- Kategori
- Siyaset
Kozmik hücrelerimizdeki ABD…

“Dünyada hiçbir devlet görülmemiştir ki, yabancıların yardımları ile yücelmiş olsun”
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü her Türk vatandaşının biliyor olması gerekir. Ancak görünen o ki pek fazla kimse bilmiyor, veya bilmek istemiyor. Her ne hikmetse okullarımızda Mustafa’nın nasıl karga kovaladığı ballandıra ballandıra anlatılır da, bu cümlesi es geçilir. Bu gün konumuz eğitim sistemi değil. Bu yüzden şimdilik bunu bir tarafa bırakalım.
AKP’nin ısrarla “ABD projesi değil” dediği PKK açılımının ‘fikir babası’ Henri Barkey, uzun yıllara yayılan planın ayrıntılarını bile itiraf etti. Kademe kademe uygulanan planın başarıya ulaşması için daha uzun bir yol olduğunu kaydeden Barkey ‘acemi’ olarak nitelediği AKP’ye “Açılımda yalpalama!” mesajı vermeyi de ihmal etmedi.
CIA ajanı David Phillps’le birlikte yazdığı Kürt raporları ile AKP iktidarına “sözde açılım” ın yol haritasını hazırlayan ABD’li Profesör Henri Barkey, ABD’nin Türkiye’nin yararına çalıştığını iddia etti. Barkey, Hürriyet’e verdiği mülakatta, “ABD, Kürt sorununun Türkiye’deki istikrarsızlığın en önemli sebebi olduğunu anladı. Dolayısıyla, bu sorunun, hele 1991’den sonra Kuzey Irak’ta Kürt oluşumunun gerçekleşmesiyle de daha fazla çözülmesinden yana oldu. ABD’nin Öcalan’ın yakalanmasındaki rolünü de bu açıdan değerlendirmek lazım” diye konuştu. Raporda, açılım için istedikleri gibi bir lider bulamamaktan yakınan Henri Barkey, AKP’ye de Irak’ın kuzeyine yönelik açılımının ABD’yi çok mutlu ettiğini söyledi. Barkey sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin yeni Irak ve Kuzey Irak politikası Amerika’da çok hoş bir sürpriz olarak karşılandı. Zira bu değişime kadar Washington Ankara’yı bu konuda bir problem olarak görüyordu. Zaten teskereden sonra çok büyük sıkıntılar yaşandı iki ülke arasında, biliyorsunuz. Bu yeni politikayla ilişkilerde 180 derecelik bir dönüş oldu. Bu noktada krediyi sadece AKP’ye değil Dışişleri bürokrasisinde çalışan birkaç diplomata da vermek gerek.
Raporun detaylarını merak edenler okumuştur. Bir yabancı devletin iç işlerine karışmayı kendine en doğal hak olarak gören ABD programcıları açık açık söylemekten bile kaçınmıyorlar. O kişilere asla kızmıyorum. Cumhurbaşkanımız, “siz sorunlarınızı çözmezseniz başkası gelir çözer” diyebiliyorsa, elin ABD lisi, terbiyesizliğini, sömürü emel ve politikalarını alenen anlatır. Birileri de hala çıkıp, kürt açılımı dedikleri şeyin kendi kafalarından çıkmış bir plan olduğunu iddia ederler. Okuma, düşünme ve araştırma özürlülerde inanır, alkışlar. Bu sayede de halka gerçekleri anlatmaya çalışanlar sürülür, tutuklanır, liboşlar, dönme aydınlar, çakma liberaller, her dönemin adamı fırıldaklar baş tacı olur.
Ne acıdır ki, kendimiz için bırakın bir eylem yapmayı artık düşünmüyoruz bile. Yandaki resimde görülen beyler ve daha niceleri bizim adımıza düşünüyor, karar veriyor, hükümetleri de uyguluyor.
Öcalan’ı paketleyip Rahmetli Ecevit’e teslim ettiklerinde bu günkü uygulamaları ondan beklemişlerdi. Ancak o bölünmeye direnince başına gelenler ortada. Emirlerine “başüstüne” demeyen Ecevit’i bu gün faşistlikle suçlayabiliyorlar.
Görülüyor ki, bu günküler Ecevit’in hatasına(?) düşmemeğe kararlı. Raporu incelerseniz, “ne pahasına olursa olsun açılıma devam” sözünün bile nereden geldiğini hayretle göreceksiniz.
Ancak unutulmamalıdır ki, sessiz yanardağ eteklerine şehir kurmak tehlikelidir. Aniden patlar ve o şehri yok eder.
2009/ 3 Ocak