- Kategori
- Güncel
Köy Hayatının Zorluğunun Bedeli

Zordur köylü olmak, Türkiye’de. Köylü milletin efendisidir derler. Bir köylü olarak, evlenmek istersin. Kendi köylülerin bile sana köyde yaşamayı düşünürsen, kız vermezler. Köylü milletin efendisidir derler. Bu ülkede; "köylü milletin efendisi" sadece sözde kalmıış, kocaman ama kocaman bir yalan ibarettir. Şehirli kardeşlerin, üstün tezek kokuyor diye senden tiksinirler.
Siyasilerin, köyüne yol yapmazlar, yatırım yapmazlar. Bu ülkede hem ürettiğini yerler, hem de seni aşağılarlar. Bilim ve teknikten bihaber ürettiğin ürünlerini bedavaya almak isterler. Bilim ve teknik hakkında bilgin olmaması sanki senin suçundur.
Sonra; hiçbir zaman eli toprağa değmemiş insanlar, organik tarımdan dem vururlar. Bir yandan da hemen yanı başından akan dereyi satarlar da çocukken çimdiğin sulara, öylece bakakalırsın. Deren küçük bir su sızıntısına dönmüştür çünkü. Yoktur artık gürül, gürül akan derelerin. Ürettiğin ürünü şehirde yaşayan insanlar senin köylü olarak sattığın fiyatın beş katına yerler. İçin için köylüye, üreticiye gıcık olurlar. Köşe başlarını tutan kan emicilerin şehirlilerin de köylülerin de kanını emer, sınıflar oluşturur, köşeden iki zavallı sınıfın kavgasını desteklerler. Ne de olsa bu kan emici asalaklar, çatışmadan kavgadan beslenirler. Rus işgali, Yunan işgali kovamaz köylüyü köyünden de sözde kendi ülkenin siyasetçileri kovar ana yurdundan, ata yurdundan. Kökünü varsa kökünü söküp atarlar, mezarsız, susuz kalırsın. Çocuklarını okutursun, evlendirirsin. Kendi çocukların bile dönmez, dönemez köyüne. Çocukların dönse, damadın gelinin dönmez. Kısacası; köylü olmak zordur bu ülkede.