​ Küçük düşünmek, küçük düşürür. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '07

 
Kategori
Futbol
 

Küçük düşünmek, küçük düşürür.

Küçük düşünmek, küçük düşürür.
 

Liverpool’da yaşanan karanlık gecede İngilizler’in bize “Siz hala bizim için 20 sene önceki Türklersiniz” dercesine alaycı bir skorla Beşiktaş’ı hezimete uğratmasının bedeli hiç şüphesiz sancılı ödenecek. Futbolda bu tip sonuçlara zaman içerisinde rastlanabildiğini ve piyangonun bize vurmaması için de sahada güçlü duran taraf olmamız gerektiğini bilmemiz şart. Ama şu da çok önemli: Bundan çıkartılacak dersler var ve bir yerlerde çok önemli hatalar yapıldı.

Kontrol kaybedilince…

Fenerbahçe’nin derbi öncesi yaptığı açıklamalar ve derbi maçında alınan kötü netice Beşiktaş yönetiminin kontrolünü bütünüyle kaybetmesine neden oldu. Derbi maçı öncesi oluşturulan gerilim ortamı gösterdi ki, netice ne olursa olsun o maçın faturası zaten kulüpler üstü bir yerlere çıkartılacaktı. Peki durum böyleyken, Beşiktaş yönetiminde maç sonrası ağırlığını hissettirmesi gereken stres yönetimi neden yerini “panik-atak” belirtilere bıraktı. Bu mu olmalıdır profesyonel bir yönetimin stresle mücadele şekli? Beşiktaş yönetimi derbi maçı öncesinde, Fenerbahçe maçının kaybedilmesi halinde belirlenecek davranış şeklini doğru tespit edebilmiş midir?

Siyah-beyazlı yönetim, Fenerbahçe mağlubiyetini bir kenara bırakamamakla birlikte okları tamamıyla takım dışı faktörlere yönlendirerek eksiklerin izole edilmesine ve derbideki hataların üzerinin takıntılarla örtülmesine neden oldu. Maç sonrası yapılan PAF takımı açıklaması ise aslında Yıldırım Demirören ve ekibinin işin kontrolünü ne denli kaybettiklerini gösterdi. Tüm bu gelişmelerin gölgesinde hazırlanılan Liverpool maçı da Beşiktaş’ın geçirdiği sancılı günleri iyice kararttı.

Beşiktaş’ın bu süreci aşması kolay değil. Önündeki Sivasspor maçının kazanılması bile

takımın bu travmayı atlatması için yeterli olmayacaktır. Ben Yıldırım Demirören’in pazartesi günü bir basın toplantısı yapacak olmasının bile takımın mevcut travmayı atlatmasını geciktireceğini düşünüyorum. Bu sıkıntının Sivasspor maçından sonraki haftaya taşınmaması ve bir an evvel aşılması gerektiği kanaatindeyim.

Gelelim transfere…

Beşiktaş transfer penceresi açılana kadar bu oyuncularla mücadele etmek zorunda. O halde eldeki kadronun en kısa zamanda toparlanıp transfer dönemine kadar yarışta kalacak düzeyde tutulması gerekmektedir. “O gidecek, bu gelecek…” gibisinden açıklamaların zaman kazanmaya çalışmaktan öte bir tavır olmadığını herkes tarafından hissedilmektedir.

Transfer içgüdülerle veya ihtiraslarla yapılmaz. “Fenerbahçe O’nu almış biz de bunu alalım, Galatasaray’a darbe vuralım, ses getirelim, gündeme biz oturalım vs…” Bunlar büyük bir takımın hareket yapısı olamaz. Büyük takımlar kendi hareketini kendileri belirler. Başkasına göre transfer yapmaz. Özgün olamazsan, hırslarının ve komplekslerinin kontrolü ele geçirmesine izin verirsen asla ileriye adım atamazsın. Transferde sağlıklı ve olgun düşünmek gerekir.

Transfer komitesinin yapması gereken ilk hamle, gerçek bir tandem hattı oluşturmak olmalıdır. Öncelikle savunmanın göbeğinde zor gol yiyen bir blok yaratılmalıdır. Mevcut kadroda derinlik yaratabilecek oyuncular olmakla birlikte, iyi bir tandemi oluşturabilecek savunma oyuncuları bulunmamaktadır. Üstelik Gökhan’ın sağlık durumu da tam bir muammadır. Beşiktaş’ın öncelikli problemi kolay gol yemesidir. Bunun yanı sıra tandem doğru oyunculardan kurulursa geriden oyun kurma sıkıntısı da kalmaz. Feldkamp’ın geriden oyun kurabilmek adına Hasan Şaş’ı bile savunmanın sağında oynatıyor oluşundan Beşiktaş yönetimi de ders çıkartabilir. Oyun kurabilen ve doğru şekilde hücuma destek veren savunma oyuncuları denk gibi gözüken takımlar arasındaki farkı ortaya çıkartan önemli faktörlerdir. Bunun yanı sıra, mümkünse tandem oyuncularıyla aynı dili konuşan bir kaleci transferi de Beşiktaş savunmasına çok önemli katkı sağlar.

Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki; ara transferde alınabileceklerin en iyisini almak pek mümkün olmayabilir. Transfer çalışmaları bu detay unutulmadan yapılmalıdır. İlk etapta gönderilmesi düşünülen Diatta ve Ricardinho, tandem transferleri için gereken kontenjanı açabilir. Beşiktaş Higuain’i devre arasında gönderir mi bilemem, ama bence Higuain gibi çabuk ve gol bölgelerine süratle gidebilen bir oyuncu tipinden gerektiği şekilde faydalanılamamaktadır. Bu cümlemden “Higuain Beşiktaş’ın aradığı oyuncudur” anlamı çıkartılmamalıdır. Belirtmek istediğim oyuncunun limitlerinin zorlanmasıdır. Bir oyuncunun gitti gibi gözüken maçlara sonradan dahil edilerek irdelenmesi ve yorumlanması sağlıklı sonuçlar vermeyebilir.

Sonuç olarak Beşiktaş yönetimi elbette durumdan vazife çıkartacaktır. Başkan bu işe hem mesaisini hem de ekonomisini seferber etti. Üstelik sağlığını da feda etti. İstifa etmeyi düşünmüyorsa gerçek anlamda profesyonel bir ekip kurup bu işi onlara havale etmelidir.

Olumsuz neticelerden sonra alınan fevri kararlar ve yapılan açıklamalar hem kişilerin yaptırım güçlerini tartışılır hale getirir, hem de onları hataya zorlar. Büyük kulüp yönetmek büyük düşünmek gerektirir. Farkın ortaya konması ve atılacak her adıma çok dikkat edilmesi gerekir.

Büyük hedeflere ancak bu şekilde ulaşılır.

Alp Özar

www.turksportal.net

Fotoğraf: ligtv.com.tr

 
Toplam blog
: 32
: 823
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

Soccer Scout & Researcher & Databank Developer Çeşitli kulüplerin altyapı ve profesyonel şube..