​ Kral kesilmek...Bir İspanyol masalı / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '10

 
Kategori
Magazin
 

Kral kesilmek...Bir İspanyol masalı

Kral kesilmek...Bir İspanyol masalı
 

Tavana bakacağına, kral babana baksaydın Elena! http://daserste.ndr.de royally/spanien


Kralı kesmek değil maksat, asıp kestiklerine şöyle bir göz atmak.

Bu dünyadan geçen kralların sayısını tespit etmek mümkün olsa…

Adam başına kaç kral düşerdi?

Yarım kral? Çeyrek kral? Kirli sakallı, kirli fikirli, fikir yoksunu…

Hangileri kendi halkının gerçekten yüzünü güldürdü?

Ölüm:

Yüzde kaçını, atlas ipekten yatağında yakaladı?

Melek Azrail Hazretleri:

İşini ciddiye alan kusursuz hizmet veren; iş toplantılarına hep vaktinde gelen; hafta sonu tatil bayram tanımayan…

Bir kez olsun: Büyükbaşları tacından ayırırken; kafasında yırtık pırtık yün bere taşıyanlarla kıyas etti mi?

Kesilen süt gibi; günümüzdeki krallar ve zürriyeti için hep bir çıkış, çözüm yolu vardır.

Kesilen süte bal katmak afiyetle tüketmek; yararlı olduğu için çöpe atmamak gibi…

Bizde kral yoktur; krallar mevcuttur her bir nanenin gidişatından sorumlu hissederler kendilerini; her yere kanca atarlar.

İspanya’nın işkence gören boğalarının dışında; taçlı maçlı essah bir kralı da vardır.

Mutsuz kızının boşanmasını onaylayan…

Ultra muazzam Katolik inancına bağlı İspanyol sarayı boşanmanın en büyük günah olduğunun farkındadır.

Krallıklarda çareler tükenmez.

Kilise kapı gibi: Kralın ve prensesin arkasındadır.

Kilise iki çocuklu prensesi hiç evlenmemiş gibi sayar…

Prenses Elena’nın çocukları: 11 yaşındaki Felipe juan Froilan ve 9 yaşındaki Victroria Federica p.ç sayılmayacak çünkü evlilik sürecinde dünyaya geldiler.

Evlilik akdi fes edilince: Çocuklar nasıl gayrı meşru olmuyorlar?

Aptalca bir soru; onların dedeleri Kral Carlos!

Kralların torunları; hiç p.ç olur mu?

18.Mart 1995 Düğün töreninde prenses Elena heyecanla, banker kocası Jaime de Marhichalar’ın koluna girer.

İspanyolların yüreğine iner.

O anda bu evliliğin sonu olmayacağını anlamışlardır.

Kocasının koluna girmeden yapması gereken en kutsal görevi atlamış.

Kral babasının gözlerine bakarak; evliliğe adım atmasına izin vermesini beklemeden kocasının koluna girmiştir.

İnançlarına göre bu davranış uğursuzluk getirir.

Getirmiştir de…

Kral Carlos’un damadı iki binli yıllarda geçirdiği rahatsızlıktan ötürü daha da çekilmez geçimsiz; olmuştur. (Hafif bir felç)

Asil bir kana sahip olamayan damat: Boşandığı prenses eşine ayda 20.000 Euro nafaka verecek.

1,5 milyon yerine 730.000 bin Euro aylık gelirle geçinmek zorunda.

İBERİA Havayollarının altın kartını da kullanamayacak.

Adı sanı olan tüm lüks mağazaların %50 damat indirimi buharlaşacak.

“Herzog von Lugo” Asalet unvanının apoletleri sökülecek.

Bundan daha dramatik kader olamaz!

Sevgili magazin masal okurları!

Bizlere düşen son görevi yerine getirmeliyiz.

Kollarımıza siyah bantlar bağlamalıyız.

Yanlış anlaşılmasın.

Fakirleşen damat için değil tabii ki…

Sırtına böğrüne kalleşçe hançerler saplandıktan sonra…

Güreşmesi için arenaya salınan asil boğalar için…

“Sen oyna daracık donlu matador sen oyna” diye haykıranlar için de…

“Yuh yuh yuhlar olsun sporun böylesine” diyelim ve masalımızın sonuna gelelim.

13.Mart 2010 Cumartesi

Alev Meisel Berlin’den

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..