Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
881
 

Krediniz ne kadar?

Krediniz ne kadar?
 

Gerçek dost olabilmek


 

Bugünlerde kafama takılan ve çözmeye çalıştığım bir soru var gündemimde.

İnsanları ne kadar tanıyorum? Tanımak için neler yapıyorum?

Bir süredir yeni tanıdığım insanlarla ilgili sıkıntılı durumlar yaşıyorum ve bu benim uzun uzun düşünmeme sebep oldu.

Nerede hata yaptım acaba diye düşünürken, buldum. Önemli bir hata yaptığımı fark ettim.

Yaptığım hata yeni tanıştığım insanı yüz üzerinden yüz kredi ile hayatıma almak. Oysa doğrusu yüz üzerinden sıfır puanla hayatıma dahil etmek ve onun kendi kredisini kendisinin yükseltmesini sağlamak....

Çünkü o kişi, kredisini eksiltirken ister istemez size zarar veriyor.

Evet işte ben bu kredi konusunda hata yapıyorum maalesef. Puanları baştan fazla fazla veriyorum.

Hayatıma aldığım her kişiye, çok güvenerek, çok değer vererek yüz puan veriyorum. Ne yazık ki bazıları bu krediyi hak etmeyerek kötüye kullanıyor, günden güne kredilerini eksilere düşürüyorlar. Kredileri eksilirken bazen size o kadar nahoş şeyler yaşatıyorlar ki.....

Hayat insana her zaman birşeyler öğretir.

Bazen acı tecrübelerle oluyor bu ama olsun, böylesinden de memnunum, zararı yok.

Kişisel gelişim yolculuğumuzun amacı farkındalıklarımızı yükseltmek ve hayata dair kalıcı tecrübeler edinmek.

Daha mutlu ve kaliteli yaşamak için, gelen iyi-kötü herşeyi sevgiyle kucaklayarak, farkındalıklarımızı arttırmak ve yaşanan ne varsa minettar olabilmek. Galiba formüllerden biri de bu.

Son yaşadığım olayda çok öfkelenip kızsam da şu an bunu yapıyorum. Başıma gelen herşeyi sevgiyle kucaklıyorum.

Olaydan aldığım yegane ders hayatıma dahil olmaya çalışan insanları sıfır krediyle, misafir etmek. Kalıcı olmalarını veya olmamalarını onlara bırakmak ve sonunda oluşan olaylardan üzülüp, yıpranmamak.

Yazımın sonunda sizlere de vereceğim naçizane dost tavsiyesi budur. Siz siz olun hayatınıza dahil olmak isteyen tanımadığınız kişilere paranoyakça değil ama, ufak bir şüpheyle yaklaşıp, sıfır kredi ile alın hayatınıza.

Kredilerini yükseltmek onlara kalmış! Her koşulda kazanan siz olacaksınız emin olun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilgün Hanım,sizden bir ricada bulunacam.Ben geçmiş yazılarınızı okuyorum.Bu yüzden,daha rahat alaka kurabilmeniz için,ilgili yazıya kısaca göz gezdirirseniz sevinirim.Aslında az evvel "dikey beslenmek"yazısına yaptığım yorumu(soruyu) bu yazıya yapmalıydım.Zira bu yazıya daha çok uyuyor.Ama ne yapayım,önce onu okudum.Ben kimim ki yorum yapıyorum.O 'düşük titreşimli düşünen' biriyim ki.'yüksek titreşimli düşünen'biri olana kadar bırakın yazı yazmayı,yorum dâhi yapmayacam.Sadece soru soracam.Bu aşağılık kompleksi değil.(şimdi yukardaki yorumculardan biri kompleks dediğim için bana da kızar.)Hakikaten bazı yorum yazanlara içten içe kızıyorum.Ben size ve yazılarınıza hayran biriyim.Belki bu yüzden objektif(sahi bu kelimenin türkçesi ne) olamayabilirim.Ama bu kadar da ters,moral bozucu yorum yapılmaz ki.Burası Türk Dil Kurumu'nun kongresi değil ki.Ben bir öğretmenim.Buna rağmen bir sürü yazım hatası yapıyorum.Hem de bile bile.Çünkü benim için nasıl anlattığınız değil,ne anlattığınız önemli.

die stimme des mondes 
 10.12.2010 16:19
Cevap :
Sevgili öğretmenim, bence sizin titreşiminiz, çok yüksek... bundan eminim, lütfen siz de emin olunuz. Kimden bahsettiğinizi anladım. Bazı insanlar maalesef kavgadan ve agresif tutumdan besleniyorlar. Benim çevremde de var bu tip insanlar ve onların haleti ruhiyelerini artık anlayabiliyorum. Bizim huzurdan, mutluluktan, dinginlikten ve uyumdan aldığımız zevk ne yazık ki bu tip insanlar için geçerli değil. Onları besleyen tutum, öfke, sinir, insanlara hakaret etmek, insanları aşağılamak.. Egolarının kurbanları olan bu insanlar, ne yazık ki, mutsuz olmaya ve çevre tarafından kabul görmemeye mahkumlar. Galiba onlara verilcek en büyük ders de bu zaten. Yayınladığım yorumu, diğer hakaretvari, aşağılayıcı mesajlarından çok kaliteliydi inanın. Çok daha kötülerini gördü bu gözlerim :) ve tabii yayınlamadım.. Ne diyelim ? Allah kurtarsın :) Teşekkür ederim güzel yorumunuz için, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.  10.12.2010 17:01
 

Kredi nedir? İnsanlara bankalar gibi parasal olarak yaklaşmayı ne bilimsel ne insanca bulmam. Ne demek yani bir insana, kredin ne kadar? İnsanları para ile ölçmek,değerlendirmek kapitalist yoz kültürünü, insancalık olarak benimsemek çok yanlış.Nedir kredi? Anlamını biliyor musun?Neden Türkçesini yazmadın?

Necdet  
 12.06.2010 9:47
Cevap :
Sevgili Necdet Bey, Türkçe'ye yabancı dillerden girmiş onbinlerce kelime var, onlardan biri de "kredi". “Saygınlık ve güven” dir anlamı. Yani para ile yakından uzaktan hiç bir ilişkisi yok :) Takdir edersiniz ki, yeryüzünde yaşayan milyarlarca insandan bazıları bunu hak etmez. Eminim sizin de güveninizi kötüye kullananlar olmuştur. Yine de gönlünüz olsun, siz yazımın başlığını "Saygınlık ve Güveniniz Ne kadar" diye düşünün :) Umarım anladınız, umarım anlatabildim.. Selamlar, teşekkürler...  14.06.2010 9:01
 

bu kredi meselesi hoş olmuş.. insanın kafasını yormasını engeller ama her zaman insan bunu başaramıyor. "kalıcı olmalarını veya olmamalarını onlara bırakmak" iyi bir genelleme ancak bu sureçte insanın kendi beni kaç kez tahrip oluyor. hayat bu oyuna gelmez.. hele ki belli bir yaştan sonra ya varsındır ya yoksundur... başkalrının hayatında olduğumuz kadar varız.. bu da dostlukları içeriyor yanınızda olabilen dostları elinize sağlık..

Salih ERDAGI 
 11.06.2010 0:46
Cevap :
Teşekkürler Salih Bey yorumunuz için. Evet en kötüsü başaramamak, insani duygularınıza yenilmek, haklısınız. Durun bakalım bu sefer kararlıyım, inat ettim ! Yapacağım inşallah.. :) Tekrar teşekkürler, görüşmek üzere.  11.06.2010 10:46
 

Günümüz insanı yapmacık sevgili meslektaşım.Önce şirin görünüp, sonra sırt çevirme yada işi düşünce iyi davranma yöntemini uyguluyor.Ne insanlarla, nede insansız yaşanıyor hayat.Yazılarınız çok beğeniyorum.Elinize sağlık

seher yeli 
 09.06.2010 23:20
Cevap :
Sevgili Seher Yeli, bir çoğu maalesef öyle. Sadece önce şirin görünüp, sonra sırt çevirseler o kadar tepki vermeyeceğim. Önce şirin ve dost görünüp, sonradan hiç alakanız olmayan bir olaya adınızı karıştırmaları affedilir değil. Benim başıma gelen buydu. Çok teşekkür ederim ilginiz ve beğeniniz için, bende sizin sayfanıza bakacağım ilk fırsatta, selamlar, teşekkürler.  10.06.2010 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8529
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster