil, yıldırım çarpmış gibi kımıldayamaz hale getirmek maksadıyla zehirler. Örümcek etçil bir hayvandır ve zehiriyle zararsız hale getirdiği böcekleri canlı olarak yer. İhtiyatlı bir hayvan olduğundan, daima yedek besin bulundurur.
Örümcek, ayrıca herhangi bir böcekten çok daha hünerlidir. Bu bakımdan hayvanlar aleminde böceklerin üzerinde yer alır. Zira örümcek, ilk bakışta zannedildiği gibi bir böcek değildir. Bunu, vücudundaki çeşitli ayrıntılardan anlayabiliriz. Böceklerde göğüs boşluğuna bağlı 6 bacak bulunur, örümceklerde ise vücudun ön kısmında, kafayla göğüs boşluğunun birleştiği yerde, 8 bacak vardır. Böceklerle örümcek arasında, organlar bakımından da farklar vardır. Örümcek, duyargasızdır. Başında, böceklerde olduğu gibi iri, bileşik gözler yoktur, 6 ya da 8 tane sade göz bulunur. İnce- uzun bacaklı tarla örümceğinin iki sade gözü vardır. Böceklerle örümcekler arasındaki temel farklılık ise şudur... Böcekler başkalaşma geçirir, örümcek geçirmez. Örümcek yavruları, ana örümceğin karnında özenle muhafaza ettiği ipek kesenin içerisindeki yumurtalardan tam gelişmiş olarak çıkarlar.
Yetişkin örümceklerle yavrular arasındaki doğuştan itibaren başlayan bu benzerlik, dişi örümcekteki analık ilgisinin gücünü açıklamaya yeter sanırım. Onun, kuluçkadaki yumurtalarına gösterdiği itina, yavrularına harcadığı emek, onlara sonsuz bağlılığı, örümceği en gelişmiş memeliler katına çıkarır.
Örümceğin 4 çift bacağından başka, ağzının ön kısmında da bir çift çene- ayak bulunur. Sekiz hareketli bacağı kıskaçlar ve çengellerle donanmıştır. Son derece duyarlı olan bu bacaklar, uçlarındaki kılcal tutamlar sayesinde en ufak titreşimleri algılar, ağ üzerinde meydana gelecek bütün hareketleri örümceğe haber verirler.
Örümceğin ağı, yani avlarını düşürdüğü tuzak, bir içgüdü harikasıdır. Avrupa' da görülen bir cins örümcek, sonbaharda, tıpkı tutumlu bir avcı gibi, tuzağını sabah kurar, akşam toplar. Daha doğrusu, belli belirsiz görünen ipekten ağını, sabah olunca, karnının dar ucundaki ağ bezlerinden salgılar, akşam olunca da yutar. Örümcek ağı son derece yapışkandır. O kadar ki, biz insanlar bile, üzerimize bulaştığı zaman, bu ağı zorlukla temizleriz. Bir sinek ya da bir yaban arısı bu ağa düştüğü zaman ne mi olur? Tuzaktaki hayvan çırpına dursun, sabırlı örümcek gelir, avının kanatlarını zehirler, bacaklarını kıskıvrak bağlar ve böylece onu hareketsiz hale getirir. Tabii sonra da avını yiyecektir.
Ağaçlı bir bahçe yolunda, dalların arasına gerilmiş, yeni bir örümcek ağı, insanı hayran bırakacak kadar muhteşemdir. Rüzgara meydan okuyan o çeşit çeşit köprüleri kurabilmek için, örümceğin ne kadar hünerli bir hayvan olması gerekir! İleride mühendis ya da mimar olacaklara iyi bir örnek, sanırım örümcek!..