Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '14

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Kreş Mi Bakıcı Mı?

Kreş Mi Bakıcı Mı?
 

Çalışan (ve bazı çalışmayan) annelerin en büyük sorularından biri... Mutlak bir cevabı yok çünkü cevap çocuğa göre değişebilir. Ancak, benim tavsiyem sorulacak olursa 1 yaşın üzerindeki aktif dinamik heyecanlı çocuklar için mutlaka kreş derim. Tabii bu noktada kreşin eğitimli, tecrübeli öğretmenler ve yöneticiler tarafından çalıştırılıyor olması çok önemli. Çünkü böyle yerler sadece çocuğun bakımı için değil eğitimi için de sorumlu olmalılar.  O yüzden biz Leyla’nın kreşine kendi tercihiyle okul diyoruz.

Kızım Leyla 18 aylıkken okula başladı. Aslında benim niyetim 3 yaşına kadar kendim ilgilenmek, ondan sonra başlatmaktı fakat ne zaman ki yürümeye başladı, kendisi için yaptığım bütün planlar buruşturulup çöpe atıldı! Aslında Leyla yürüme kısmını atlayıp, emeklemekten direkt koşup zıplamaya geçti. O zamanlar bir mucize olur da oturursa eşimle saat tutardık ne kadar sürecek diye... 7 saniye rekorudur kendisinin! Hal böyle olunca ben kızıma az gelmeye başladım. Sürekli başka insanlar/ çocuklarla birlikte olmak istiyor, dışarıdan eve girmek istemiyordu. Benim enerjim yetmemeye başlayınca okula başlatmanın isabetli bir fikir olacağına karar verdik.
 
Kreşi bakıcıya tercih etmemin birkaç nedeni var:
 
  1. Kreşte çocuğun sosyal ilişkileri daha çabuk gelişir çünkü sürekli başka çocuklarla beraberdir. Bakıcının bunu yapabilmesi için oyun grupları oluşturması ya da bunlara katılması gerekir. Bu da ekstra bir çaba gerektirir. 

 

  1. Kreşte çocuk sürekli başka çocuklarla olduğu için paylaşmayı daha çabuk öğrenir. Yapılan bir çalışmaya göre başka çocuklarla beraber vakit geçiren çocuklar 2 yaş sendromunda sıkça karşımıza çıkan sahiplenme, eşyalarını paylaşmak istememe durumunu ya hiç yaşamıyorlar ya da daha az yoğun yaşıyorlar. 

 

  1. Kreşe giden çocuğun enerjisini boşaltabileceği farklı alanlar bulunur. Parka gitme, oyun odasına gitme, dansetme saatleri vardır. Bakıcının bütün bunları bir günde düzenli bir şekilde yapması mümkün olmayabilir.

 

  1. Kreş öğretmenleri eğitimli oldukları için hangi durumda çocukla nasıl iletişim kurmak gerektiğini, doğru davranışları bakıcılardan daha iyi bilirler. Tabii bunu yazarken bakıcının çocuklarla ilgili bir alanda okumamış olduğunu varsayıyorum.

 

  1. Kreşte çocuklar arkadaşlık ilişkileri geliştirebilirler. Bakıcının buna imkan sağlayabilmesi için çocukla birlikte düzenli olarak bir oyun grubuna katılması gerekir. 

 

  1. Çocuk kreşte uykunun ve yemeğin sadece evde yapılması gereken işler olmadığını öğrenir. Böylelikle seyahate çıktığınızda yeni ortamına uyum sağlaması daha kolay olur.

 

Kreşin bakıcıya kıyasla bir dezavantajı var: Bakıcı tek çocukla ilgilenmek zorunda olan tek kişi olduğu için çocuk özel ve eksiksiz ilgi görür. Bu pek çok anne için yukarıda saydığım nedenlerden daha önemlidir. Ancak biz kızımızın özel ilgiyle yetişmesi taraftarı olmadık. Her ihtiyacının anında karşılanamayabileceği, başka çocukların da var olduğu ve kendisinden daha önemsiz olmadıkları, elindeki oyuncağın sahibi kendisi olsa dahi başka çocuklarla birlikte oynaması gerektiği gibi kavramları öğrenmesini istedik. Leyla’nın kriz durumlarındaki davranışlarına bakınca dileğimizin gerçekleştiğini görüyorum. Bundaki başarının önemli bir kısmını da okulda öğrendiklerine borçluyuz.

Çocuğumu kreşe nasıl alıştırmalıyım?

Çocuğunuzun okuluna alışması büyük ihtimalle kolay olmayacak. Tıpkı kendi kendine uyuması için eğittiğiniz gibi bunun için de eğitmeniz gerekecek. Ama bu çocuğunuzu okula bırakın ve orada terkedin demek değil. Belli bir alışma süresi olmalı ve siz bu süreyi onunla beraber geçirmelisiniz. Pek çok kreş annelere çocuğu bırakıp gitmelerini, bir müddet ağladıktan sonra alışıp susacağını söylüyor. Belki bazı çocuklar annelerinden bu şekilde ayrılmayı problem etmez ama çoğu eder. Kendinizi onun yerine koyun: aniden hiç bilmediğiniz bir ortama, hiç tanımadığınız insanların arasına terkedilseniz neler hissedersiniz? Yeni başladığımız işlere, yeni taşındığımız evlere bile alışmak için zamana ihtiyacımız oluyor. İlk günlerimizi uykusuz geçiriyoruz. Kısacık ömründe annesinden babasından başkasını tanımamış çocuklarımızdan çabucak okula alışmalarını bekleyebilir miyiz? Böyle bir davranış çocukta güven ve davranış problemi yaratabilir. Bunu öneren kreşlerden ise kesinlikle uzak durmanızı tavsiye ederim.

Leyla şu anda tüm gün okula gidiyor. Başladığında ilk gün sabah gittik ve sadece 2 saat kaldık. Ben de yanındaydım elbette. Bir müddet kucağımda oturdu, bana sıkı sıkı tutundu sonra ortama alışmaya başladı. Oturduğu yerden çevresindeki oyuncaklarla ilgilendi, bir ara kalktı ama yanımdan fazla uzaklaşmadı.

2. gün, sabahtan öğle yemeğine kadar kaldık. Yemek 12:00 civarında veriliyor. Bu sefer ortam ve yüzler tanıdık olduğu için bana çok sıkı tutunmadı ama gene de yanımdaydı genellikle. Kalktı, sınıfta biraz yürüdü, diğer çocukları inceledi, öğretmenlerin konuşmalarına cevap verdi. Öğle yemeğini hazırlanırken seyrettiğine emin olduktan sonra ayrıldık.

3. gün, öğle uykusuna kadar kaldık. Öğle uykusu yemekten sonraya ayarlanmış. Ortalık temizlendikten, el yüz yıkandıktan sonra çocukların minderleri sınıfa seriliyor, çarşafları geçiriliyor, çocuklar yataklarını buluyorlar ve uyuyorlar. Uyku için hazırlık faslını da seyrettiğine emin olduktan sonra ayrıldık.

4. gün Leyla artık ortamı iyice tanıdığı için yanımda durmakta ısrar etmedi. Kalktı, çocukların yanına gitti, oyunlara katıldı, oyuncaklarla oynadı. Fakat arada bir orda mıyım diye beni kontrol etmekten vazgeçmedi. O gün tüm gün kalmayı planlamıştım ama Leyla kendisi için hazırlanan yerde uyumayı kabul etmedi. Zaten etmesini beklemiyordum o yüzden çok büyük sürpriz olmadı benim için.

5. gün içeri girdiğimizde Leyla normaline döndü ve masal dinleme seansında bile oturmayarak sürekli ordan oraya koştu. Yemek saati gelince kendisine benim eve gideceğimi ama oradaki ablaların ve arkadaşların onunla oynayacağını, çok eğleneceğini anlattım. Onun ne anladığından emin değilim ama:)Leyla’yı bırakıp gitmeye hazırlandım, gideceğimi görünce ağlamaya başladı. Yine de sarıldım, öptüm ve bıraktım. Ben çıktıktan sonra 5 dakika kadar bağırmış sonra oyuna dalmış. Leyla öğle uykusunu genellikle 1.5-2 saat uyuyor.Ancak o gün uyumayı reddetmiş. Bıraktıktan 2 saat sonra Leyla’yı aldım ve eve döndük.

Sonraki hafta sabah 10 dakika kadar kaldıktan sonra, Leyla’ya baybay dedim ve bıraktım. Ben giderken mızırdandı biraz ama ağlamadı. O gün uyumuş yerinde ama 1 saat.

Bir sonraki gün benzer şekilde ayrıldık. Sonraki gün ise artık alışmıştı. Zevkle gidip gelmeye başladı. Bir noktadan sonra artık fazla alışmış olduğunu gördüm çünkü benimle eve gelmek istemediği günler oluyordu. Hala oluyor... E biraz yüzüm kızarıyor böyle durumlarda tabii. Hoş bir şey değil çocuğun anneyle eve gelmek istememesi:) 

Sonuç şu ki; Çocuğunuz kreşe başlayacağı zaman onu sınıfına terkedip gitmeyin. Sizin orda onunla bir müddet bulunmanız çocuğa oradaki insanlara güvendiğiniz mesajını verecek. Sınıfta onunla beraberken öğretmenlerle sohbet edin, diğer çocuklarla konuşun, oynayın ki çocuğunuz oradaki durumla barışık olduğunuzu, keyif aldığınızı görsün. Okulun güvenilir, “annenin sevdiği bir yer” olduğunu farkederse işiniz daha kolay olacaktır. Çocuğu alıştırmadan kreşe bırakıp gitmeyi herhangi bir yere bırakıp gitmekten çok farklı görmüyorum. Böyle bir terkediliş karşısında çocuğun dehşete düşmesi işten değil...

Leyla için alışma dönemi 5 gün sürdü ama sizin çocuğunuz için bu 2 gün de sürebilir 8 de... Çocuğun ne zaman hazır olduğunu davranışlarından anlayabilirsiniz. Hiç hazır olmaya da bilirler elbette. Bazı çocuklar annelerine aşırı düşkündürler ve kreş onlar için ideal çözüm değildir. Bu durumda bakıcı konusunu gündeminize almanız daha doğru olabilir. Ama her iki durumda da muhakkak çocuğunuzla beraber yeni ortamında bir müddet vakit geçirmenizi tavsiye ederim.

Önümüzdeki ay taşınıyoruz. Leyla’nın da okulunu değiştirmem gerekecek. Yine başa döneceğiz ve ben alışana kadar onunla birlikte yeni okulunda zaman geçireceğim. Gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz...

Eren Kaya Blog

Facebook Sayfası

Facebook Kapalı Grup

Twitter

 
Toplam blog
: 66
: 6042
Kayıt tarihi
: 24.04.12
 
 

Bir Mart ayında doğdum ve cocukluğumun ilk yıllarını Türkiye'de geçirdim. Sonra biraz Almanya, bi..