- Kategori
- Futbol
Suçlular Belli

Beşiktaş Türk futbolunun beyaz sayfalarından biridir. Beşiktaş aşktır. En iyi taraftar Beşiktaş taraftarıdır. Onlar için aşk kupalarla, şampiyonluklarla ölçülmez. Diğer takımların taraftarları Beşiktaş taraftarlarını kıskanır.
Beşiktaş futbolumuzda sadeliği gösterir. Yıldız olmayan sıradan futbolcuların birbirleriyle kenetlenmesidir. Gelen yıldızlar uyum sağlamaz Beşiktaş'ta.
Biz Beşiktaş'ı Serpil Hamdi Tüzün sayesinde sevdik.
Beşiktaş hakem oyunlarını sevmez. Beşiktaş bileği ile başarırının sembolüdür. Gerektiği zaman ikinci olmayı becerir.
Salı günü asırlık Beşiktaş'ı birileri dibe vurdurdu. Kim bunlar?
Biraz geçmişe gidelim. 2002-2003 sezonu GS-BJK futbol karşılaşmasına. Maç 0-0 devam ederken Beşiktaş savunmasının bir anlık dalgınlığı sonucu Cordoba ile karşı karşıya kalan Hasan Şaş tam topa vuracakken arkadan Ali Eren'in çelmesi ile yerde kaldı. Hakem Kuddusi Müftüoğlu pozisyona devam dedi. Sonradan Vatan Gazetesi tarafından futbolumuzdaki en büyük 10 hakem hatası arasına bu pozisyon da seçildi. Maç sonrası o zamanların yöneticisi şimdilerin başkanı Yıldırım Demirören hakemle ilgili olarak "Hakem çok adil bir maç yönetti, tebrik ediyorum." dedi.
Bir takım için en önemli karşılaşmalar kendi ligi mi olmalıdır? Yoksa Avrupa kupası maçları mı? Fenerbahçe maçı 2-1 bitti. Pazar gününü İsmet Arzuman ile geçirdik. Pazartesi gününü İsmet Arzuman ile geçirdik. PAF takımı maça çıkacak, çıkmayacak tartışmaları üstüne cabası. Futbolcuların önemli karşılaşmaya konsantre olmaları bir türlü sağlanmadı. Salı günü ise nihayet Liverpool karşılaşmasına döndük. Sanki sıradan bir maça çıkılıyor.
Runje diyor ki: Türk futbolcusu maçtan önce 3-4 gazete birden alıp okuyor. Maçtan sonra da gazete alıyor. Kötü yazılar çıkmışsa morali bozuluyor, kendini toplayamıyor.
Bizim futbolcularımızın adı profesyonel ruhları amatör maalesef. Çok çabuk etkileniyorlar.
Fenerbahçe maçından sonra bir an vardı. Sinan Engin basın açıklaması yapıyordu. Yönetimin PAF kararını bildiriyordu. O sırada Ertuğrul Sağlam arkasından geçmeye başladı, konuşulanları duydu, çok bozuldu, çekti gitti.
Futbol takımının üzerinden yöneticiler ellerini çekmelidirler. Bu tüm kulüplerimizde olan bir hastalık.
Ertuğrul Sağlam rahat bırakılırsa BJK çok başarılı olur bence.
Hakemler hakkında ise çok konuşulmasını doğru bulmuyoruz. Malum kendimize olanı iyi hatayı unutup kötülüğü hep hatırlıyoruz. Ali Aydın'ın 4 kırmızı kart çıkardığı maçtan sonra bir Fenerbahçeli ile olan tartışmamızda:
-2 yıl önceki maçtan sonra Hakan Şükür'den formasını isteyen hakem de Ali Aydın'dı dedi.
Geçen yıl yapılan kupa final maçında Kayseri Erciyes'in hakkını yiyen yine İsmet Arzuman değil miydi? O zaman sayın Demirören neden tepki göstermedi?
Veya elinden topu Semih'in önüne kaçıran kaleci Hakan'a neden suç bulunmaz da hakem suçlanır. Hakan Arıkan o kadar top kaçırmaya başladı ki milli takıma bile yükseldi.
Beşiktaş asla Liverpool'dan 8 gol yiyecek bir takım değildir. Suç asla futbolcuların değildir. Bahane bulmayı alışkanlık haline getiren yönetimindir. Sivasspor maçına PAF takımı ile çıkılacak deyip ortalığı karıştırdıktan sonra tükürdüğünü yalayan yöneticilere harika bir fikrim var. Sivasspor karşılaşmasına Beşiktaş PAF takımı ile çıkmasın. İçinde Sinan Engin ve yönetimin bulunduğu süper kadro ile çıksın.
Sayın Ertuğrul Sağlam'ın, futbolcuların hiçbir suçları yoktur. Büyük taraftar da üzülmesin. Beşiktaş'ı bu hale getiren yönetemeyiciler üzülsün.
Beşiktaş futbolumuzda sadeliği gösterir. Yıldız olmayan sıradan futbolcuların birbirleriyle kenetlenmesidir. Gelen yıldızlar uyum sağlamaz Beşiktaş'ta.
Biz Beşiktaş'ı Serpil Hamdi Tüzün sayesinde sevdik.
Beşiktaş hakem oyunlarını sevmez. Beşiktaş bileği ile başarırının sembolüdür. Gerektiği zaman ikinci olmayı becerir.
Salı günü asırlık Beşiktaş'ı birileri dibe vurdurdu. Kim bunlar?
Biraz geçmişe gidelim. 2002-2003 sezonu GS-BJK futbol karşılaşmasına. Maç 0-0 devam ederken Beşiktaş savunmasının bir anlık dalgınlığı sonucu Cordoba ile karşı karşıya kalan Hasan Şaş tam topa vuracakken arkadan Ali Eren'in çelmesi ile yerde kaldı. Hakem Kuddusi Müftüoğlu pozisyona devam dedi. Sonradan Vatan Gazetesi tarafından futbolumuzdaki en büyük 10 hakem hatası arasına bu pozisyon da seçildi. Maç sonrası o zamanların yöneticisi şimdilerin başkanı Yıldırım Demirören hakemle ilgili olarak "Hakem çok adil bir maç yönetti, tebrik ediyorum." dedi.
Bir takım için en önemli karşılaşmalar kendi ligi mi olmalıdır? Yoksa Avrupa kupası maçları mı? Fenerbahçe maçı 2-1 bitti. Pazar gününü İsmet Arzuman ile geçirdik. Pazartesi gününü İsmet Arzuman ile geçirdik. PAF takımı maça çıkacak, çıkmayacak tartışmaları üstüne cabası. Futbolcuların önemli karşılaşmaya konsantre olmaları bir türlü sağlanmadı. Salı günü ise nihayet Liverpool karşılaşmasına döndük. Sanki sıradan bir maça çıkılıyor.
Runje diyor ki: Türk futbolcusu maçtan önce 3-4 gazete birden alıp okuyor. Maçtan sonra da gazete alıyor. Kötü yazılar çıkmışsa morali bozuluyor, kendini toplayamıyor.
Bizim futbolcularımızın adı profesyonel ruhları amatör maalesef. Çok çabuk etkileniyorlar.
Fenerbahçe maçından sonra bir an vardı. Sinan Engin basın açıklaması yapıyordu. Yönetimin PAF kararını bildiriyordu. O sırada Ertuğrul Sağlam arkasından geçmeye başladı, konuşulanları duydu, çok bozuldu, çekti gitti.
Futbol takımının üzerinden yöneticiler ellerini çekmelidirler. Bu tüm kulüplerimizde olan bir hastalık.
Ertuğrul Sağlam rahat bırakılırsa BJK çok başarılı olur bence.
Hakemler hakkında ise çok konuşulmasını doğru bulmuyoruz. Malum kendimize olanı iyi hatayı unutup kötülüğü hep hatırlıyoruz. Ali Aydın'ın 4 kırmızı kart çıkardığı maçtan sonra bir Fenerbahçeli ile olan tartışmamızda:
-2 yıl önceki maçtan sonra Hakan Şükür'den formasını isteyen hakem de Ali Aydın'dı dedi.
Geçen yıl yapılan kupa final maçında Kayseri Erciyes'in hakkını yiyen yine İsmet Arzuman değil miydi? O zaman sayın Demirören neden tepki göstermedi?
Veya elinden topu Semih'in önüne kaçıran kaleci Hakan'a neden suç bulunmaz da hakem suçlanır. Hakan Arıkan o kadar top kaçırmaya başladı ki milli takıma bile yükseldi.
Beşiktaş asla Liverpool'dan 8 gol yiyecek bir takım değildir. Suç asla futbolcuların değildir. Bahane bulmayı alışkanlık haline getiren yönetimindir. Sivasspor maçına PAF takımı ile çıkılacak deyip ortalığı karıştırdıktan sonra tükürdüğünü yalayan yöneticilere harika bir fikrim var. Sivasspor karşılaşmasına Beşiktaş PAF takımı ile çıkmasın. İçinde Sinan Engin ve yönetimin bulunduğu süper kadro ile çıksın.
Sayın Ertuğrul Sağlam'ın, futbolcuların hiçbir suçları yoktur. Büyük taraftar da üzülmesin. Beşiktaş'ı bu hale getiren yönetemeyiciler üzülsün.