Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '16

 
Kategori
Söyleşi
 

Kültür ve Sanat konusunda Abdülkadir Güler'le bir konuşma ( 1 )

Kültür ve Sanat konusunda Abdülkadir Güler'le bir konuşma  ( 1 )
 

Aydın'da yayımlanan Mücadele gaztesi var. Sahibi eski Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Çezik'ti. Geçenlerde Mücadele ofisine kadar gittim. Mustafa Çezik'in oğlu Güçlü Çezik 'le bir sohbetimiz sırasında  " Hocam  Mücadele gazetesi adına arkadaşımız Şengül Can sizinle bir röportaj yapmak istiyorlar. " Hay hay dedim, bana sorularını  söylesinler ben de rahat rahat  yanıt vereğim " dedim. Bunun üzerine Şengül Can'la yapmış olduğumuz   konuşmayı, söyleşiyi aynen sunuyorum: Tabi Sevgili Mustafa Çezik'i rahmetle anıyor,  ve   oğlu Güçlü Çezik ile Şengün Can'a teşekkürlerimi  sunuyorum.

****

Merhaba Şengül Hanım,

Her zaman gülmenizi diliyorum. Benimle ilgi röportajınıza teşekkürler ediyorum. Bu uzun soluklu bir nehir röportaj oldu. Adet yerini bulsun diye sıradan bir yazı yazmadım. Sorularınıza biraz uzun yanıtlar  ‘ cevaplar ) verdim. Çünkü devamlı olarak 50 koca yıldır yazıyor ve okuyorum. Bunun için dolu bir adamım. Dolu adam konuşuyor. Yazımı dikkatle okumanızı ve gözden geçen bir sözcük varsa silebilirsiniz. Düzeltebilirsiniz. Röportajın düzenli çıkmasını bekliyorum. İnternette bol bol foto bulabilirsiniz. Güzel ve kalıcı bir şey olsun.  Selam ve sevgilerimle ve de cümlenize sağlık ve mutluluk dolu bayramlar diliyorum.  29 Haziran 2016- SÖKE

Abdülkadir GÜLER

Konuşan: Şengül  CAN

Mücadele Gazetesi / Aydın

Hocam merhabalar sizinle röportaj yaparken ben soruları sorarken verdiğiniz cevaplar doğrultusunda da sorularım olacağından detaylı olarak buraya yazamıyorum. Sizin cevaplarınızla çıkacak sorular da olacaktır.

Ben yine de belli başlı soruları aşağıya yazıyorum. Sizin anlattıklarınızla araya sorular girerek düzenleyebiliriz.

Ş. CAN - Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

-A.GÜLER: Merhaba Şengül Hanım,  önce Aydın ilimizin büyük ve tanınmış gazetelerinden olan rahmetli gazeteci dostum Mustafa Çezik’in gazetesi olan MÜCADELE’de ( 27. Yıl )  bana bir röportaj  ( söyleşi )   fırsatını verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Kendimi size nasıl anlatayım. Burada Sayın okuyucularım özellikle beni bağışlasınlar. “Ben şöyle yaptım,  şöyle başardım, şuraya kadar geldim “ diyerek kendimi övmek asla istemiyorum.  Ama yine de değerli sorularınıza yanıt ( cevap ) vermem gerekir. 1946 Mardin doğumluyum. Yakın zaman ABD’de Nobel ödülünü alan saygıdeğer hemşerim Prof. Dr. Aziz SANCAR’ın hemşerisiyim. Kendisini görmedim, lakin ailesini yakından tanıyorum. Temiz bir aileden geliyorlar… 

İlk ve ortaokulu Kızıltepe ‘de bitirdim.( 1960) Daha sonra Diyarbakır Erkek İlk öğretmen okulu (1964), ilk tayin  yerim Kırşehir ili Çiçekdağı ilçesinin Demirli Köyü oldu. Türkiye’nin ünlü ses sanatçısı bozkırın tezenesi Neşet ERTAŞ’ı burada tanıma fırsatını buldum. Birkaç yıl ilkokul öğretmeliğimden sonra Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Akşam Türkçe Bölümü'nü okuyarak 1976 yılında mezun oldum. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Eskişehir açık öğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ön lisansımı tamamladım. (1992)  . Öğretmen olarak ve yönetici olarak Kırşehir, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa (Akçakale, Hilvan ve Suruç / Yatılı Bölge Okullarında okul müdürü olarak ) üçgeninden görev yaptıktan sonra 1985 yılında Aydın / Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak göreve başladım. Burada onurlu bir şekilde tam dokuz yıl çalıştık sonra siyasi yönden ters bir rüzgâr esince tayınım Ordu ili Çamaş ilçesine yapıldı. Tabi burada ben sadece sürülmedim.

Türkiye basınında “Sürgünde Bir Şair” diye anıldım.  Sözü buraya kadar getirmişken bu sürgün konusunda ben taa Karadenizlere, Canik Dağlarına kadar atanlardan, imzası olanlardan Allah razı olsun diyorum.  Çünkü orada,  Çamaş’ta ve bu yörede birçok dostlarım oldu. İki yıl Çamaş’ta ilçe Milli Eğitim Müdürü olarak onurla görevimi ifa ettikten sonra kendi arzumla emekliyle ayrıldı.(1985) Söke’ye gelirken tayınımı ve beni sürenlere teşekkür etim ve onlara fındık getirip dağıttım Bunu söylemeden edemiyorum, yaşantımda mahkeme yüzünü görmedim… Çünkü devlet malına yasalara saygı duyan ve haramdan korkan bir insanım. Halen Söke’de ikamet ediyor gazete, dergi gibi yayın organlarında sanat ve edebiyatla içerikli yazı yazmaya devam ediyorum. Çünkü yazmak yaşamaktır diyorum. Tek kelimeyle milletimi, geçmişimi ve bayrağımı candan seven sade bir vatandaşım. Sanat ve kültür bağlamında yurtiçinde birçok etkinliklere ve sempozyumlara ve de kitap imza günlerine katıldım. Bildiriler sundum.

-  Ş. CAN: Sizi tanımlayacak özellikleriniz nelerdir?

A.GÜLER: Kendimi tanıtırken bunlara da değindiğimi tahmin ediyorum. Sevgili dolu bir insanım, fikri, görüşü,  mezhebi ve rengi ne olursa olsun tüm insanları seviyor ve onlarla dost olabiliyorum.  Tek bir sözcükle paylaşmayı seven bir insanın. Yaradan’dan ötürü insanları seviyorum. İlhamımı ve terbiyemi Yunus Emre’den, Hz. Mevlana ve Hacı Bektaş- ı Veli’den alan bir insanım. Soyadım gibi her zaman GÜLER- yüzlü olmaya çaba gösteriyorum.

- A.CAN - Yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

A.GÜLER- İlkyazı hayatım Mardin’de “Mardin Sesi” ve Diyarbakır’da “Mücadele” gazeteleriyle başladı.1961-1964 yılları arasında Diyarbakır’da yerel bir gazete olan “Mücadele” gazetesinde öğretmen okulunda öğrenci iken haftada en az üç dört makale, deneme, röportaj ve şiirlerim yayımlanıyordu. Bu gazetenin sahibi Yılmaz Bey ( soyadını anımsamıyorum), Haydar ile Sait Garan Beyler vardı. Sevgili Yılmaz Bey, ara sıra bana beş lira veriyorlardı. (Beş lira, o yıllarda iyi bir para idi). Ben bu parayı almak istemiyordum, meğerse beni teşvik etmek için bu parayı veriyorlardı. O yıllarda Mücadele gazetesinde yazı yazan Diyarbakır Erkek İlköğretmen Okulu’nun tek öğrencisi idim. Şimdi Diyarbakır / Mücadele gazetesi arşivinde yüzlerce yazı ve şiirlerim vardır. Ancak bu şiirlerin hiç birini bugün şiir diye saymıyorum, çünkü bunlar benim ilk şiir denemelerimdi.

Ancak bazılarını birer hatıra olarak saklıyorum. Yine bu yıllarda okul arkadaşım Yusuf Savaş ve öğretmenimiz Erdoğan TOKER’Le birlikte 15 günde bir çıkar ÖZGÜR gazetesini çıkarıyorduk. Bunu da aynı Mücadele gazetemizin matbaasında basıyor ve öğretmen okullarımıza gönderiyordu.  Bunlardan biri de Ortaklar İlk öğretmen Okulu idi… Biri de okulumuzun panosuna asıyorduk.  Erdoğan Toker öğretmenim şimdi Denizli’de ve Yusuf Savaş’ta İstanbul’dalar. Zaman zaman onlarla da görüşüyorum. Buradan kendilerine selam ve saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Öğretmen okulunda bu Mücadele dışında İstanbul’da ve Ankara’da çıkan dergilerde de sanat ve kültürle ilgili özellikle şiirlerim yayımlanıyordu. Tam yarım asırdan fazla yazıyorum. Hiçte usanmadım ve yorulmadım.  Bir önceki sözü mü anımsatıyorum: “ Yazmak yaşamaktır ve söz uçar yazı kalır”  diyor yazmayı ve okumayı da çok seviyorum.

Ş. CAN – Sayın Abdülkadir Güler, ne tür yazılar yazıyorsunuz?

A.GÜLER- Genel olarak öykü, şiir, eleştiri, tanıtım, deneme, röportaj, araştırma, biyografi, güncel yazılar, anılar (hatıralar), folklor (halk bilimi), tarih, edebiyatla ilgili kültürümüz yani geleneklerimiz, göreneklerimiz gibi konularda yazdığım ve sevdiğim alanlardır. Örneğin folklor: Halkbilimi bağlamında; halk oyunlarımız, atasözlerimiz, bilmecelerimiz, yemeklerimiz, halk ozanlarımız ve deyişleri gibi konularda yüzlerce yazı yazdım. Bunların bir kısmı dergi, gazete ve kitaplarda yer aldı. Örnek olarak Mardin’de Dak ve Dövmeler,  Acı Kahve (Mırra),  Bir Acı Kahvenin Hikâyesi, Efsaneler ve masallar üzerine birçok inceleme ve araştırmalarda bulundum. Bu folklorik yazılarım İstanbul’da Türk Folkloru Araştırmaları Dergisi Sivas Folkloru, Türk Folkloru, Yeni Adam  ve Tarla Dergisinde yer aldı. Ayrıca bunların bir kısmını 1998 yılında Mardin Folkloru ( Gelenekler- Görenekler  ) adını taşıyan kitabımda yer aldı. Bunu da Ankara’da MAREV ( Mardinliler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı ) ‘na armağan ettim…  

--------------------------------------------

Devam edecek

------

NOT: Buyazımı yazdığım sıralarda Televizyonlardan  "SON DAKİKA"  bir haber geçti. İsanbul Valisi tarafından verilen bir habere  göre  İstanbul Atatürk Hava limanında   İŞİD 'ten olduğunu tahmin edilen  üç canlı  bomba patlamış. 36  vatandaşımız   şehit olmuş ve 60 'u da yaralanmıştır. Bu acı olayı   kınıyorum. Ölenlere  Allah'tan  rahmet, yaralı vatandaşlarımıza   acil şifalar  diliyorum...A.GÜLER

 
Toplam blog
: 2227
: 832
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..