- Kategori
- Sosyoloji
Küçük Fransa'nın büyük hesapları

FRANSA'NIN BÜYÜK DÜŞLERİ
Dün televizyonda bir Fransız senatörün şu sözleri sarf ettiğini duydum:
“ Biz özgürlükler ülkesi olarak dünyanın her yerindeki soykırımların kabul edilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Ülkemizde çok Ermeni var ve biz onların duygularına tercüman oluyoruz. Bu açıdan ülkemde bu yasanın görüşülmesinden gurur duyuyorum”
Ben de o şahsiyeti pek bir mübarek zat-ı muhtereme şunu diyorum:
Çok sayın senatör hanım, tüm dünyadaki soykırımları tanıma ve tanıtmaya kendisini adamış olan ülkeniz Fransa’nın senatosuna şu yasa önergelerini de verirsiniz herhalde:
1) Amerika’nın Kızılderililere karşı soykırım yapmadığını söylemek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
2) Amerika’nın Irak’ta bir buçuk milyon Müslümanı öldürerek yürüttüğü harekâtı soykırım saymamak suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
3) Amerika’nın Japonya ve Vietnam’da gerçekleştirdiği ve milyonlarca insanın yok olup sakat kalmasına sebebiyet veren harekatların soykırım, insanlık suçu ve adeta bir hayvanlık olduğunun inkarı suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
4) İspanya’nın Maya ve Azteklere karşı soykırım yapmadığını söylemek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
5) Almanya’nın Yahudilere karşı soykırım yapmadığını söylemek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
6) Sırpların Bosna’da bir milyon müslümanı öldürüp kadınlarına tecavüz ederek işledikleri vahşetin soykırım ötesi bir hayvanlık olduğunu inkar etmek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
7) Rusya’nın Stalin önderliğinde Azerbaycan’da bir buçuk milyon müslümanı öldürerek bir soykırım yaptığını inkar etmek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
8) Ermenilerin Azerilere karşı Hocalı’ da soykırım yapmadıklarını söylemek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
9) Fransa’nın Cezayir’de soykırım yapmadığını söylemek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
10) Fransa’nın Ruanda’ da neden olduğu katliamda yüz binlerce insanın hayatının karardığını inkar etmek suç sayılacak ve cezalandırılacaktır.
Bu liste böyle uzar gider. Özgürlükler ülkesi Fransa’nın bu yasalardan sadece birisini meclisinden geçirebilmesi için tüzük değil God (hristiyan inancındaki tanrının adı) korkusu gerekir. Ancak görebildiğimiz Amerika, Rusya, İspanya, Almanya gibi ülkeleri ağzına almak bile God korkusundan G.t korkusuna bir geçişi gerektiriyor. Dolayısıyla Fransa’nın özgürlükler anlayışı bu noktada bitiveriyor.
Gelelim ikiyüzlülüğün sınırlarını zorlayan yasa teklifinin ısrarla meclise gelmesindeki nedenin ne olduğuna. Olaya tarihsel açıdan biraz bakmak gerekir. Fransa kendisini dev aynasında görerek İngiliz ve Amerikalılarla aklı sıra boy ölçüşebilecek bir süper güç olarak görmek istemektedir.
Şöyle ki; bilindiği üzere Türkiye’nin Amerika’yla uzun zamandan beri uygulamada tuttuğu oldukça karlı bir ortaklık anlaşması bulunuyor. Lakin Fransa’nın kafasında Orta doğuda da sözü geçen bir süper güç olmanın hayalleri var. Kendisini tıpkı Amerika gibi görerek “ben de bu ülkelere ne dersem onu yapabilir, buraların zenginliklerinden nemalanabilirim” demektedir.
Hatırlarsanız bundan yıllar önce bir helikopter ihalesinde Fransa’nın Eurocopter helikopterleri ihalenin ön elemesinde saf dışı kalıp Amerikan Kobralar ihaleyi alınca Fransa devlet katında “Bunun bedelini ödeticez” gibisinden dangalakça bir açıklama yapmış ancak bizim yöneticilerimiz hak ettikleri cevabı verememişlerdi. Fransa’nın Amerika’yla olan mücadelesinin Türkiye ayağında bu ve benzeri hesaplar var.
İşin bir de siyasi boyutu ile ilgili bir örnek var ama onu siz sorun ne ben söyleyeyim. Ülkemizin son 13 yılına bakarak Fransa’yla ilgili hangi önemli gelişmenin yaşandığını size bırakıyorum. Bulabilenleriniz beni anlayacaktır.
Kısacası Fransa çok büyük düşünüyor. Fransa b diyarlarda sözünün geçebileceğini ve süper güç olduğunu düşünüyor. Ancak süper güç olmanın birkaç koşulu var. Ya Amerika gibi vura vura süper güç olursun, ya da Türkiye gibi gönül ala ala süper güç olursun.
Türkiye’nin Amerika’yla eskisine oranla çok daha karlı olan bu yeni ortaklık modelinden rahatsız olan Fransa’nın gelecekte daha fazla hezeyan yaratacağını şimdiden söyleyebiliriz. Bütün tarihi byounca büyük bir imparatorluk geçmişi olmayan Fransa’nın çırpınışı da aklı sıra Amerika’yla boy ölçüşebileceğini düşünmesinden kaynaklanmaktadır.
Ben şahsen hazırım Fransa. Eğer bu büyük soykırımları da cezalandıracak yasaları çıkartırsan ben Türkiye’nin soykırım yaptığını kabul edeceğim. Ancak bizim yapmadığımız soykırımı kabul edene kadar, tüm dünyanın kabul ettiği soykırımları yasalarınla bir cezalandırıver lütfen.
Kendi dediğinin arkasında durabilirsen yaparsın Fransa, değilsen anca tarihte yaşarsın. Senin tarihin sorunlu bugünün yalan Fransa.