- Kategori
- Ekonomi - Finans
Kredi kartlarına düzenleme yapılacak-mış!

Aile bütçelerini alt üst eden, bireyleri taşıyamayacakları yükler altına girmeyi özendiren kredi kartlarına sıkı denetimler geliyormuş. Şu anda takip ettiğim haberlerde bu düzenlemelerin yapılmaya başlandığını görüyorum. Ancak uygulama ne zaman başlayacak bekleyip göreceğiz.
Denetlenecek konular ana başlıklar halinde:
Tüketicinin kredi kartını alırken uyarılması,
Limit arttırmama sözü,
Faiz hesaplamaları,
Talep olmadan kart çıkarılmaması,
Kart limitlerine kısıtlama.
Ayrıntıları incelediğimde kapı önlerinde bir imzaya ekmek-peynir gibi kart dağıtımının önüne geçilebileceğini düşünüyorum.Ayrıca nakit çekim olarak değerlendirilecek harcamalar da dikkat çekici. Kıymetli taş alımları, diğer kartlara ödemeler, kişi ve kurumlara ödemeler, şans oyunları, seyahat çekleri, borsa işlemleri gibi gündelik yaşatımızda ancak nakitle karşılanabilenecek alımlar da kartlarda normal alışveriş kapsamının dışında tutulmuş. Yani artık düğüne giderken cebimizde paramız varsa hediyelik altınımızı alabileceğiz. Eğer yoksa paşa paşa nakit çekim değerlendirmesini kabul edeceğiz. Kendimizi frenlememiz açısından olumlu bir adım. Tabi ki bu bilince yaklaştıysak...
Ayrıca özellikle şans oyunlarının internette başladığı günümüzde (ki ben buna, kapatılan kumarhanelerin yerini internet aldı diyorum) kredi kartları ikinci bir kumar tuzağı olarak kullanılırken, iki kez düşünülecek. Yine tekrarlıyorum ki, bu bilince ulaştıysak...
Ayrıca limit arttırımları, kart dağıtan tüm kuruluşlar için yıllık gelir üzerinden toplam limite göre belirlenecek ki, bu uygulama da tıpkı bir kartla diğer kart ödemesinin engellenmesi gibi; Ali’nin külahını Veli’ye hesabıyla borç kapama hatalarına engel olabilir.
Bunlar ve bunlara benzer uygulamaların çok daha detaylı ve tüketici bilincini oluşturacak şekilde düzenlenmesi ve uygulamaya konması için geç bile kalındı.
Maalesef ülkemiz insanı ayağını yorganına göre uzatmayı bir türlü beceremediği, ‘’borç yiğidin kamçısıdır’’ mantığıyla yaşadığı için, ancak iş işten geçince dövünmeye başlıyor.
Onda var bende niye olmasın kıskançlığı, marka giyersem adamdan sayarlar düşüncesi, kredi kartlarının kolay elde edilmesi ve uzun taksit imkanlarıyla birleştiğinde, ödenen bedel sahip olunan malın misli misli üstüne çıkıp, candan vazgeçirecek hale gelebiliyor.
Ayrıca eşler arasında her ne kadar mal ortaklığı kanunu yürülükte olsa bile, eşler birbirlerinin kartlarını, dolayısıyla harcamalarını takip edemediği için, olası facialara masumca ortak olmak zorunda kalıyor.
Sonuçta ödenemeyen borçlar, temerütte yokolan hayatlarda, aileler sönüyor.
Kredi kartları uygulamada günlük hayatımıza kolaylıklar sağlayacakken; değil günümüzü yarınlarımızı, geleceğimizi ipotek altına almaya devam ediyor. Bizler de bu tuzaklar içinde mutlu mesut günümüzü gün ediyoruz. İyi ki varlar diyerek. Ayın ortasından itibaren eve ekmek götürmek için bile bu kartlara sarılıyoruz. O ekmeğin boğazımızda tıkanıp kalacağını ve bir iki öksürükle atamayacak ya da yutamayacak kadar büyük lokma haline gelip bizi boğacağını bile bile gönüllü teslim oluyoruz.
Dileğim bankalardan tüketici kredisi alamayan kara listedeki vatandaşlara dağıtılan yüksek limitli kartlar için de önlem alınması...Çünkü artık kartla kart ödemesini de aşan ülkemin uyanık(!) insanları, tüketici kredisi alamayınca özellikle beyaz eşya alımı yapmış gibi kartlardan nakit ihtiyacı karşılamaya başladı.
Bu konularda tüm ayrıntılar ele alınıp yasal düzenlemeler yapılmadıkça; bilinçsiz tüketici, bankaların bonkörce dağıttığı kartlarıyla bu bankalara hayatlarını ipotek etmeye devam edecek.
Adı üstünde kredi yani borç alıyoruz!
Daha çokkk ocaklar sönecek!