- Kategori
- Psikoloji
KT 57: Göz Kontağı Kurmadan Konuşandan Sakınması Gerektiği Dersini "Abla" İkinci Kez Alır
Bir Pazartesi klasiği; Burhaniye'ye pazara giden "abla" çaput pazarını sebze pazarına bağlayan sokaklardan birinin köşesinde, uzun yüzlü kısa boylu bir adamla, yuvarlak yüzlü uzun boylu başka bir adam "sadece beş lira!" diyerek bir şey sattıklarına tanık olur. "Abla" işportaya her zaman ilgi duyar, seyirtir: El dikiş makinesi. Uzun yüzlü adam bir parça blucini kıvırmış "en zor dikilen ne var?" diye sorup, "kot pantalon paçası!" diye yanıtlayıp tel zımba görünümlü aletle dikmekte... İpliği nasıl taktığını, normal makine iğnesi mi kullandığını soran "abla"yı yanıtlar ama hiç yüzüne bakmadan. Yuvarlak yüzlü parayı alırken, uzun yüzlü "aksesuarını da içine koyuyorum" der yine "abla"nın omzu üzerinden boşluğa bakarak.
Eve dönünce bir deneme yapmak isteyen "abla", ısrarla göz kontağı kurmayan uzun yüzlü adamın yaptığı gibi diker görünüşte ama bir kaç kez denemesine karşın, bir alt iplik mekanizması olmadığı için düzgün görünse de dikiş, tutmamakta!
Yıllar önce bir keresinde, sifonun değişmesi gerekmiştir, bir usta gelir; "abla" ustayla konuşurken "usta" kararlı biçimde halıyı yanıtlar. İş bitiminde "abla"nın yaptığı ödemenin, piyasanın epey üzerinde olduğu anlaşıldıktan sonra, ustanın halıyla diyaloğunun nedeni ortaya çıkar.
Sifon meselesinde aldığı, "gözüne bakmadan konuşandan sakın" dersinin, hayat boyu yeteceğini sanan "abla"nın dikkatini işportanın neşeli doğaçlaması dağıtmış olmalı...