- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Kredi Kartına taksitli satışlarda, sınırlar biraz daha daraltıldı.

Toplum olarak her şeyin suyunu çıkarmayı ne kadar seviyoruz?
Örneğin, kredi kartlarına taksitli satışlara sınırlama gelince, senetler devreye girdi…
Bir senetler mi?
Bankalar küçük meblağlı kredileri uzun sürelere yayarak verip, bir nevi kredi kartı işlemi görevini üstlendiler…
Kredi kartına taksitli satışlar sınırlandırılıp, belli ürünlerde taksit imkanı ortadan kalkınca, esnafımızın pazarlama dehası harekete geçerek, taksit imkanı ortadan kaldırılan, örneğin cep telefonu gibi ürünlerin yerine, ürünün kabına 9 taksit yaparak, yanında telefonu promosyon olarak vermeye başladılar.
5 Liralık telefon kabını 1500 liraya satıp, 9 ay taksite bölerken, aynı değerdeki telefonu promosyon olarak halka dağıtmaya başladık.
Halk aldığı promosyondan(!) keyifli!
Ancak ortada bir sorun var!
Kredi kartına taksitlendirilmeyen cep telefonu gibi elektronik ürünlerin vergileri bir hayli fazla, onun yerine aynı fiyata satılan telefon kılıfının vergisi daha düşük. Maliye bu durumu ortaya koyup, bu promosyonlu pazarlamayı yapanlara bayrak açınca, bu sefer ortaya ‘hediye çeki’ çıktı.
Hediye çekleri para ile satılıp, bu çeklerle cep telefonları satılmaya başlandı. Maliye yine harekete geçip, sen ‘hediye çeki’ni para ile taksitle satamazsın dedi. Esnafımız, ‘Serbest Piyasa Ekonomisi’ diyerek diklenecek oldu, bu sefer işyerine inceleme başlatıldı. Esnafımız ‘hediye çeki’ dağıtma işine de son verdi!
Sonunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu işe tekrar el atıp, kredi kartına taksitin sınırlarını daha da daralttı.
Kredi Kartına taksitin sınırlanmasından mı nedendir pek belli değil ama, iç piyasa gittikçe daralmaya başladı.
İç piyasamız kredi kartıyla döndüğü için kredi kartına taksit sınırlaması getirilince, tüketen toplumdan, tüketmeyen toplum olmaya doğru gitmeye başladık.
İç Pazar daralmaya başlayınca, ekonomideki kalkınma hızı da hızla düşmeye başladı. İç piyasalar daralmaya başlayınca, haliyle iç piyasaya dönük üretim de azalmaya başladı ve istihdam düşerken, işsizlik artmaya başladı.
Tıpkı demokrasimizin geriye gitmesi gibi, ekonomimizde artık bir çıkmaza doğru gidiyor.
Geleceğini tüketen toplum, zorunlu tüketimin dışındaki harcamalarını kısarak, geleceğini kurtarmaya başladı!
Har vurup harman savurmaya alışan bir toplum, bu daralmaya, kısıtlamaya ne gibi tepki verecek?
Bekleyip göreceğiz.