- Kategori
- Sağlık
Korona virüs; sosyal mesafe
Son zamanlarda hayatımızı alt üst eden, evde kalmamıza neden olan bir virüs olayı var.
Tehlikeli bir virüs, kötü olaylara neden oluyor.
Şu anda hastaneler, yoğun bakımlar bu virüsün enfekte ettiği hastalar ile dolmak üzere.
Sağlık Bakanımız canla başla önlemler alıyor, ama vaka ve ölüm sayıları gün geçtikçe artıyor..
Geçenlerde bir canlı yayında, Sağlık Bakanımız, “elimizde önemli bir koz var, o da hastalanmamak” dedi.
Hastalanmamak için de önlemler almak gerekiyor.
Bunlardan birisi hapşırırken ve öksürürken ağzımızı elle değil de tek kullanımlık peçete ya da dirsek içi ile kapatmak.
Diğer bir yöntem “sosyal mesafe”yi korumak. Aslında bu terimi yanlış kullanıyoruz. “Fiziki mesafe” desek daha doğru olur. Bu mesafenin en az 1.5 olması gerektiğini birçok uzman söylüyor.
Ama geçenlerde yayınlanan bir makale kafaları karıştırdı.
Yazı Amerikan Tıp Derneği Dergisi'nde (Journal of the American Medical Association) da yayınlandı. Linki aşağıda;
https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/2763852
Bu yazıda araştırıcı, korona virüsün başka birine bulaşmaması için ortaya konulan 1.5 metrelik sosyal mesafenin 1930'lardan kalan bir hesaplama olduğunu, korona virüsün patojenik partikül ve damlacıklar, boyutlarına bakılmaksızın 7-8 metreye kadar taşınabileceğini ileri sürüyor.
İsteyen ukardaki linkini verdiğim makaleye bakabilir.