​ Kriz ve stabilize yola sapan araba... / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '11

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Kriz ve stabilize yola sapan araba...

Kriz ve stabilize yola sapan araba...
 

Ahmet derin hayallere dalıp, sorunlarından kurtularak, biran bile olsa mutlu olmak istiyordu. Ancak bir türlü derin hayallere dalamıyordu.

Neden bir türlü derin hayallere dalamadığını, her şeyi bilen arkadaşı Dursun’a sordu:

- Dursun ben neden bir türlü derin hayallere dalamıyorum?

- Dursun aldı sazı, pardon sözü bakalım ne söyledi?

* Dizi filmleri gerçek zanneden bir toplumun hayal gücü çoktan bitmiş demektir.

* Hayal kurmak için önce tarihini bilmek ve tarihten esinlenmek gerek! Kendine sahip çıkamayan toplumların tarihine sahip çıkmaya kalkışması cahilliklerinin en büyük kanıtıdır.

* Önceleri tarihi tekerrürden ibaret sanan bir toplum, tarih okumadığı, tarih bilmediği ve yıllar yılı cehaletine yatırım yaptığı için tarihi artık sadece; padişahlara teşekkürden ibarettir sanıyor!

* Toplumun bilinçlenmesi için okuması ve öğrenmesi gerek. Aldığı malın “Son kullanma tarihi”ne bile bakmayan (okumayan) bir halkın, tarihe dair söyleyebileceği söz olabilir mi?

* Son günlerin moda deyimi ‘Cari açığı’ kapatılamayacak kadar büyük olan toplumların “Cariye açığı” yaşamamış Osmanlı hanedanını (yani tarihini) anlayabilmesi mümkün mü?

* Kadınlarla erkekler arasında devamlı mesafe isteyen bir toplum, açılan arayı nasıl, ne kadar zamanda kapatabilir? Örneğin: Liseli kızlarla-erkeklerin arasını 45 santim açtığınızda aradaki mesafeyi kapatmanız 45 yılda mümkün olabilir mi?

* Toplumu yeni düzene alıştırmak isteyenler, senin derin hayallere dalmanı isterler mi? Yeni uygulanan düzen sana yeni seçenekler sunuyor: “Alkol yerine silah al, katil ol, cani ol, kısa süre yat, sonra çık halay çek!..”

* İnsanların sosyal yaşamları da belli düzene girmeli değil mi? Örneğin: Kır düğününde artık izin alınmadan içki içilemeyecek! Sahillerdeki taşların üzerine çıkıp, denizden esen rüzgâra göğsünü gererek birkaç yudum bira içemeyeceksin! O zaman ne yapmak gerekir? Kır gitsin o düğünü be kardeşim der misin? Veya sahildeki taşların üzerine çıkıp göğsümü rüzgara verirsem hasta olurum mu dersin?

* Bu yeni düzende, ne yapmak gerekiyor? Derin hayallere dalmak yok!.. Büyük konuşmak, büyük götürmek serbest!.. Ama büyük rakı içmek yasak!..

- Ahmet: Ya bu derin hayallere dalmak ne kadar zormuş!.. Oysa ben şöyle yalnız başıma kaldığımda, derin derin hayallere dalıp, o yalnızlığımda mutlu olmak istiyordum!.. Desenize bizim hayallerinde içine ettiler!..

- Dursun: Sen ne diyorsun Ahmet? Bu ülkede birilerinin izni olmadan bırak hayali, nefes bile almak suç!.. Baksana Ahmet Şık’ın imha edilen kitap taslağının bir benzeri Ankara Sincan Cezaevinde yaşanmış. Halil Gündoğan’ın “Metris’ten Munzur’a/Bir Firarın Öyküsü” isimli kitap taslağı, Cezaevi yönetimince mektup kategorisine sokularak, yayınevine ulaşması engellenip el konulmuş. Yapılan itiraz kabul edilmezse, yakında imha edilecekmiş!

- Ahmet: Ya Dursun, her gün gelen şehit cenazeleri için ne diyorsun?

- Dursun: Sayın Başbakan “Askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığını” açıklamadı mı? Sonra şehitler için “Kelle” dememiş miydi? O halde…

- Ahmet: Ya Suriye?

- Dursun: ‘Ayranı yok içmeye, tahterevalli ile gider s…’ diye bir söz duydun mu? Bizimki ona benziyor. ABD ve AB bizimkileri kullanıyor! Gerisi laf-ı güzaf…

- Ahmet: Aslında sana soracak çok sorum vardı. Ancak benim hayaller gibi sorularım da güme gitti! Örneğin, ekonomik krizle ilgili, kimin ne söylediğini bir türlü anlamıyorum.

- Dursun: Ekonomi hakkında konuşanlar kendisi anlıyorlar mı? Örneğin: Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomimizi hızla otobanda giden bir arabayken, aniden stabilize yola girmeye benzetiyor. Otoban nere, stabilize yol nere? Arasındaki farkı görebilmek çok önemli! Yol yoldur, diyerek geçiştirecek olursak, hayal bile kurmanın yasak olduğu bir ülkede, halkın yüzde 77’si bir şekilde mutlu olduğunu söyler gezer! Otobandan stabilize yola sapan kimin otomobilidir? Krizin “teğet” bile geçmeyeceği(!) bir ortamda, krizin kimleri “teğet” geçmediğini iyi analiz etmek gerekir. O nedenledir ki; olmayan parayı bile harcamamak gerekiyor! Ülke ve ülke halkı olarak borçla yaşamaya öyle alışmışız ki; birileri bu borcu vermeyi bir keserse, ‘yandı gülüm keten helva…’ Neyse. Bu günde işsiz güçsüz akşamı ettik. Akşam yatağa başını koyduğunda, koyun sayma yerine derin hayal kurmaya çalış. Eğer ortam dinleme ile dinlenip, gözetlenmiyorsan, rahatlıkla uyuyuncaya kadar hayal kurabilirsin!..

Haydi evli evine yolcu yoluna… 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..