- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Kriz ve biz

Kriz ve biz...
*Uzun zamandan beridir değişik kaynaklardan bize "global kriz" ile ilgili haberler sürekli geliyor. İlk başta krizin bizi etkilemeyeceği gibi "olumlu düşünmek isteyen ama gerçekçi olup olmadığı dahi belirsiz" yaklaşımlar sözkonusu iken zaman geçtikçe krizin hiç de azımsanmayacak büyüklükte olduğu görülmeğe başlandı.
*Bugünlerde krizin etkileri kendini iyiden iyiye gösteriyor. Özellikle finans sektöründen başlayıp reel sektöre doğru uzanan kriz günlük yaşantımızın bir parçası oldu.
*Krizden etkilenmeyen ülke, kurum veya birey olduğunu söylemek çok zor. Şu veya bu şekilde; az veya çok miktarda yaşantımız krizin tehditi altında. Daha önceki krizler bizim kendi ürettiğimiz çapta olması nedeni ile hızla algılandı ve hızla ergiyip gitti. Ama bu seferki daha farklı. Gerek çıkış noktası, gerek kapsadığı büyüklük ve gerekse belirsizliği ile öncekilerden çok farklı. O yüzden de "global kriz " olarak adlandırılması doğru ve krizi global
bazda incelemek gerekli.
*"Global kriz" öncesi oluşan global ekonomi kriteryaları "pozitif" etkilerini heryere nasıl ulaştırdıysa "negatif" etkilerini de aynı şekilde ulaştırıyor.
*Pozitif etkiler "balon"dan kaynaklanan sanal bir iyileşme ise negatif etkiler de "balon"un havasının alınmasından kaynaklanan düzeltme etkisi olarak algılamak daha doğru olabilir mi acaba ?
*Dünya haketmediği, % 100 üretimden kaynaklanmayan spekülatif refah ortamını hızla terkediyor. Buna hiçbirimiz direk veya indirek olarak hazır değiliz ve büyük bedeller o veya bu şekilde her tarafta ödeniyor.
*Bitti mi? Hayır, "belirsiz belirsizlikler" gittikçe artıyor.Bunların bizi ne zamana kadar ve ne kadar etkileyeceğini öngörmek neredeyse olanaksız.
*Peki ne yapmalıyız? Bunun yanıtı son derece zor. Çünkü "belirsizlğin" karşısında yapılabilecek "somut" planları öngörmek neredeyse imkansız.
*Krizin en önemli göstergesi "psikolojik" olarak insanların demorilize olmaları ve kendilerini bugünün ortamında " ölçülemez" bir büzüşme içine sokmaları. Nitekim ülkeler ve kurumlar da önlemleri belki de abartarak psikolojik olgunun daha kötüleşmesine neden oluyor. Sonunda oluşan "kısır döngü" krizden çıkış sürecini daha da uzatıyor. Bu nedenle de belki dünya Obama'nın gelişini çok büyük abartılı bir coşku ile karşıladı. Obama ile hiçbir alacak vereceğimiz olmasa bile "psikojik olgu"yu pozitife döndürebilirse, neden olmasın!... Hatta psikolojik olguyu somut önlemler ile destekliyerek negatif düşüşü kırıp pozitif toparlanmaya döndürebilirse herhalde kendisini kutlamamız gerekir. Umalım ki buna Blair, Putin, Merkel, Sarkozy ve diğerleri ve dahi bizim Erdoğan gibi liderlerimiz katkıda bulunabilir. Çünkü bugün içinde bulunduğumuz kriz ancak çıkış ve yayılış sistematiğinin geriye döndürülmesi ile mümkün olabilir.
*Bugün genel olarak kriz ve krizin etkilerinden sözetmeğe çalıştık. Bir sonraki yazımızda daha fazla ülkemize, kurumlarımıza, bireylerimize ve günlük yaşantımıza odaklanacağız.
*Unutmadan; herşeyin başı sağlık; krizde de refahta da sağlıklı olmadan hiçbirşeyin anlamı yok.
*Kendinize iyi bakınız ve hoşçakalınız.
8.Şubat.2009