​ Eyvah, lodos! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Eyvah, lodos!

Eyvah, lodos!
 

Sabah yataktan kalktığımda farkettim bu gün havanın diğer günlerden farklı olduğunu. Kombi kapalı olduğu halde ürperten soğuk hissedilmiyordu. Pencereden dışarı baktığımda anladım nedenini, etraf toz duman. Bursa’nın meşhur lodosu başlamış.

İş yerime gidene kadar epey bir uğraş verdim lodosa karşı. Yolu çok kısa zamanda aldım. Çünkü kuvvetle esen lodosa benim kilom pek uygun değil. Ayaklarım yere ne kadar sağlam da bassa, arkamdan iten kuvvete karşı koymam ancak o kuvvete uyum sağlayıp yokuş aşağı koşmama sebep oldu. Bu da mesafeyi daha çabuk katetmem demekti. Yani bu sabah iş yerime rüzgar kuvvetiyle koşarak gelmiş oldum.

Bu arada yolda gözüme çarpan, asılı oldukları yerlerden koparak yola dağılan tabelalardı. Bursa’lılar çok iyi bilirler, Türkiye’de haberlerden izler; lodosta Bursa’nın halini.

Oturduğum semt her ne kadar bu lodostan en az etkilenen semt olsa da bu yazıyı yazarken bile hala dışarıdan gelen sesleri duyabiliyorum. Arada bir benim pencerelerim de kuvvetle silkeleniyor. Lodosun daha etkili olduğu semtleri düşünemiyorum bile şu an. Bir kaç yıl önce, o semtlerden birinde uçan okul çatısının yaraladığı çocuklar hala aklımda. O günlerde hastanede bir işim olduğundan, sağlık görevlilerinden de bu konuda çok bilgi almıştım. Can kaybı olup olmadığını şu an hatırlayamıyorum ancak, sanırım vardı.

Üzerinize uçan bir nesne olmasa da, özellikle Heykel’de kilosu kırklarda olan bir arkadaşımın lodosun etkisiyle uçuşuna da şahit olmuştum. Zavallı arkadaşım daha biz anlayamadan gözümüzün önünde planör gibi uçup, yüz üstü yere kapaklanmıştı.

Bu akşam haberleri izlemeye korkuyorum. Biliyorum ki şu an hastanelerin acil servisleri kömürden zehirlenenlerle dolmaya başlamıştır. Bu yolla zehirlenen bir çocuğunun hastanede çırpınışı hala gözümün önünde.

Bir türlü anlayamıyorum. Her lodosta aynı olaylar yaşanıyor. Neden tabelalar sabitlenmez, neden bu ılık havada sobalar ısrarla yakılır. Bazen bu lodos ağaçları da söküp atıyor ancak yine de Bursa gibi lodosla birlikte anılan bir şehirde, bu doğa olayının önlemi neden alınamıyor? Çok büyük bir fırtına değil bu, birazcık duyarlı olursak can kaybı olmadan da atlatabiliriz diye düşünüyorum.

Hava temizlendi, görüş mesafemiz çok açık. Uludağ’ın zirvesini görebiliyorum oturduğum yerden, ağaçları bile sayabileceğim neredeyse.

Ancak kulağıma kuvvetli bir ıslık gibi gelen her seste yalvarıyorum. Yakmayın sobalarınızı ne olur, örtün çocukların üzerine battaniyeleri, azıcık üşüsünler bir şey olmaz.

Bursa’lılar lütfen! Sobalarını söndürün!

Akşam haberlerinde can kaybı görmeyelim bu yüzden!

 
Toplam blog
: 240
: 1628
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..